
AK Parti Kültür ve Sanat Politikaları Başkanlığı tarafından düzenlenen programda, partinin siyasi duruşu ve dış politika vizyonu ele alındı.
AK Parti'nin kuruluşunun 25. yılı vesilesiyle düzenlenen programda konuşan Ömer Çelik, partinin siyasi merkezdeki konumunu, dış politikadaki 'Ankara ekseni' vurgusunu ve hukukun üstünlüğü ilkesini değerlendirdi.
AI-generated summary
AK Parti, kuruluşunun 25. ve iktidara gelişinin 24. yıl dönümünü kutlamaktadır.
AK Parti Kültür ve Sanat Politikaları Başkanlığı tarafından, parti genel merkezinde, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, AK Parti Genel Başkanvekilleri Mustafa Elitaş ve Efkan Ala ile Genel Başkan Yardımcıları Ömer Çelik, Ahmet Büyükgümüş'ün konuşmacı olduğu "Kuruluşunun 25. İktidara Gelişinin 24. Yılında AK Parti" programı düzenlendi.
Çelik, programda yaptığı konuşmada, kavramlara, siyasete ve yürüdükleri yola enerji katan şeyin "siyasal duruş" olduğunu söyledi.
Türkiye'deki büyük demokratik devrimi ve dönüşümü gerçekleştiren iradenin, bu salonlardaki birlik ve bütünlük olduğuna işaret eden Çelik, "Bizden önce demokrasiyi, millet iradesini hakim kılmak isteyenleri nasıl engellediler? Bir, teşkilatlarını dağıttılar. İki, milletvekili gruplarını dağıttılar ama bakın vesayetin en karanlık günlerinde bile bizden bir tek mahalle temsilcimizi bile söküp alamadınız. Türkiye'de demokrasinin nöbetçileri kimdir, dendiğinde AK Parti'nin mahalle temsilcilerine bakacaksınız." ifadelerini kullandı.
Türkiye'de 2000'li yılların başında "siyasi partilerin, siyasi parti niteliğini büyük oranda kaybettiğine" değinen Çelik, AK Parti'nin böyle bir dönemde, belli bir siyasi fikir temelinde, muhafazakar demokrat bir kitle ve merkez partisi olarak kurulduğuna dikkati çekti.
Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "AK Parti sağda mı, yoksa solda mı yer alıyor?" sorusuna, "Biz sağda ya da solda yer almıyoruz. Biz toplumsal merkezi temsil eden siyasal merkezi temsil ediyoruz." yanıtını verdiğini anımsatarak, "Avrupa Parlamentosu içerisinde Avrupa Konseyi'nde, AKPM'de muhafazakar grup içinde olduğumuz gibi, Sosyalist Enternasyonal'den de bize davet gelmiştir 'gelin bize katılın' diye, bir merkez partisi olmanın hüviyeti çerçevesinde. Siyaset, bütün bu yaptığımız eserlerin, Cumhurbaşkanımız liderliğinde yürüdüğümüz yolun ana enerjisidir, ana omurgasıdır. Onun için en büyük eserimiz AK Parti'dir." diye konuştu.
Milletin, sorunlarının çözümü için AK Parti'yi iktidar yaptığını vurgulayan Çelik, şu değerlendirmede bulundu:
"Dünyanın her yerinde AK Parti nasıl iktidara gelmiştir, AK Parti nasıl siyaset yapmıştır, halen tartışılmaktadır ve AK Parti'nin benzerleri kurulmaktadır. Bunun en önemli göstergelerinden bir tanesi AK Parti'mizde dünyanın çeşitli yerlerinden gelen partilere siyaset nasıl yapılır, siyaset yoluyla toplum nasıl dönüştürülür, toplumun talepleri nasıl yerine getirilir bununla ilgili yaptığımız çalışmalardır."
"TÜRKİYE'NİN DIŞ POLİTİKADA TEK EKSENİ VARDIR O DA ANKARA EKSENİDİR"
AK Parti'nin dış politika yaklaşımına ilişkin konuşan ve geçmişte "Türkiye eksen kayması yaşıyor" iddialarının ortaya atıldığını anımsatan Çelik, şöyle konuştu:
"Biz bunu anlamaya çalıştık. Bunlar bize ne demek istiyorlar? Söyledikleri şey şu. Dış politikanızı batı eksenli yaparsanız eksen kayması yaşamıyorsunuz. Dış politikanızı batı eksenli yapmazsanız dış politikanızda eksen kayması yaşıyorsunuz. Onun için bizim tarihi dönüşümlerimizden bir tanesi 'eksen kayması' kavramıyla mücadele etmektir. Cumhurbaşkanımızın dediği şekilde Türkiye'nin dış politikada tek ekseni vardır o da Ankara eksenidir. Onun dışındaki hiçbir eksen Türkiye'nin dış politikasına yön veremez."
Çelik, AK Parti iktidarının "komşunu zayıflat ki kendini daha güvenli kıl" anlayışını da elinin tersiyle ittiğine değindi.
"Hiçbir komşumuzun zayıf, fakir olmasını istemiyoruz." diyen Çelik, şöyle devam etti:
"Hiçbir komşumuzun güvenlik güçlerinin ortadan kalkmasını istemiyoruz. Zengin komşular istiyoruz, güvenlik içinde komşular istiyoruz ve istikrarlı komşular istiyoruz. Çünkü şunu öğrendik ve AK Parti bunu bölgeye öğretti. O da şudur. Hepimiz güvende değilsek hiçbirimiz güvende değiliz. Onun için bizim güvenli olmamız kadar, bizim istikrarlı olmamız kadar Suriye'de, Irak'ta, İran'da, Akdeniz'deki bütün ortaklarımız da güvenli olacak."
Türkiye'de bazılarının, yaptığı kötülükleri "vatanseverlik" adına yaptığını söylediğine dikkati çeken Çelik, "AK Parti'nin Türkiye'ye kazandırdığı önemli kavramlardan biri 'Hukuk dışı vatanseverlik olmaz.' Kim hukukun dışına çıkarak vatanseverlikten bahsediyorsa onun yaptığı şey vatan hainliğinden başka bir şey değildir." değerlendirmesini yaptı.

Israeli President Isaac Herzog will receive the election results on November 4 and begin consultations with political parties for the process of forming a government. As a result of the elections held on October 27 in the country, no bloc could reach the required number of 61 deputies to form a government.

In the program held at the AK Party Headquarters, the 25-year history of the party and its period in power were evaluated. Efkan Ala emphasized that the AK Party transformed the state-nation relationship and the need for a new civilian constitution.

Following the dismissal of Mardin Metropolitan Municipality Mayor Ahmet Türk, the term of office of the trustee appointed was extended until January 4, 2027. Turk, who received 57.4% of the votes in the March 31 elections, was dismissed on November 4, 2024.

Yeni Party Manisa Provincial Chairman İlksen Özalper stated that her request for help was rejected when she had a panic attack in Sincan Women's Closed Prison, where she was detained, and that she was subsequently subjected to a disciplinary investigation, and announced that she would file a criminal complaint against the prison director.

The letter of undertaking signed by the Student List's parliamentary candidates in Serbia sparked legal debates because it included declaration of past political relations and resignation conditions.

Beşiktaş Mayor Rıza Akpolat, who is detained in Silivri Prison, shared a message of hope and solidarity on social media before his second birthday, which he spent apart from his family.