
Hak savunucuları, SK hynix'in eski çalışanlarına konulan kanser teşhisinin meslek hastalığı olarak tanınmasını istiyor.
AI-generated summary
Güney Kore'deki çip fabrikalarında benzer sağlık tartışmaları daha önce Samsung bünyesinde de yaşanmış ve tazminatlarla sonuçlanmıştı.
Güney Kore'de yarı iletken sektöründe iş güvenliği için mücadele eden hak savunucuları, teknoloji devi SK hynix'in eski üç çalışanına konulan kanser teşhisinin meslek hastalığı olarak tanınması talebiyle hükümete çağrıda bulundu.
Yapay zeka sektöründeki büyümede bellek çipleriyle kritik rol oynayan SK hynix, bir diğer Güney Koreli üretici Samsung Electronics ile birlikte küresel tedarik zincirinde önemli bir paya sahip.
Ancak çip üretimi ve montaj hatlarında çalışan personelin maruz kaldığı kimyasallar uzun süredir tartışma yaratıyor.
ABD İş Sağlığı ve Güvenliği İdaresi'nin verilerine göre bu tesislerde görev yapan işçiler; çözücüler, asitler, zehirli metaller ve kimyasal gazlarla temas edebiliyor.
Sektördeki çalışma koşulları ile belirli kanser türleri arasında doğrudan bağ kurmanın güçlüğü ve bu alandaki araştırmaların kesin sonuç vermemesi ise tartışmaları canlı tutuyor.
Çip sektöründeki işçi haklarını savunan SHARPS grubu aktivisti Lee Sang-soo, düzenlediği basın toplantısında şirketin kendi yasaklı listesinde yer alan bazı maddelerin üretimde yer aldığını öne sürdü.
İddiasını şirketin Çevre Bakanlığına sunduğu verilere dayandıran Lee, nikel ve türevleri dahil olmak üzere yasaklı maddelerin fabrikalarda kullanıldığını tespit ettiklerini dile getirdi.
Konuya ilişkin AFP'ye yazılı açıklama ileten SK hynix, suçlamaları geçiştirdi.
Şirket, hastalıkların ortaya çıkış dinamiklerini daha nesnel yöntemlerle belirlemek amacıyla çeşitli adımlar attıklarını ve resmi makamlarla tam işbirliği yürüttüklerini bildirdi.
Açıklamada ayrıca kapsamlı bir destek ve tazminat planının hazırlanması dahil olmak üzere çalışan sağlığına dönük proaktif önlemler alındığı kaydedildi.
Güney Kore'deki benzer bir süreç daha önce Samsung bünyesinde yaşanmıştı.
Şirket, on yılı aşkın bir anlaşmazlığın ardından bazı fabrikalarında kansere yakalanan ve çoğunluğunu genç kadınların oluşturduğu çalışanlarından 2018 yılında kamuoyu önünde özür dilemiş, vaka başına o dönemin kuruyla yaklaşık 130 bin dolara denk gelen 150 milyon won tazminat ödemişti.
Minister of Labor and Social Security Vedat Işıkhan evaluated the new generation working models and the legislative changes within the scope of the 2027-2029 Medium Term Program with the Tripartite Advisory Board. At the meeting attended by TÜRK-İŞ, HAK-İŞ, DİSK and TİSK representatives, protection of employee rights, work-life balance and increasing participation in the workforce were put forward.

The Ministry of Justice announced that it will recruit 150 executive directors and deputy directors. Applications will be received through ÖSYM between 20-26 October 2026, and the late application date has been determined as 5 November 2026.

The Turkish Medical Association and various health unions gathered in front of the Ministry of Health to protest the economic difficulties experienced by retired physicians. It was requested that the pensions of retired physicians be increased above the poverty line.

The hybrid model, which has already been implemented in working life, has been made explicit and the days of working at work and remotely are determined in the employment contract. Issues such as maternity leave and the right to rest were also addressed within the scope of the regulation.

TÜRK-İŞ Chairman Ergün Atalay made a statement for the workers who lost their lives and were injured in work accidents that occurred in Manisa, Izmir and Zonguldak. Atalay described the events as 'occupational murder' and demanded that those who were negligent be punished.

Mustafa Gez, who worked at the Evlin Rubber Factory in Kilis OIZ, lost 5 fingers in a work accident on February 11, 2026. Stating that he had not received any job training, Gez said that he had not been able to work for 8 months and was having difficulty making ends meet.