
Belçika'da boşanan çiftin Türkiye'deki tanıma davasında Yargıtay, karekodlu yabancı mahkeme belgelerinin kanuni onaylı belge şartını karşılamadığına hükmetti.
AI-generated summary
Yabancı mahkeme kararlarının Türkiye'de geçerli olabilmesi için 5718 sayılı Kanun uyarınca usulen onanmış belge şartı aranmaktadır.
Gurbetçi D.O. ve E.O. çifti, yaşadıkları Belçika'da mahkeme kararıyla boşandı.
E.O, kararın Türkiye'de de geçerli olması için Eskişehir 5. Aile Mahkemesi'nde dava açtı.
Mahkeme, yabancı mahkeme kararının ve kesinleşme şerhinin karekodlu belgelerle sunulmasının ilgili kanunda belirtilen onaylı belge şartını karşılamadığı kanaatine vardı.
Uluslararası onaylı belgenin aslının dosyaya sunulmaması üzerine Eskişehir 5. Aile Mahkemesi davanın reddine karar verdi.
Davacı tarafın itirazıyla önce istinafa, daha sonra Yargıtay'a taşınan yerel mahkemenin kararı, Yargıtay 2. Hukuk Dairesince onandı.
"Vatandaşlarımızın belgelerini usulüne uygun şekilde hazırlamaları gerekiyor"
D.O'nun avukatı Aslıcan Özgür İleli, AA muhabirine, kararın yurt dışında boşanan ve mahkeme kararlarının Türkiye'de tanınmasını isteyen vatandaşlar açısından önem taşıdığını söyledi.
Davanın, yurt dışında verilen bir boşanma kararının Türkiye'de tanınması talebiyle müvekkiline karşı açıldığını belirten İleli, davacı tarafın yabancı mahkeme kararını ve kesinleşme şerhini karekodlu belgeler halinde mahkemeye sunduğunu anlattı.
İleli, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 53'üncü maddesi uyarınca yabancı mahkeme ilamının, kararı veren ülkenin makamlarınca usulen onanmış aslının veya kararı veren yargı organınca onanmış örneğinin ve onanmış tercümesinin sunulması gerektiğini ifade etti.
Yerel mahkemenin, sunulan karekodlu belgeleri yeterli bulmadığını dile getiren İleli, şöyle devam etti:
"Biz de cevap dilekçemizde Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 53. maddesini dayanak göstererek belgelerin usulüne uygun sunulmadığını belirttik. Karşı tarafın itirazı üzerine dosya önce istinafa ardından Yargıtay'a taşındı. Yargıtay da yerel mahkemenin kararını onadı. Dijital ve karekodlu uygulamaların, kanunun aradığı onaylı belge şartını ortadan kaldırmayacağı yönünde karar verilmiş oldu."
İleli, Yargıtay kararının özellikle yurt dışında boşanan Türk vatandaşlarının Türkiye'deki hukuki işlemleri bakımından önem taşıdığını, yabancı mahkemelerden alınan belgelerin Türkiye'deki yasal şartlara uygun şekilde sunulması gerektiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Dijitalleşme çağındayız. Daha önce gördüğümüz davalarda karekodlu evrakların kabul edildiği de oldu ancak bu davada karekodlu belgeler yeterli görülmedi. Bu nedenle kararın emsal niteliği taşıdığını düşünüyoruz. Yurt dışında boşanarak Türkiye'de tanıma işlemi yaptırmak isteyen vatandaşlarımızın belgelerini usulüne uygun şekilde hazırlamaları gerekiyor."
Yurt dışında resmi işlemlerin büyük ölçüde elektronik ortamda yürütüldüğüne dikkati çeken İleli, bazı ülkelerde fiziki belgeler yerine karekodlu ve elektronik imzalı belgelerin kullanıldığını sözlerine ekledi.

The 9th hearing regarding the mining disaster in Erzincan's İliç district was held at Erzincan 1st High Criminal Court. The court decided to continue the arrest warrants for the defendants and to wait for the expert report and postponed the hearing to January 26, 2027.

The 2nd Civil Chamber of the Supreme Court of Appeals found the QR coded documents submitted by a divorced couple in Belgium in the recognition case in Türkiye insufficient, on the grounds that they did not meet the certified document requirement stipulated by Law No. 5718, and approved the rejection decision of the local court.

The Ministry of Family and Social Services announced that they follow cases of violence 24/7 within the scope of Law No. 6284 and intervene in legal processes to protect the rights of victims.

The Ministry of Family and Social Services announced that legal processes and involvement in cases for victims of violence are carried out meticulously within the scope of Law No. 6284 on the Protection of the Family and Prevention of Violence Against Women.
The Ministry of Family and Social Services stated that the legal processes within the scope of Law No. 6284 are carried out meticulously in 81 provinces to protect individuals who have been subjected to violence or are at risk of being subjected to violence.

The detained defendants made their defense at the 3rd hearing of the case opened within the scope of the investigation against Bolu Municipality and involving 19 defendants, including Bolu Mayor Tanju Özcan.