Almanya'da 77 yıllık gelenek değişiyor mu? İlk kadın cumhurbaşkanı gelebilir
CDU/CSU ittifakında cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi adaylık hesapları ve tartışmalar sürüyor.
Quick Look
- Almanya'da iktidardaki Birlik partilerinde (CDU/CSU) cumhurbaşkanlığı adaylığı için çetin bir rekabet yaşanıyor.
- CSU Ilse Aigner'i desteklerken, CDU içinde ise kriterler ve erkek aday ihtimali tartışılıyor.
AI-generated summary
Why It Matters
Almanya'da cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken, iktidar ortakları arasında aday belirleme süreci ve kriterleri üzerine tartışmalar yürütülüyor.
İktidarın büyük kanadını oluşturan Birlik partileri (CDU/CSU) cephesinde ise hesaplar çok daha karmaşık bir seyir izliyor. İttifakın Bavyeralı ortağı Hristiyan Sosyal Birlik (CSU), hamlesini erkenden yaptı.
CSU Genel Başkanı Markus Söder, Bavyera Eyalet Parlamentosu Başkanı Ilse Aigner'in ortak aday gösterilmesi için yoğun bir kampanya yürütüyor.
Eski Federal Tarım Bakanı olan altmış bir yaşındaki Aigner, aylardır yarışın en güçlü ismi olarak öne çıkıyor.
Tagesschau'ya göre Söder, ARD televizyonundaki "Bericht aus Berlin" programında, yetmiş beş yıldır hiçbir CSU mensubunun başbakan veya cumhurbaşkanı olamadığını hatırlatarak sıranın artık biraz da kendilerine geldiğini savundu.
Ancak Söder'in bu hamlesi siyasi çevrelerde ciddi soru işaretleri doğuruyor. Der Spiegel'in analizine göre, Bavyera Başbakanı'nın federal başbakanlık hayalinden vazgeçmediğini bilen gözlemciler farklı bir hesaba dikkat çekiyor.
Bellevue Sarayı'na bir CSU'lunun yerleşmesi halinde, devletin zirvesindeki iki koltuktan birini Bavyera'ya veren bir partinin başbakanlığı da alması neredeyse imkânsız görülüyor.
Bu sebeple kimi CDU kurmayları, Söder'in Aigner'i bilerek erkenden öne sürdüğünü ve şansını tüketmek istediğini düşünüyor.
Der Spiegel'in aktardığı izlenimlere göre Aigner, son CSU kurultayına siyah tişört, kırmızı ceket ve altın kolyeyle, yani Alman bayrağının renkleriyle katılarak sessiz bir gövde gösterisi yaptı.
Ancak Başbakan Merz'in kurultaydaki temkinli tavrı, meselenin henüz çözülmediğini gösterdi.
Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) tarafında Başbakan Friedrich Merz şimdiye dek kesin bir taahhüt vermekten kaçındı.
Geçen yıl yaptığı açıklamada 2027 yılında bir kadının cumhurbaşkanı seçilmesini tasavvur edebildiğini ve bunun iyi olacağını söylemişti.
Fakat partisindeki kurmaylar bu ifadenin kesin bir zorunluluk anlamına gelmediğini savunuyor.
Eyalet seçimlerinin ardından ağırlığı artan CDU'lu eyalet başbakanları, cumhurbaşkanı adayının belirlenmesinde söz hakkı talep ediyor ve makamın doğrudan CSU'ya bırakılmasına direniyor.
Parti içinde kadın cumhurbaşkanı zorunluluğunu açıktan sorgulayan sesler çoğalıyor.
Birlik Meclis Grubu Başkanı Thorsten Frei, Welt televizyonuna yaptığı açıklamada kapıların bir erkeğe peşinen kapatılmaması ve sürece açık fikirle yaklaşılması gerektiğini söyledi.
CDU Genel Saymanı ve Grup Başkanvekili Mathias Middelberg ise Der Spiegel'e verdiği demeçte cinsiyet tartışmasını eleştirdi.
Middelberg, adayın kadın veya erkek olmasından ziyade gerçek bir siyasi ağırlık ve otorite taşımasının şart olduğunu belirtti.
CDU Merkez Karar Yürütme Kurulu Üyesi Wiebke Winter da Deutschlandfunk radyosuna konuşurken, zamanın bir kadın aday için uygun olduğunu kabul etti; ancak adayın yetkinlik profilinin her şeyin önünde geldiğini vurguladı.
Hristiyan Demokratlar, Aigner'in önünü kesmek amacıyla uzun bir beklenti listesi sıralıyor. Bu şartların başında hukuk eğitimi geliyor; Aigner bu formasyona sahip değil.
Ayrıca Doğu ve Batı eyaletlerini kaynaştırma yeteneği aranıyor; koyu bir Bavyeralı kimliğinin bu birleştirici harcı sağlayamayacağı öne sürülüyor.
CDU içinde kadın aday olarak Federal Aile Bakanı Karin Prien, Federal Meclis Başkanı Julia Klöckner, eski genel başkan Annegret Kramp-Karrenbauer ve Hessen Eyalet Parlamentosu Başkanı Ines Claus gibi isimler konuşuluyor; yazar ve hukukçu Juli Zeh de seçenekler arasında anılıyor.
Fakat kriter çıtası bu denli yükseltilince kadın aday havuzunun daraldığı savunuluyor ve erkek adaylara kapı açılıyor.
Nitekim eski Anayasa Mahkemesi Yargıcı Udo di Fabio ile görevdeki Anayasa Mahkemesi Başkanı Stephan Harbarth kulislerde adı geçen isimler arasında yer alıyor.
Hessen Başbakanı Boris Rhein'ın adının kamuoyuna sızması herhangi bir tepki yaratmayınca, Birlik içinde "kadın cumhurbaşkanı beklentisi sanıldığı kadar sert bir zorunluluk değil" görüşü zemin kazandı.
Rhein yarışta yer almayacağını Merz'e iletmiş olsa bile, bu tartışma erkek aday ihtimalini canlı tuttu.
İktidar ortaklarından SPD'nin kendi adayı yarışta yer almıyor, ancak parti kadrolarında Aigner'e dönük belirgin bir sempati göze çarpıyor.
SPD Grup Başkanı Matthias Miersch, Aigner'i aşırı sağa karşı net tavır alan ve demokratik değerleri tavizsiz savunan bir demokrat olarak niteledi; koalisyon müzakerelerindeki güvenilirliğini övdü.
Bremen Belediye Başkanı Andreas Bovenschulte da açıkça Aigner'e arka çıktı.
Muhalefet ve sivil toplum kanadında ise farklı öneriler dillendiriliyor. Die Zeit'ın haberine göre Sol Parti (Die Linke) Federal Meclis İdari Menajeri Ina Latendorf, sivil toplumdan gelen ve partiler üstü kabul gören bir ismi destekleyebileceklerini duyurdu.
Komedyen ve yazar Hape Kerkeling için açılan ve 160 binden fazla imza toplayan dilekçe ise eşcinsel bir adayın seçilmesi fikrini gündeme taşıdı; Spiegel'e konuşan Kerkeling, sonucun başarıya ulaşmayacağını bilse de özgür bir toplumda bu tartışmanın fayda sağladığını ifade etti.
Cumhurbaşkanını seçecek Federal Seçiciler Kurulu, 630'u Federal Meclis milletvekillerinden, 630'u ise eyalet parlamentolarının seçtiği delegelerden oluşan toplam bin 260 üyeden meydana geliyor.
Eyaletler heyete sadece siyasetçileri değil; sanatçıları, sporcuları ve bilim insanlarını da dahil edebiliyor.
Seçimin ilk iki turunda en az 631 delegenin salt çoğunluğunu alan aday ipi göğüslüyor; üçüncü tura kalınırsa basit çoğunluk yeterli sayılıyor.
Kurulda en kalabalık grubu CDU/CSU oluştururken, onları AfD ve Yeşiller takip ediyor. İktidardaki Birlik partileri ile SPD'nin toplam sandalye sayısı salt çoğunluğu fazlasıyla aşıyor.
Bu tablo, Başbakan Merz ile ortaklarının varacağı mutabakatı belirleyici kılıyor. Gözler şimdi Merz'in 9 Kasım tarihindeki CDU yönetim toplantısında kendi partisindeki erkek aday yanlısı direnci aşıp aşamayacağına ve Bellevue Sarayı'nın anahtarını cumhuriyet tarihinde ilk kez bir kadına teslim edip etmeyeceğine çevrildi.
What to Watch
AI outlook — possibilities, not facts
CDU yönetim toplantısı
Likely · Within days
Open Questions
- Başbakan Merz parti içindeki direnci aşabilecek mi?
- Cumhurbaşkanlığı adaylığı için nihai isim kim olacak?



