
İstanbul'da düzenlenen TRT World Forum 2026'da konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, mevcut uluslararası sistemin iflas ettiğini ve Gazze'deki zulme karşı küresel yapıların yetersiz kaldığını vurguladı.
AI-generated summary
TRT World Forum, küresel sorunları tartışmak amacıyla düzenlenen yıllık bir platformdur. Gazze'deki çatışmalar Ekim 2023'ten bu yana devam etmektedir.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen "TRT World Forum 2026 Resmi Açılış Töreni"nde konuştu:
Güç rekabetinin giderek sertleştiği, kuralların yok sayıldığı, kural temelli sistemin çok ciddi manada aşındığı, değerlerin adeta toprak kaymasına uğradığı sancılı bir dönemden geçiyoruz. Küresel yönetişim mekanizmaları, karşı karşıya olduğumuz sorunların çözüme ulaştırılmasında yetersiz ve işlevsiz kalıyor. Norm ve ilkeler ayaklar altına alınıyor. Bu seneki forumun "Merkezsiz Dünya: Kurallar Geçersiz Kaldığında Kim Liderlik Eder?" başlığıyla düzenlenmesini bu bakımdan fevkalade isabetli buluyorum. Şu gerçeği görüyoruz: Dünün reçeteleriyle bugünün sorunlarına çare bulunmaz.
81 yıl öncesinin güç ve imtiyaz sahipleri tarafından dizayn edilen mevcut uluslararası sistemin çıkmazlarını hepimiz yakından takip ediyoruz. Sistemin iflas bayrağını çektiği görülüyor. Durum öyle bir hâl aldı ki zulüm ve kötülük sıradanlaşırken barış ve sağduyu çağrısı yapanlar azınlıkta kaldı. Gazze'de modern zamanların en büyük soykırımı yaşandı.
Ekim 2023'ten bu yana çoğu çocuk ve kadın olmak üzere Gazze'de 75 bin kişi İsrail saldırılarında acımasızca katledildi. Bu sayı, yine tüm dünyanın gözleri önünde işlenen Srebrenitsa soykırımındaki şehit sayısının neredeyse 10 katına tekabül ediyor. Sadece geride bıraktığımız bir sene içerisinde 1500 kardeşimiz hayatını kaybetti. Aynı saldırılarda 5 bin 500'e yakın Filistinli yaralandı. Harabeye çevrilen Gazze'de bugün bile insanlar yıkık dökük evlerde, enkaz yığınları içinde hayata tutunma mücadelesi veriyor. Filistinlileri asırlardır yaşadıkları vatan topraklarından zorla göç ettirmeyi amaçlayan yerleşimci terörü, modern dünyanın kayıtsız bakışları altında her gün daha da pervasız hâle geliyor. Görevi istikrarı sağlamak olan uluslararası yapılar, daha önce Ruanda'da, Srebrenitsa'da ve kana bulanan pek çok yerde olduğu gibi Gazze'de de yaşananları tribünden seyretmekte.
İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen program, Suriye'nin Halep kentinde yaşanan katliamı sosyal medya aracılığıyla dünyaya duyuran 17 yaşındaki Bana Alabed ve ailesinin hikâyesi üzerinden, Türkiye'nin mazlum halklara verdiği desteği anlatan bir video gösterimiyle başladı. Gösterimin ardından sahneye çıkan Alabed, çocukların masumiyetini simgeleyen bir kelebeği Cumhurbaşkanı Erdoğan'a takdim ederek "İnşallah sizleri tekrar görmek istiyoruz" dedi. Programda, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ve TRT Genel Müdürü Prof. Dr. Mehmet Zahid Sobacı da konuşma yaptı.
Halep katliamını dünyaya duyuran Bana Alabed, 7 yaşındayken Külliye'de Başkan Erdoğan'ın konuğu olmuştu. Halepli genç kız, 10 yıl sonra yeniden Erdoğan ile bir araya geldi. Alabed, "Benim için Cumhurbaşkanı Erdoğan büyük bir rol model, gelecekte onun gibi büyük bir lider olmayı diliyorum" dedi.
Çoğu kayıtlara bile girmeyen hak ihlallerini uzatmak mümkün. Hangi gerekçe böyle bir insan kıyımını, işgali, gaspı meşrulaştırabilir? Evleri zaten başlarına yıkılmış insanların üzerine ölüm yağdırmanın, insanları göçe zorlamanın ne tür gerekçeleri olabilir? Hepimiz biliyoruz ki ne bu cinnet hâlinin ne de bu cinnet hâli karşısında sergilenen acizliğin hiçbir haklı sebebi yok. Ortada Müslüman, Hıristiyan veya Musevi fark etmeksizin vicdan taşıyan herkesin itiraz etmesi gereken apaçık bir zulüm vardır. Ve bu zulüm, bölgemizin tamamında öfkeyi ve nefreti körüklemektedir. İnsanlık trajedilerini endişeyle izlemekten veya endişeyle karşılamaktan başka hiçbir adım atmıyorlar. İranlıların o meşhur atasözünde denildiği gibi "Oturuyorlar, konuşuyorlar ve dağılıyorlar". Bizim de imzalanmasına katkı verdiğimiz Gazze Barış Anlaşması ne yazık ki uygulanmıyor. Uluslararası ilişkilerin temeli olan ahde vefa ilkesi hayata geçirilmiyor. Bu şekilde hiçbir sorunun çözülemeyeceğini artık herkes anlamalıdır. Bu şekilde ancak kin ve nefret ikliminin büyüyeceğini herkes görmelidir.
Kıymetli dostlar, ülkemizin son asırda yetiştirdiği en kıymetli münevverlerden olan rahmetli Ayşe Şasa, hakikat yolculuğunu şöyle dile getiriyor: "Kıyamet gününde Yaratıcı'ya anlamlı ve onurlu bir hikâye anlatabilmeliyim." Aynı şekilde, haklının güçlü olduğu değil, güçlünün haklı olduğu günümüz dünyasında barışı, adaleti ve insan onurunu savunmak da kolay değil. Bu zorlu mücadeleyi ancak cesur olanlar verebilir. Bu engebeli yolu ancak kararlı olanlar, gerektiğinde canını ortaya koyanlar yürüyebilir. Mazlum ve mağdurların sesini ancak kalbinde merhamet adlı bir çınar olanlar duyabilir ve dünyaya duyurabilir.

AK Party Deputy Hüseyin Yayman evaluated the need for a new constitution, the regulation of the political parties law and the discussions on the financing of politics at the press meeting in Mersin.

NEW Party leader Özgür Özel is initiating a legal process against Emir Sarıgül's money allegations. A criminal complaint will be filed against Sarıgül on charges of slander and a compensation lawsuit of 1 million TL will be filed.

The New Party is holding a presidential primary election with the participation of 800 thousand members before the 1st Ordinary Congress on 14-15 November. It is wondered whether the new administration of Özgür Özel, who is expected to be the sole candidate, will include names about whom there are allegations of bribery.

President Recep Tayyip Erdoğan will pay an official visit to Azerbaijan tomorrow as part of the 6th anniversary celebrations of November 8 Victory Day. Erdogan sent a congratulatory letter to President Ilham Aliyev.
President Recep Tayyip Erdoğan sent a congratulatory letter to Azerbaijani President Ilham Aliyev on the occasion of November 8 Victory Day. Erdoğan emphasized that Azerbaijan's just struggle is a source of pride for the Turkish world.

DEM Party Co-Chairman Tuncer Bakırhan stated that the "Terror-Free Turkey" process is not progressing at the expected pace and called on the government to take concrete steps to increase social trust and to address the Kurdish issue beyond security policies.