
Sanatçı Gül Tut'un altıncı kattan düşerek hayatını kaybetmesiyle ilgili davada kızı Tuğyan Ülkem Gülter hakim karşısına çıktı.
AI-generated summary
Sanatçı Gül Tut, Yalova'da evinin altıncı katından düşerek hayatını kaybetmiştir. Olayla ilgili kızı Tuğyan Ülkem Gülter tutuklu yargılanmaktadır.
Yalova'da altıncı kattaki evinin penceresinden düşerek şüpheli şekilde yaşamını yitiren Güllü olarak tanınan sanatçı Gül Tut'un ölümüne ilişkin davanın görülmesine başlandı.
Yalova 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada aynı zamanda bir numaralı sanık olan Güllü'nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter hakim karşısında savunma yaptı. Gülter, hakkındaki suçlamaları reddederken zaman zaman gözyaşlarına hakim olamadı.
Yaklaşık 10 aydır yaşadıklarını anlatmak istediğini söyleyen Gülter, sosyal medyada özel hayatının ve kendisiyle ilgili çok sayıda bilginin paylaşıldığını belirterek, ''Çok ağır bir itham altındayım. Bu suçlamayı kabul etmiyorum. Paylaşımlardan çok rahatsızım.'' dedi.
''ANNEM ŞARAP AÇTI, BİRLİKTE MÜZİK DİNLEDİK''
Gülter, olay günü yaşananları da mahkemede ayrıntılı şekilde anlattı. Annesinin şarap açtığını ve birlikte vakit geçirdiklerini belirten Gülter, şöyle konuştu:
''Annem şarap açtı, şarap içmeye başladık. Annem şarkı söyledi, beraber klipleri izledik. Salonda kalkıp oynadık, gırgır şamata yaptık. Bir kere tuvalete gittim. Sonra odaya geçtik.''
Gülter, Sultan Nur Ulu'nun da kendileriyle birlikte olduğunu belirterek, odaya geçtiklerinde Sultan’ın saçını ördüğünü, daha sonra birlikte müzik eşliğinde oynadıklarını söyledi.
Annesinin bir süre başka odada müzik dinlediğini anlatan Gülter, ''Annemi aradım, açmadı. ‘Anne müziğin sesini kıs’ diye aradım. Normalde de odadan odaya birbirimizi arayabiliyoruz.'' ifadelerini kullandı.
''BİR BAKTIM ANNEM YOKTU''
Gülter, annesinin daha sonra yanlarına geldiğini belirterek olay anını şu sözlerle anlattı: “Annem girdi, benimle oynadı. Sultan’la da oynadık. Sultan aynaya bakıyordu, ben yanındaydım. Sonra çok büyük bir ses duyduk. Bir baktım annem yoktu. Sultan’a bağırdım. Sonra birlikte koşarak aşağı indik.”
Annesinin pencereden düştüğü anı görmediğini vurgulayan Gülter, ''Arkam dönüktü. Pencereden düşmüş. Nasıl düştüğünü görmedim.'' dedi.
MAHKEME BAŞKANI SORDU: ''BİR ŞEYE TEMAS ETTİĞİNİ GÖRDÜN MÜ?''
Mahkeme Başkanı’nın, ''Bir şeye temas ettiğini gördün mü?'' sorusuna Gülter, ''Görmedim'' yanıtını verdi.
Annesinin olay günü alkol alıp almadığının sorulması üzerine ise Gülter, “Doğru” dedi. Mahkeme Başkanı’nın zeminde ıslaklık bulunup bulunmadığına ilişkin sorusuna Gülter, “Fark etmedim” yanıtını verdi.
Pencerenin önünde herhangi bir eşya bulunup bulunmadığının sorulması üzerine de Gülter, “Başucumda çekmece duruyor” ifadelerini kullandı.
Davanın tek tutuklusu Güllü'nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter. Gülter'in tasarlayarak öldürme suçundan müebbet hapis cezası isteniyor . Olay sırasında evde bulunan Sultan Nur Ulu hakkında ise talan tanıklık suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.
"ODAYA GETİRMEK İÇİN EN SEVDİĞİ ŞARKI AÇILDI"
İddianamedeki en dikkat çekici tespit ise Gülter'in olay gecesi arkadaşı Sultan Nur Ulu'dan annesinin çok sevdiği "Malkata" isimli roman havasını açmasını istemesi olarak dikkat çekiyor. Müziği duyan Gül Tut'un, “O ne lan?” diyerek kızının odasına geldiği, odadakilerle birlikte müziğe eşlik ettiği ve bir süre roman havası oynadığı anlatılıyor .
Savcılık, şarkının özellikle Gül Tut'u olayın meydana geldiği odaya getirmek amacıyla açıldığını ve bunun tasarlanan eylemin bir parçası olduğunu belirtiyor.
"HADİ GÖRÜŞÜRÜZ" DEDİ Mİ?
İddianamedeki çarpıcı ayrıntılardan bir diğeri ise dosyaya giren ses kayıtları. İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından ayrıntılı incelemeye alınan ses kayıtlarında, genç bir kadın sesi tarafından alaycı ve neşeli bir tonla “Hadi görüşürüz” denildiğinin değerlendirildiği aktarıldı .
Savcılık, bu sözün Tuğyan Ülkem Gülter tarafından söylendiği kanaatini savunuyor. İddianamede, Gülter'in bu sözlerin hemen ardından annesini kalça altından iki eliyle kavradığı, ayaklarını yerden keserek pencereden aşağı attığı belirtiliyor.
Olay sırasında odada bulunan Sultan Nur Ulu’nun soruşturmanın ilk aşamalarında Gül Tut’un alkollü olduğunu ve pencereden düştüğünü söylediği ancak daha sonra verdiği ifadede olayın farklı şekilde gerçekleştiğini anlattığı belirtildi.
TANIK İFADELERİ VE DOSYAYA GİREN MESAJLAR
İddianamede çok sayıda mesaj ve tanık anlatımı da yer alıyor. Dosyada ifadelerine yer verilen üç tanığın, Tuğyan'ın kendilerine annesini "Bir gün camdan atıp öldüreceğini" söylediği iddiası da gündeme gelmişti. Bir başka tanık ise Gülter'in annesi veya kendisinden birinin öleceği yönünde sözler sarf ettiğini anlatmıştı.
Gülter'in eski sevgilisi K.E. ile yakınlarına gönderdiği mesajlarda "Bıktım bu annemden", "Gebersin", "Bu kadın ölsün", "Ölmüyor, ne zaman?" ve "Ona büyük bir şey yapacağım" şeklinde ifadeler kullandığı belirtildi.
AI outlook — possibilities, not facts
Davanın ilerleyen celselerinde tanıkların dinlenmesi ve delillerin incelenmesi bekleniyor.
Very likely · Within months

6 suspects were arrested after an armed attack on a construction company in Ankara Oğuzlar District by masked people on motorcycles. It was determined that the attack was carried out for 200 thousand TL and the business owner had been threatened before.

1 worker died and 4 workers were rescued in the collapse that occurred in a private mine in Manisa's Soma district. Search and rescue efforts continue for 3 workers trapped underground.

In the case regarding the death of artist Gül Tut (Güllü), who died by falling from the window of her house on the sixth floor in Yalova, her daughter and the number one defendant Tuğyan Ülkem Gülter made a defense. Gülter denied the accusations and claimed that the incident was an accident.

Police officer Orhan Gazi Yetiş, who was on the boat that capsized off the coast of Yalı village in Sinop, lost his life. A large-scale search and rescue operation was launched for the other missing police officer, Numan Şen, with the participation of the Coast Guard, gendarmerie and AFAD teams.

Police launched an investigation on suspicion of theft and trespassing at the homes of many parliamentarians in Finland. While Parliament Speaker Jussi Halla-aho stated that the events have been going on for about a year, President Stubb described the situation as an attack on democracy.

In the embezzlement investigation carried out in connection with Boltartek and Köroğlu Cooperative, affiliates of Bolu Municipality, 9 suspects, including Bahadır Acar and Cevat Çatlamış, were detained in a gendarmerie operation.