
Arif Ahmet Denizolgun'un 2016'daki vefatına ilişkin soruşturmada, tanık beyanlarında çelişki tespit edilen Nurettin Demirkol tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi.
Arif Ahmet Denizolgun'un 2016'daki şüpheli ölümüyle ilgili soruşturmada, savcılıkta verdiği ifadelerle polis merkezi ihbar tutanağı arasında çelişki bulunan tanık Nurettin Demirkol, 'yalan tanıklık' suçlamasıyla tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi.
AI-generated summary
Arif Ahmet Denizolgun'un 2016'daki ölümü, şüpheli bulunması üzerine savcılık tarafından yeniden soruşturulmaya başlanmış ve mezarı açılarak inceleme yapılmıştır.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Bürosunca, Arif Ahmet Denizolgun'un 7 Eylül 2016'daki vefatına ilişkin iddialar üzerine başlatılan soruşturma devam ediyor.
Soruşturma kapsamında, "yalan tanıklık" suçundan gözaltına alınan Demirkol, emniyetteki işlemlerinin ardından Bakırköy Adliyesi'ne sevk edildi.
Savcılık ifadesi tamamlanan şüpheli Nurettin Demirkol tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine gönderildi.
SAVCILIK SEVK YAZISINA ULAŞILDI
Şahsın hakimlikteki işlemleri devam ederken, şüphelinin savcılık sevk yazısı ortaya çıktı. Sevk yazısında, 26 Ağustos günü savcılıkta tanık olarak beyanda bulunduğu aktarıldı. Yazıda Demirkol'un tanık beyanında, ihbarın saat kaçta ve kim tarafından yapıldığını bilmediğini anlattığı belirtildi. Demirkol'un tanık ifadesinde maktulün doktoru olmadığını beyan ettiği, ölümü şüpheli olarak değerlendirmediğini anlattığı aktarıldı.
Yazıda, şahsın Beykoz Riva Polis Merkezi Amirliğine yaptığı ihbarın çözüm tutanağına da yer verildi. Bu tutanağa göre, ihbarı yapan şahsın şüpheli Nurettin Demirkol olduğu, ihbarda şahsın kendisini ailenin doktoru olarak tanıttığı ve ölümün şüpheli olduğunu beyan ettiği vurgulandı.
ŞÜPHELİNİN İFADELERİNDE ÇELİŞKİ OLDUĞU VURGULANDI
Sevk yazısında, HTS raporları ve dinlenen diğer tanıklar, beyanları arasında çelişkiler olduğu, şüphelinin çelişkili ifadeleri savcılık sırasında sorulduğunda hatırlamadığını belirttiği, soyut beyanlarda bulunduğu aktarıldı. Yazıda, şüphelinin çelişkili ifadeleri nedeniyle üzerine atılı suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesi olduğu ve üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti göz önünde bulundurularak ‘yalan tanıklık' suçundan tutuklanmasının talep edildiği belirtildi. Şahsın, sulh ceza hakimliği işlemleri devam ediyor.
NE OLMUŞTU?
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığından 18 Ağustos'ta yapılan açıklamada, Eylül 2016'da vefat eden Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün ve yapılan otopsi işlemlerinin şüpheli olduğuna ilişkin iddia ve şikayette bulunulduğu, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ilgili hükümlerince maktulün gerçek ölüm sebebinin tespitine ilişkin yeniden inceleme yapılabilmesi amacıyla fethi kabir kararı alındığı kaydedilmişti.
Karar doğrultusunda başsavcı vekili, cumhuriyet savcısı, İstanbul Adli Tıp Kurumu uzmanları ve olay yeri inceleme ekipleri 19 Ağustos'ta Denizolgun'un kabrine gelmiş, görevlilerce açılan mezardan Denizolgun'un cesedine ait parçalar alınıp incelenmek üzere nakil aracıyla Adli Tıp Kurumuna götürülmüştü.
Mezardan çıkarılan örnekler işlemlerin ardından 20 Ağustos'ta yeniden kabre konulmuştu.
Başsavcılıktan 26 Ağustos'ta yapılan açıklamada ise Denizolgun'un otopsisinde "şüpheli ölüm" tespiti yapıldığı, Alihan Kuriş'in de aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında "adam öldürme" suçundan soruşturmanın sürdürüldüğü bildirilmişti.
Denizolgun'un mezarının açılması sonrası yapılan ön inceleme neticesinde elde edilen bilgi ve belgeler, raporlama yapılması için Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kuruluna gönderilmişti.
Soruşturma kapsamında daha önce tanık sıfatıyla ifade veren Nurettin Demirkol hakkında "yalan tanıklık" suçundan soruşturma başlatılmıştı.
Şüpheli Demirkol gözaltına alınmıştı.
AI outlook — possibilities, not facts
Nurettin Demirkol'un tutuklanıp tutuklanmayacağına dair hakimlik kararı açıklanacak.
Very likely · Within hours

The 10-person crew of the Tuğberk İmamoğlu ship, which sank as a result of a ship collision off the coast of Silivri on September 2, was lost. The captains of the Alsu ship, who were arrested for the accident, claimed that the AIS system of the opposing ship was turned off and that it maneuvered incorrectly.

Ankara Chief Public Prosecutor's Office launched an investigation against Oya Lale Arslan due to her social media posts. Arslan was detained on charges of spreading misleading information to the public and terrorist organization propaganda.

Within the scope of the FETO investigation carried out by the Muğla Chief Public Prosecutor's Office, 10 suspects who were found to have provided financial aid to Burkay Karatepe, the fugitive of the July 15 coup attempt, were detained in simultaneous operations in Istanbul and Eskişehir.
The preliminary expert report on the accident that occurred off the coast of Silivri on September 2 and resulted in the sinking of the ship named Tuğberk İmamoğlu, identified serious operational and systemic flaws in both ships. The search for 10 crew members continues.
Berkan Çil, a member of the DAESH terrorist organization, was neutralized in a conflict with the police in Sultanbeyli, Istanbul. Tahsin Polat, who was at the bus station during the operation, lost his life. A person thought to be linked to Çil was detained.
Following suspicious allegations regarding the death of Arif Ahmet Denizolgun, who passed away in September 2016, his grave was opened and an investigation was initiated. The Chief Public Prosecutor's Office announced that an investigation is being carried out against the suspects, including Alihan Kuriş, for the crime of 'murder'.