
Libya Temsilciler Meclisi'nin Türkiye ile yapılan anlaşmayı onaylamasının ardından Prof. Dr. Yücel Acer, Yunanistan, Mısır ve AB'nin tutumunu değerlendirdi.
Prof. Dr. Yücel Acer, Libya Temsilciler Meclisi'nin Türkiye ile yapılan deniz sınırı anlaşmasını onaylamasının hukuki ve jeopolitik sonuçlarını değerlendirerek Yunanistan, Mısır ve AB'nin tepkilerini yorumladı.
AI-generated summary
Türkiye ve Libya 2019 yılında bir deniz sınırı yetki anlaşması imzalamış, bu anlaşma Yunanistan ve Mısır'ın tepkisini çekmişti.
Prof. Dr. Yücel Acer
"Aslında Libya ile Türkiye arasındaki siyasi ve ekonomik ilişkiler iyi durumda. 2019 yılında yapılan sınırlandırma anlaşmasından sonra Türkiye Libya arasında özelikle enerji iş birliği konusunda anlaşmalar yapıldı. Ulusal mutabakat hükümetine karşı olan Hafter taraftarı olanlar veya başka gruplar yavaş yavaş biraz ulusla mutabakat hükümetiyle birlikte çalışmaya başladı. Burada Türkiye'nin çok büyük rolü oldu şüphesiz ki bu birlikteliğin sağlanması süreci halen Libya'da devam ediyor. Libya ulusal birlikteliği yönetsel birliği sağlanması konusunda bu anlamda ileriye doğru bir gidişat var. Bunun sonucu olarak Libya temsilciler meclisi daha öncesinde bu anlaşmalar karşıyken şimdi bu anlaşmayı onaylamış oldu. Bundan sonrada anlaşmaların devamının geleceğini düşünüyorum. Dolayısıyla bu önemli adım Türkiye ve Libya arasındaki gelişmelerin açısından önemli bir adım diyebiliriz."
YUNANİSTAN'IN ANLAŞMAYA KARŞI ÇIKMASINDAKİ GEREKÇE NEYDİ?
Yunanistan Türkiye'nin Libya ile yaptığı 2019'daki deniz sınırı anlaşmasına şiddetle karşı çıkmıştı. Karşı çıkmasındaki temel gerekçe şuydu:
1.Türkiye ile Libya arasında kıyıların birbirini görmediği dolayısıyla sınırlandırma anlaşmasının iki ülkenin yapamayacağını söylüyordular bu bir gerekçeydi.
2. Yapılan anlaşmanın Libya temsilciler meclisi tarafından onaylanmamış olmasını söylüyorlardı. Anlaşmanın geçersizliği bağlamında değerlendirdiler.
Şimdi meclisin anlaşmayı onaylamasında şöyle büyük bir önemi var. Deniz sınırları deniz yetki alanları ve Yunanistan'ın faaliyetleri açısından, Yunanistan egedeki adaları Yunan adalarını Türkiye ile eşit statüde ve kıta sahanlığının münhasır ekonomik bölge olması gerektiğini iddia ediyor. Bu iddiası nedeniyle Rodos adasını, Meis'i, Kerpe Adası'nı , Girit adasının kıta sahanlıkları nedeniyle Türkiye ile Libya arasındaki sınırın olmaması gerektiği zira bu sınır karasuları dışında ötesinde kıta sahanlığı münhasır ekonomik bölge alanları tanımıyor.
Dolayısıyla adaların Ege ve Doğu Akdeniz'de kıta sahanlığına sahip olmaması gerektiği münhasır ekonomik bölgeye sahip olmaması gerektiği yönünde Türkiye'nin hukuki tezinin Libya tarafından kesin olarak kabul edildiği anlamına geliyor. Yunanistan'ın Türkiye'ye karşı hukuki pozisyonunu zayıflatıyor ege denizindeki deniz sınırlarının çizilmesi anlamında. Libya ile yapılan bu anlaşma Yunanistan'ın çok büyük tepkisini çekmişti. 2019'dan beri Yunanistan anlaşmayı bertaraf etmek için çok çaba sarf ettiler." dedi.
AB, YUNANİSTAN'IN AĞZIYLA KONUŞUYOR!
AB Komisyon Başkanı'nın açıklamaları değerlendiren Acer, "AB Komisyon Konsey Başkanı bir açıklama yaptı. Burada dikkatinizi çeken şu olabilir:
Üyelerimizin deniz yetki alanlarını ihlal edenler, (Aslında bu Yunanistan ile GKR kesiminin AB'ye söylettiği şeyler: adaların kıta sahanlığı vardır. Türkiye ve Libya'yı yok sayarak güya bunların haklarını ihlal ettiklerin söylüyorlar.) Bunu Yunanistan, AB'nin ağzıyla söyletmiş oldular. Burada Yunanistan'ın Kıbrıs Rum kesiminin ve AB'nin bu bağlamda rahatsız olduğunu gösteriyor."
Bu açıklamadan sonra Yunanistan, GKRY VE AB'den tepkiler bekleyebiliriz. Ne tür tepkilerle karşılaşabiliriz:
"Benim tahminim şu ki Yunanistan'ın Girit adasının güneyinde, Girit adasında tam yetki sağlayarak kıta sahanlığı vererek Libya' ya doğru sınırı genişletmeye çalışan bir yaklaşımı var. Libya ana karasıyla Girit adası arasındaki sınırın Girit adasına çok yakın olarak Girit'e pek kıta sahanlığı vermeyerek az kıta sahanlığı veren bir sınır olması gerekirken uluslararası hukuka göre Yunanistan orada da Libya'ya karşı bir çizgi öneriyor. Yunanistan sırf bu anlaşmadan sonra tepki olarak hükümetini kendini zayıf göstermemek için bazı somut adımlar atacaktır. Bunlardan birisi:
- Girit adasının Güneyinde Libya'ya dayatılmaya çalışan sınırı esas alan bazı hidrokarbon arama faaliyetlerini fiilen başlatabilirler. Aynı zamanda Miçotakis Hükümeti kendisini güçlü göstermek için Girit adasının güneyinde karasularını 6 milden 12 mile çıkarmak için bir eylem gerçekleştirebilir." dedi.
TÜRKİYE EGE SULARINDA KARASULARININ 12 MİLE ÇIKARILMAMASINI HAKKANİYETLE SÖYLÜYOR!
Yunanistan'ın anlaşmaya karşı gerçekleştirebileceği esaslara değinen Acer Türkiye'nin denizlerdeki tezinden de bahsetti:
"Türkiye ege denizinde karasularının 12 mile çıkarılmaması gerektiğini bunun hakkaniyete aykırı olacağını öteden beri söylüyor. Dolayısıyla bu konuda kesin bir tutumu var Türkiye'nin. Yunanistan'da bugüne kadar 6 milden yukarıya çıkarmadı karasularını.
Fakat Girit'in güneyi aslında ege denizi değil. Yunanistan ise orayı Türkiye'yi rahatsız etmek için kullanacak 12 mile çıkaracak. Çünkü İyon denizinde İtalya ve Yunanistan arasındaki denizde 12 mile çıkarttılar. Yavaş yavaş egeye doğru geliyoruz mesajı verebilirler. Türkiye tabi ki buna tepki gösterecektir. Dolayısıyla Yunanistan'ın böyle adımları olabilir. AB ve Yunanistan birbirlerini destekleyerek Türkiye'nin bölgedeki haklarının sınırlandırılması Libya ile anlaşmalarının baskı altında olması için uğraşacaklardır."
TÜRKİYE'NİN LİBYA İLE YAPILAN BU ANLAŞMASINA MISIR'DA İTİRAZ ETTİ!
Libya ile Türkiye'nin bu anlaşmasına Mısır'dan da tepki gecikmedi. Mısır'ın da tepkisini değerlendiren Acer:
"Çünkü Mısır'da tıpkı Yunanistan gibi Libya'ya karşı Libya'nın deniz alanlarını sınırlandırıcı azaltıcı yaklaşıma sahip. 2022 yılında Mısır yayınlamış olduğu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde Libya ile arasındaki sınıra dair bir çizgi yayımladı. Bu sınırda Mısır'ın talepleri yer alıyor. Bu talep Libya tarafından ret edildi. Çünkü o bildiride önerilen sınır Libya'ya daha az kıta sahanlığı veriyor. Burada Türkiye ile Libya arasındaki anlaşmada Mısır'ın bu talebine uymuyor. Dolayısıyla Mısır'da Türkiye - Libya anlaşmasında karşı çıkıyordu. Mısır'ın gerekçelerinden biri Libya Parlamentosu'nun onaylamaması idi. Fakat bu onayı görünce Mısır'da sıkışmış oldu. Dolayısıyla onlarda itirazlarına devam ettiriyorlar. Türkiye'nin Libya ile bu anlaşmasında yeni bir deniz alanlarında gerginlik ve bazı karşı adımlar ihtimalini güçlendirmiş duruyor."
ACER: AB'NİN MUTABAKATI GEÇERSİZ İLAN ETMESİNİN HUKUKİ DEĞERİ YOK!
"AB'nin Türkiye ve Libya ile arasındaki bir anlaşmayı hukuken geçersiz saymak gibi bir yetkisi yok. Bu tamamen siyasi bir söylem. AB bizim orada bir muhatabımız değil çünkü ortak bir deniz yetki alanları politikası yok AB'nin. Bir sınır anlaşması AB ile yapmıyoruz ya da yapmayacağız. Biz sınır anlaşmalarımızı devletlerle bölgedeki ülkelerle yaparız. İster AB üyesi olsun isterse olmasın uluslararası hukuka göre ikili anlaşmalarla birebir anlaşmalarla yapmak durumundayız. Burada bizim muhatabımız hukuki anlamda Avrupa Birliği değil. AB'nin söylemi tamamen siyasi bir söylem tanıyıp tanımaması bizi çok da ilgilendirmiyor. Dolayısıyla AB'nin bu söylemini Yunanistan'ın ağzıyla konuşması olarak değerlendiriyorum. Ama hukuki bir değeri yok açıkçası. Türkiye'nin ege ve Yunan adalarındaki tutumu 1970li yılların başından beri aynı. Biz sahada Libya ile yaptığımız anlaşmada da KKTC ile de yaptığımız anlaşmada bu yaklaşımı net bir şekilde uyguladık. Sahada gösterdik." Dedi.
AI outlook — possibilities, not facts
Yunanistan Girit adasının güneyinde hidrokarbon arama faaliyetleri başlatabilir.
Possible · Within months
TDT Secretary General Kubaniçbek Ömuraliyev wrote about the transformation of the Organization of Turkish States from a political dialogue platform to a multidimensional cooperation structure and its 2040 vision for AA Analysis.

Although Fenerbahçe was ahead 2-0 in the Champions League match, they could not keep the score and lost points. The author criticized short pass mistakes, İsmail Kartal's substitutions and Talisca's sending off, and made warnings before the upcoming Galatasaray derby.

While demands for justice from various segments of society in Türkiye are rising, pressures on the press, flood disaster in the Marmara Region and developments regarding the Iran-Mecca Joint Defense Agreement are on the agenda. Additionally, tensions over Türkiye-Azerbaijan relations and cooperation problems in domestic politics are evaluated.
Fenerbahçe increased its points in the league by beating Alanyaspor 3-0. The development that prevented the match was the goal of İrfan Can Kahveci, which was canceled by VAR review. The author criticizes the uncertainty of VAR's intervention limits in the initial phase of the attack.

It is stated that Mehmet Şimşek will face questions that are impossible to answer due to the funding crisis in Türkiye during his possible trip to Bangkok, and that the search for trust outside will trigger accountability within the country.

Aydın Ünal, a writer for Yeni Şafak, which belongs to the close-to-government Albayrak Media group, spoke on TV Net's 'Political' program about the funding crisis that has been on Türkiye's agenda for weeks. While Ünal expressed his despair about the issue, he emphasized that the debate was not just a temporary agenda topic and that it had caused a deep wound in society. He stated that he is concerned that unexpected bad results may occur if the process remains inconclusive or falls off the agenda.