
AI-generated summary
Kıbrıs Türk halkı, uluslararası tanıma eksikliği nedeniyle seyahat sınırlamaları ve spor ambargosu gibi çeşitli kısıtlamalarla karşı karşıyadır. Bu durum, KKTC'nin uluslararası toplulukla etkileşimini zorlaştırmaktadır.
ANKARA MİLLİYET - Almanya Federal Meclisi’nde, Almanya İçin Alternatif Parti (AfD) milletvekili olarak görev yapan Maximilian Krah, Kıbrıs Türk halkının seyahatten uluslararası spora hayatın pek çok alanında karşılaştığı ambargo ve izolasyonlara tepki gösterdi. KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler’in diğer mevkidaşlarınca reddedilen davetini kabul ederek KKTC’de bir dizi temasta bulunan Krah, Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu’nu (KTFF) ziyaretinde kendisine hediye edilen ve üzerinde isminin yazılı olduğu KKTC Milli Takım Forması’nı da giyerek desteğini gösterdi. Kıbrıs Türklerine uygulanan spor ambargosu, İspanyol futbol kulübü Barcelona’nın akademisinin KKTC’de eğitim kampı planı ile yeniden gündeme gelmiş, ancak Rum yönetiminin baskısıyla karşı karşıya kalan Barcelona organizasyondan vazgeçmişti.
HAKSIZLIĞA TEPKİ
Kıbrıs Türk halkının izolasyon ve ambargolara bağlı yaşadığı sorunları yerinde görmek için KKTC’yi ziyaret eden Almanya Federal Meclisi Milletvekili Krah, Barcelona kampı krizine de yakından şahitlik etti. Krah, KKTC Meclis Başkanı Öztürkler tarafından kabulünde yaptığı konuşmada, Kıbrıslı Türklerin yaşadığı sıkıntıların kabul edilemez boyutta olduğunu, ikinci bir pasaportları olmadan dünyanın hiçbir yerine seyahat edemediklerini ve uluslararası spor müsabakalarına katılamadıklarını belirtti. Krah, temasları kapsamında KTFF Başkanı Hasan Sertoğlu ile de görüştü. Sertoğlu, ambargo ve izolasyonlara yönelik tepki açıklamaları nedeniyle teşekkür ettiği Krah’a, üzerinde isminin yazılı olduğu KKTC Milli Takım Forması’nı hediye etti. Krah da hediye formasıyla poz verdi.
'BU MESELE ÇÖZÜLMELİ'
AI outlook — possibilities, not facts
KKTC ile ilgili uluslararası spor ambargoları üzerine yeniden diplomatî görüşmeler başlayabilir.
Possible · Within weeks

Ekim 2025’te kaydedilen ancak önceki gün Avustralya merkezli ABC News tarafından yayımlanan röportajda, Mendel adlı kişi, saldırı emrini verdiğini itiraf etti ve sorumluluğunu kabul ettiğini belirtti. Ayrıca, kuruluşun Hamas ile bağlantıları bulunduğunu ve bu durumun planlarından sapmalarına yol açtığını söyledi. Dünya Merkez Mutfağı, Mendel’in iddialarını iftira niteliğinde ve güvenilir olmadığını tanımladı. İsrail ordusu ise 19 Ağustos’ta ilgili saldırıyla ilgili soruşturma açılmayacağını ve karışanlar hakkında işlem yapılmayacağını duyurmuştu.

Nepal'in Ağustos sonu haftasında buz kütlesi çökmesi, aşırı yağışlar, depremler ve baraj çökmeleriyle birleşen felakette yüzlerce hayat kaybedildi; uzaydan alınan görüntülerle hasar boyutu gösterildi. Uzmanlar, yapıların ayakta kalmasının şans değil, akış koridorundan uzaklık, sağlam temel ve perde sistemli taşıyıcı gibi mühendislik faktörlerine bağlı olduğunu vurguladı. Türkiye'deki Bozkurt sel felaketiyle karşılaştırılıp, taşkın risklerinin deprem kadar ciddi olduğu ve ZAS kapsamında çoklu afet yaklaşımının gerekli olduğu belirtildi. Ayrıca, su ve nem maruz kalan yapıların uzun vadeli korozyon riski ve deprem performansı üzerindeki etkisi de analiz edildi.

Nepal’de yaşanan sel felakidi sırasında 26 Ağustos’tan beri haber alınmayan tur rehberi Elena Öksüz, Rusya vatandaşı olarak da kayıtlı ve Hatay depremi sırasında gönüllü çevirmenlik yapmıştı. İstanbul Rehberler Odası Başkanı Selçuk Eracun, Öksüz’ün Tibet’ten Nepal’e giriş yaptığı ve karışık bir grup turistiyle birlikte tur yaptığı bölgede otelden ayrıldığını belirtti.

Japonya, Tokyo'ya alternatif bir yedek başkent seçmek için çalışmalar başlattı ve 13 şehir bu yarışa katıldı. Osaka, Fukuoka ve Sapporo gibi şehirler yatırım ve vergi indirimleri vaadiyle adaylıklarını duyururken, uzmanlar ve politikacılar Tokyo'nın deprem ve tsunami risklerine karşı savunmasızlığını vurguluyor. Yedek başkent planı, Japon halkını ikiye böldü; destekçiler doğal afetlere karşı hazırlıklı olmanın gerekliliğini savunurken, muhalifler planın siyasi çıkarlara hizmet ettiğini ve Osaka'nın da depremlere karşı savunmasız olduğunu söylüyor.

ABD, İran’ı altı aydır düzenlediği saldırılarla istediği sonuçları alamadığı için yaptırımlar ve abluka ile ekonomik baskıyı artırıyor. İran ekonomisinde dış ticarette %35’lik düşüş ve %66’ya ulaşan enflasyon gözlemlenirken, İranlılar protestoların yeniden başlayabileceğinden endişe ediyor ve ABD’ye güvenini kaybediyor. İran liderleri ise direniş ekonomisini vurgularken, Dışişleri Bakanı Arakçi, Müslüman ülkelerin birliğini savunuyor.

Tahran Havalimanı’ndan kalkıp saat 19.30 civarında Van Ferit Melen Havalimanı’na iniş yapan ilk uçak, yaklaşık 80 kişilik İranlı turist kafilesini taşıdı. Van Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Necdet Takva, direkt uçuşun başladığını ve bölgedeki ticari ilişkilerin güçlendiğini belirtti.