
Yaz aylarında artış gösteren ishal vakalarına karşı uzmanlardan uyarı: Sıvı kaybı riski ve hijyen kuralları.
AI-generated summary
Yaz aylarında artan sıcaklıklar mikroorganizmaların çoğalmasını kolaylaştırarak çocuklarda ishal vakalarının artmasına yol açmaktadır.
Park gibi ortak kullanım alanlarında bulaş riski yüksek
Yaz aylarında görülen ishallerin büyük bölümü bakteri, virüs ve parazitlerin neden olduğu enfeksiyonlardan kaynaklanıyor. Sıcak havalarda bu mikroorganizmaların daha kolay çoğalması, uygun koşullarda saklanmayan gıdaların tüketilmesi, iyi yıkanmamış meyve ve sebzeler ile temiz olmayan su kaynakları enfeksiyon riskini artırıyor.
Çocukların park, piknik, havuz ve deniz gibi ortak kullanım alanlarında daha fazla zaman geçirmesi de bulaş ihtimalini yükseltiyor. Özellikle küçük çocukların ellerini ve oyuncaklarını ağızlarına götürme alışkanlığı, mikropların kolayca yayılmasına neden olabiliyor.
Kış aylarında ishaller daha çok virüslere bağlı görülürken, yaz mevsiminde bakteriyel ve paraziter enfeksiyonlar daha sık karşımıza çıkıyor. Rotavirüs, norovirüs ve adenovirüs en sık görülen viral etkenler arasında yer alırken; Salmonella, Campylobacter, Shigella ve bazı Escherichia coli (E.coli) türleri bakteriyel ishallerin önemli nedenlerini oluşturuyor. Giardia ve Entamoeba histolytica ise yaz aylarında görülen paraziter bağırsak enfeksiyonlarının başlıca etkenleri arasında bulunuyor.
Bu 12 önemli belirtiyi hafife almayın
Çocukluk çağı ishallerinin büyük bölümü birkaç gün içinde uygun sıvı desteği ve beslenmeyle düzelmektedir. Ancak bazı belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden bir çocuk hekimine başvurulması gerekir.
9- Dışkıda kan görülmesi
10- Ağızdan sıvı alımının reddedilmesi
11- Altı aydan küçük bebeklerde görülen ishal
12- Kronik hastalığı bulunan çocuklarda gelişen ishal
Ve yedi günden uzun süren şikâyetler mutlaka hekim değerlendirmesi gerektiriyor. Çocuklarda ishalin en önemli riski ise enfeksiyonun kendisinden çok gelişebilecek sıvı kaybı olmasıdır.
Her ishalde antibiyotik kullanılmamalı
Çocuklarda görülen ishallerin büyük çoğunluğu viral enfeksiyonlara bağlı geliştiği için antibiyotik tedavisi gerektirmez. Antibiyotiklerin gereksiz kullanımı, bağırsak florasının bozulmasına, antibiyotik direncinin gelişmesine ve ishal süresinin uzamasına neden olabilir. Bu nedenle antibiyotik kullanımına yalnızca hekim karar vermelidir.
İshal tedavisinde en önemli yaklaşım ise çocuğun kaybettiği sıvı ve minerallerin yerine konulmasıdır. Anne sütü alan bebeklerde emzirme sürdürülmeli ve mümkünse daha sık emzirilmelidir. Daha büyük çocuklarda ise yeterli sıvı alımı sağlanmalı, yaşına uygun normal beslenmeye devam edilmelidir.
Kusmanın eşlik ettiği durumlarda ise az miktarda ve sık aralıklarla beslenme tercih edilmelidir. Sıvı ve elektrolit kayıplarının yerine konulmasında oral rehidrasyon solüsyonları (ORS) önemli bir tedavi desteği sağlıyor.
Beslenme tedavinin önemli bir parçası
İshal sırasında çocukların beslenmesi tamamen kesilmemelidir. Sindirimi kolay besinlerin tercih edilmesi gerekiyor. Yoğurt, pirinç lapası, makarna, haşlanmış patates, muz, şeftali, az yağlı et ve hafif sebze yemekleri uygun seçenekler arasında yer alıyor. Buna karşılık aşırı yağlı, baharatlı ve rafine şeker içeren gıdalardan uzak durulması gerekiyor. Hazır meyve suları ve gazlı içecekler ise sıvı ihtiyacını karşılamak yerine ishali artırabileceği için önerilmiyor.
Deniz suyu ise geniş hacmi nedeniyle genellikle daha düşük bulaş riski taşısa da kanalizasyon karışan veya kirli olduğu bilinen bölgelerde denize girilmemesi gerekiyor. Ayrıca ishal geçiren çocukların hem hastalık süresince hem/den iyileştikten sonraki birkaç gün boyunca havuz ve denize girmemesi, diğer çocukların sağlığının korunması açısından büyük önem taşıyor.
El yıkamak en etkili korunma yöntemi
Yaz ishallerinden korunmanın en etkili yolu el hijyenidir. Ellerin yemek hazırlamadan önce ve sonra, yemek yemeden önce, tuvalet sonrası, dışarıdan gelindiğinde ve hayvanlarla temas sonrasında en az 20 saniye boyunca sabun ve suyla yıkanması enfeksiyon riskini önemli ölçüde azaltır. Ebeveynlerin bu konuda çocuklarına örnek olması da doğru alışkanlıkların kazanılmasında önemli rol oynuyor.

Akdeniz Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ayşe Akman, kalıcı oje ve protez tırnak uygulamalarında kullanılan UV cihazlarının erken yaşlanmaya ve kanser riskine yol açabileceğini belirtti. Ayrıca kimyasal içeriklerin alerjik reaksiyon riski taşıdığı konusunda uyarılarda bulundu.

Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde Bundibugyo virüsü kaynaklı Ebola salgını, 4.945 vaka ve 2.325 ölümle rekor hızda büyüyor. Onaylı aşı veya tedavisi bulunmayan salgında, yanlış bilgi ve toplumsal direnç müdahaleyi zorlaştırıyor.
Yalova'nın Çınarcık ilçesinde deniz suyu analizlerinin ardından Kestanelik Aile Çay Bahçesi ile Karpuzdere mevkisi arasındaki bölgede denize girmek yasaklandı.
Trakya Üniversitesi'nden Prof. Dr. Servet Altay, yaz döneminde artan uzun yolculuklarda hareketsizliğin derin ven trombozu ve akciğer embolisi riskini tetikleyebileceğini belirtti. Özellikle risk grubundakilerin su tüketimine dikkat etmesi gerektiği vurgulandı.

Yunanistan'da Batı Nil virüsü vakaları Doğu Attika'da yoğunlaşırken, EODY risk grubundakileri tedbirli olmaya çağırdı. Uzmanlar artışın kesin nedeninin henüz belirlenemediğini bildirdi.

Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Zuhal Atan Uçar, yaz aylarında artan sıcaklıklar ve terlemenin böbrek sağlığı üzerindeki risklerine dikkat çekerek sıvı dengesi, tansiyon takibi ve ilaç kullanımı gibi konularda 8 önemli uyarıda bulundu.