Breaking
CNThe Mid-Autumn Festival is approaching. The Highway Bureau has announced the peak hours and traffic control measures for the northbound traffic on the Suhua Corridor.CNPingtung Gaoshu Xinfeng Water Park's paddling pool is open for free and parent-child activities are held simultaneouslyCNThe car hit the guardrail and overturned on the Xinying section of Gaotainan, Zhongshan. Two people were injured and sent to hospital.CNApple’s iPhone 18 Pro series opens for pre-order at 8pm tonight, with 3 tips for buying itCN20th anniversary of BRICS cooperation: deepening cooperation in economy, trade, science and technology and sustainable development to benefit the global SouthCNChinese Internet celebrity Dong Guangming was sentenced to 8 years for urinating at the Yasukuni Shrine and suspected of extortionAUCanberra cyclists hold memorial ride for two triathletes killed in Gungahlin Drive crashTRNetanyahu's Statement on Syria is Part of Israel's Broader Middle East Security ArchitectureCNTung Chee-hwa’s legacy reassessed after his death at 89CNJuliette Binoche directs "Dancing with Binoche" for the first time, recreating the creation process of the dance drama with Akram KhanCNThe Mid-Autumn Festival is approaching. The Highway Bureau has announced the peak hours and traffic control measures for the northbound traffic on the Suhua Corridor.CNPingtung Gaoshu Xinfeng Water Park's paddling pool is open for free and parent-child activities are held simultaneouslyCNThe car hit the guardrail and overturned on the Xinying section of Gaotainan, Zhongshan. Two people were injured and sent to hospital.CNApple’s iPhone 18 Pro series opens for pre-order at 8pm tonight, with 3 tips for buying itCN20th anniversary of BRICS cooperation: deepening cooperation in economy, trade, science and technology and sustainable development to benefit the global SouthCNChinese Internet celebrity Dong Guangming was sentenced to 8 years for urinating at the Yasukuni Shrine and suspected of extortionAUCanberra cyclists hold memorial ride for two triathletes killed in Gungahlin Drive crashTRNetanyahu's Statement on Syria is Part of Israel's Broader Middle East Security ArchitectureCNTung Chee-hwa’s legacy reassessed after his death at 89CNJuliette Binoche directs "Dancing with Binoche" for the first time, recreating the creation process of the dance drama with Akram Khan
Back12 Eylül Darbesi ve İnsanlığa Karşı Suçlar Tartışması
12 Eylül Darbesi ve İnsanlığa Karşı Suçlar Tartışması
Developing
Cumhuriyet26 minutes agoPolitics2 min readTürkiyeView translation

12 Eylül Darbesi ve İnsanlığa Karşı Suçlar Tartışması

Quick Look

12 Eylül 1980 darbesi öncesi ve sonrası yaşanan sistematik işkence, cinayet ve hürriyet sınırlamaları insanlığa karşı suç kapsamında değerlendirilmelidir; davanın sadece iki general ile sınırlı kalması, hukuksuzluk ve sorumluların yargılanmaması eleştirilmektedir.

AI-generated summary

Why It Matters

12 Eylül 1980 darbesi öncesinde her gün 10-15 kişi öldürülmekteydi; darbe sonrası sistematik işkence, tutuklama ve idamlar gerçekleştirilmiş, binlerce kişi cezaevlerinde yılarca tutulmuştur.

Font size

11 Eylül 1980 akşamına kadar her gün 10-15 kişinin öldürüldüğü olaylar, 12 Eylül 1980 günü bıçak gibi kesilmişti. Oysa 11 Eylül gününe kadar tüm ülkede sıkıyönetim vardı. Terörü önlemek için her türlü yetki ellerindeydi. Ancak yıllar sonra Kenan Evren’in anılarından anlıyorduk ki, darbenin meşrulaştırılması için daha fazla insanın ölmesini istemişler, bu nedenle de yetkilerini kullanmamışlardı.

Darbeyi yapan dönemin Genelkurmay Başkanı Evren ve dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Tahsin Şahinkaya aleyhine 2012’de Ankara’da açılan davanın konusu “anayasal düzenin silah zoruyla ortadan kaldırılması, anayasayı ilga, TBMM’yi men, hükümeti devirmek” idi. Eski Ceza Yasamıza göre bu suçların cezası idam iken idam kaldırıldığı için sanıklar hakkında istenen ceza ağırlaştırılmış müebbet hapisti. İddianame bu yönüyle eksikti. Çünkü müdahil avukatlar olarak talebimiz, davanın “insanlığa karşı suç” iddiasıyla da açılmasıydı. Mahkemenin bu eksikliği gidermesi ve yargılamayı bu kapsamda sürdürmesi talebimiz ise karşılık bulmadı. Oysa yargılama insanlığa karşı suç çerçevesinde yürütülseydi, 12 Eylül davası yalnızca iki yaşlı general ile sınırlı kalmaz; dönemin askeri, idari ve yargısal tüm sorumlularını kapsama alırdı.

HUKUKİ BOYUT

İnsanlığa karşı suçlar; bir plan doğrultusunda ve sistemli olarak toplumun bir kesimine karşı siyasi, felsefi, ırki veya dini düşüncelerle işlenen suçlardır. 12 Eylül darbesiyle binlerce kişiye karşı öldürme, işkence, eziyet ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçları işlenmiştir. Bu suçlar, darbeyi yapanların talimatı ve bilgisi dahilinde, emredicilerin altındaki faillerce yaşama geçirildi.

İnsanlığa karşı işlenen suçlarda zamanaşımı işlemez. Eski Yugoslavya için kurulan Uluslararası Ceza Mahkemesi yargıçları, insanlığa karşı işlenen suçların bireysel sınırları aştığına karar vermişlerdir. Zira tek bir insana saldırıldığında bile doğrudan insanlığın kendisi hedeflenir. İnsanlığa karşı suçlarda kurbanın temsil ettiği değer -yani insanlık- doğrudan mağdur olan kişinin haklarının ötesinde, evrensel ve çok daha geniş bir yararı ihlâl etmektedir.

SİSTEMATİK İŞKENCE

12 Eylül darbesiyle Türkiye’de de emir ve komuta zinciri içinde insanlığa karşı suçlar işlendi. Başta Diyarbakır ve Mamak olmak üzere birçok cezaevinde sistematik işkenceler uygulandı, binlerce kişi öldürüldü. 50’nin üzerinde insan, 12 Eylül cuntası tarafından idam edildi. Binlerce kişi yıllarca sorgusuz sualsiz cezaevlerinde tutuldu. Şanslı olup bu işkencelerden kurtulanlar ve yaşamını yitirenlerin aileleri, 12 Eylül davasına müdahil olarak katılıp sorumluların yargılanmalarını ve cezalandırılmalarını istiyorlardı. Türkiye’nin değişik barolarından yaklaşık 60 insan hakları savunucusu avukat olarak 12 Eylül darbesi mağdurlarının gönüllü avukatlığını yaptık. Amacımız askerin, idarenin ve yargının evrensel hukuk içinde kalması, insan haklarının içselleştirilmesiydi.

YANITSIZ KALAN SORULAR

Müdahil avukatlar olarak sanıkların her birine yönelttiğimiz 300’ün üzerindeki sorunun hiçbirine yanıt alamadık. Örneğin; darbe kararını ne zaman aldıkları, emir komuta zincirinde hangi komutanlarla hareket ettikleri, kendi dışlarındaki silahlı güçlerin darbe yapması halinde tavırlarının ne olacağı, 12 Eylül 1980’de adrese teslim gözaltılar yapıldığına göre bu listelerin nasıl oluşturulduğu, adresleri belli olduğu halde 12 Eylül öncesinde neden işlem yapılmadığı, komuta kademesinde darbe koşullarının olgunlaşmasının neden beklendiği; 16 Mart İstanbul Üniversitesi, 1 Mayıs 1977 olayları ile Çorum ve Maraş katliamlarına neden seyirci kalındığı; binlerce aydın, yazar, gazeteci, öğrenci ve akademisyenin katledilmesine toplumda darbe beklentisi yaratmak adına neden müdahale edilmediği gibi sorular karşısında her iki sanık da çaresizliklerini belli ederek susmayı tercih ettiler.

KAÇIRILAN YARGILAMA FIRSATI

Türk yargısı; karanlık bir dönemin aydınlatılması, devlet eliyle işlenen binlerce cinayetin ve işkencenin ortaya çıkarılması için çok önemli bir fırsatı kaçırdı. Her iki sanık da tıpkı Şili lideri Pinochet gibi tutuklu olarak ve mahkeme salonuna getirilerek yargılanabilmeliydi (Pinochet tutuklu yargılandığında 97 yaşındaydı). Yargılama yalnızca darbe günüyle sınırlı kalmamalı; 12 Eylül 1980 öncesi ve sonrası işkenceleri, cinayetleri de kapsamalıydı. Bunların yapılmaması, iktidarın darbe ve darbecileri yargılamaktaki samimiyetsizliğini gösteriyordu.

‘ANAYASASIZLAŞTIRMA’ SÜRECİ

12 Eylül 1980 darbesi döneminde çıkarılan siyasi partiler, seçim, dernekler ve sendikalar gibi temel yasalar, makyaj mahiyetindeki değişikliklerle varlığını koruyor. Siyaset kurumu da bu yasalar ve yasaklar çerçevesinde sıkışmış durumda; parti içi demokrasi bir türlü sağlanamıyor. 12 Eylül darbesiyle partilerin toptan kapatılması söz konusuyken bugün yüzde 10 seçim barajı ve fiilen uygulanan “düşman ceza hukuku” pratikleriyle “milli irade” etkisizleştiriliyor.

12 Eylül 2010 referandumundan sonra tüm yurtta işkenceciler aleyhine başlatılan soruşturmalar karınca hızının da gerisinde kaldı. “İşkenceye sıfır tolerans” söylemi, “işkencecilere sıfır tutuklama” gerçeğine dönüştü. Üstelik haklarında kesinleşen mahkeme kararları olan tescilli işkenceciler dahi terfi ettirildi. 20 Temmuz 2016’dan itibaren OHAL ile birlikte hukuksuzluklara karşı yargı yolu da fiilen kapatıldı.

Bugün, 50 bini aşkın tutuklu, kamu görevinden ihraçlar, kapatılan yüzlerce gazete, dergi ve televizyon kanalı ile 12 Eylül’ü mumla aratan uygulamalar yaşanmaktadır.

12 Eylül darbesini yapan bir zamanların “kudretli diktatörü” 11 yıl önce öldü. Ancak 12 Eylül diktatörünün yaptıklarıyla hak ettiği hazin son, tüm dünyadaki diktatörlük heveslilerine ders olmalıdır.

What to Watch

AI outlook — possibilities, not facts

  • 12 Eylül davasında insanlığa karşı suç iddiası eklenerek yargılama genişletilebilir.

    Possible · Within months

Open Questions

  • Darbe kararı ne zaman alındı?
  • Emir komuta zincirinde hangi komutanlarla hareket edildi?
  • Silahlı güçlerin darbe yapması halinde tavırları ne olacaktı?
  • Adrese teslim gözaltı listeleri nasıl oluşturuldu?

Related Topics

This article was originally published by Cumhuriyet.

Related Stories

46th Anniversary of the September 12 Coup: Political and Social Effects in Türkiye
Politics·

46th Anniversary of the September 12 Coup: Political and Social Effects in Türkiye

The 46th anniversary of the September 12 Coup was commemorated. Before the coup, political instability, street conflicts and economic problems came to the fore. After the coup, 650 thousand people were detained, 50 people were executed, and the junta was given lifetime immunity with the 1982 Constitution. The impact of the coup is still felt with the liquidation of the left, the rise of right-wing Islamists and relations with the Rabita organization.

Cumhuriyet
3 min read
Two 12 Septembers: Reminiscent of a Coup, Confronted with the Election Agenda
Developing·

Two 12 Septembers: Reminiscent of a Coup, Confronted with the Election Agenda

It was evaluated today, September 12, 2026, with the 46th anniversary of the military coup of September 12, 1980 and the 16th anniversary of the constitutional referendum of September 12, 2010; the post-coup constitution is still in use, the 2010 referendum changed the supreme judiciary and was reportedly supported by FETO; Operations against the opposition government in Üsküdar and Foça municipalities were criticized; Erdoğan's statement in Rize: 'We will survive the upcoming elections successfully!' statement was brought to the agenda.

Cumhuriyet
2 min read
The Presidency published the 2027-2029 Medium Term Program
Developing·

The Presidency published the 2027-2029 Medium Term Program

In the communiqué published with the signature of President Recep Tayyip Erdoğan, the Medium Term Program (MTP) covering the period 2027-2029 was announced, aiming to strengthen macroeconomic stability, maintain financial discipline and establish price stability. In addition, sustainable growth was targeted through increased productivity, R&D and innovation support, accelerating green and digital transformation, increasing the efficiency of the labor market and reducing informality. In fiscal policy, it was proposed to increase efficiency in spending, strengthen justice and efficiency in the tax system, and eliminate inefficient spending areas.

AA Güncel
2 min read
2027-2029 Budget Call was published in the Official Gazette
Developing·

2027-2029 Budget Call was published in the Official Gazette

The budget call for the 2027-2029 period was published in the Official Gazette with the signature of President Recep Tayyip Erdoğan. The '2027-2029 Period Budget Preparation Guide' included in the annex to the call specifies the principles that public administrations within the scope of central government will take as a basis when preparing their budget proposals. In his call, Erdoğan stated that the medium-term program determines the main objectives of economic and fiscal policies and aims to strengthen sustainable and inclusive growth by strengthening macroeconomic stability, maintaining fiscal discipline, establishing price stability, supporting productivity increase, developing R&D and innovation capacity, accelerating green and digital transformation, increasing the efficiency of the labor market, improving the investment environment and reducing informality.

Cumhuriyet
2 min read
Presidential Circular: Emphasis on Savings and Prioritization in the 2027 Public Investment Program
Developing·

Presidential Circular: Emphasis on Savings and Prioritization in the 2027 Public Investment Program

In the circular signed by President Erdoğan, it was stated that within the scope of the 2024-2028 Twelfth Development Plan, it is aimed to maintain macroeconomic stability, increase production and increase social welfare. It was emphasized that there would be no new projects in the 2027 Public Investment Program, efficient use of the existing capital stock and savings-oriented investment priorities.

AA Güncel
2 min read
AKP Kilis Provincial Chairman Zihni Serhan Diyarbakırlı resigned after audio recording allegations
Developing·

AKP Kilis Provincial Chairman Zihni Serhan Diyarbakırlı resigned after audio recording allegations

AKP Kilis Provincial Chairman Zihni Serhan Diyarbakırlı resigned from his post after the edited voice recording, which was claimed to belong to him, spread on social media. Diyarbakırlı argued that the recording was a montage, stated that he had initiated a legal process, and emphasized that his decision to resign did not mean acceptance of the allegations.

Cumhuriyet
2 min read
More on this topic12 eylül darbesi