Breaking
RUAn industrial facility in Tatarstan was damaged after an attack by the Ukrainian Armed ForcesDESaxony-Anhalt: Employers warn of “climate of isolation” after AfD election victoryCNOhio gubernatorial candidate Acton attacked by gunman at Canfield FairDEFuture of the BSW state parliamentary group in Thuringia uncertain after the new party was foundedRUIn Kabardino-Balkaria, an avalanche covered a group of climbersBRRegistration for the Pirpirituba City Council competition closes this Monday (7)DEMore explosive devices discovered in Saxony – search for suspects underwayCNFormer Johnny's staff member confessed to sexually assaulting eight minors Jr. 30 years after the incident, he comes forward to be interviewedFRBudget: Philippe Juvin discusses the use of ordinances to break the deadlockTRFather experiencing economic difficulties in Gaziantep requested euthanasiaRUAn industrial facility in Tatarstan was damaged after an attack by the Ukrainian Armed ForcesDESaxony-Anhalt: Employers warn of “climate of isolation” after AfD election victoryCNOhio gubernatorial candidate Acton attacked by gunman at Canfield FairDEFuture of the BSW state parliamentary group in Thuringia uncertain after the new party was foundedRUIn Kabardino-Balkaria, an avalanche covered a group of climbersBRRegistration for the Pirpirituba City Council competition closes this Monday (7)DEMore explosive devices discovered in Saxony – search for suspects underwayCNFormer Johnny's staff member confessed to sexually assaulting eight minors Jr. 30 years after the incident, he comes forward to be interviewedFRBudget: Philippe Juvin discusses the use of ordinances to break the deadlockTRFather experiencing economic difficulties in Gaziantep requested euthanasia
BackAvrupalı devletlerin İsrail ile askeri anlaşmaları uluslararası hukuk uzmanlarınca eleştiriliyor
Avrupalı devletlerin İsrail ile askeri anlaşmaları uluslararası hukuk uzmanlarınca eleştiriliyor
Developing
AA Dünya1 hour agoWorld3 min readTürkiyeView translation

Avrupalı devletlerin İsrail ile askeri anlaşmaları uluslararası hukuk uzmanlarınca eleştiriliyor

Hukuk uzmanları, İsrail'in Gazze'deki eylemleri ve sürgün planları sürerken Almanya, Yunanistan ve Finlandiya gibi ülkelerin askeri iş birliklerini sürdürmesinin uluslararası hukuku ihlal edebileceği uyarısında bulunuyor.

Quick Look

İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları ve Filistinlilerin sürgün planları gündemdeyken, Almanya, Yunanistan ve Finlandiya'nın İsrail ile askeri anlaşmalar yapması hukuk uzmanları tarafından uluslararası hukuka aykırı ve sorumsuz bir davranış olarak nitelendiriliyor.

AI-generated summary

Why It Matters

İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları Ekim 2023'ten bu yana devam etmektedir. Güney Afrika, İsrail aleyhine Uluslararası Adalet Divanı'nda soykırım davası açmıştır.

Font size

İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları sürerken ve İsrailli yetkililer Filistinlilerin Gazze'den zorla çıkarılmasına yönelik planın halen gündemde olduğunu ifade ederken bazı Avrupa ülkelerinin İsrail'le yeni askeri anlaşmalar imzalaması tepkiyle karşılanıyor.

Oslo Üniversitesi Norveç İnsan Hakları Merkezinden Uluslararası Hukuk ve İnsan Hakları Profesörü Gentian Zyberi ve İngiltere'nin Bristol kentindeki Batı İngiltere Üniversitesinden Uluslararası Ceza Hukuku Profesörü Gerhard Kemp, İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın Filistinlilerin Gazze'den sürgün planının hala gündemde olduğunu söylediği dönemde Almanya, Yunanistan ve Finlandiya gibi ülkelerin Tel Aviv'le askeri anlaşmalar yapması ve ilişkilerini sürdürmesiyle ilgili AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Zyberi, Katz'ın açıklamasının Dördüncü Cenevre Sözleşmesi'nin 49. maddesi uyarınca uluslararası insancıl hukuku ihlal ettiğini, 147. maddenin ağır ihlali olduğunu, ayrıca Uluslararası Ceza Mahkemesinin (UCM) kurucu anlaşması Roma Statüsü'nün 8. maddesi kapsamında da savaş suçu olarak tanımlandığına dikkati çekerek, UCM Savcılığının bu açıklamaları incelemesi, Filistinlilerin sürgün edilmesini destekleyen İsrailli yetkililere yönelik suç duyurusunda bulunması gerektiğini söyledi.

Almanya'nın taraf olduğu Silah Ticareti Anlaşması'nın 6. maddesi uyarınca üçüncü ülkeye silah transferi yaparken bunların "kitlesel vahşet suçları işlemek amacıyla kullanılmamasını sağlama" sorumluluğunun bulunduğunu vurgulayan Zyberi, "Gazze'de savaş suçlarının neredeyse bir yıldır süren ateşkese rağmen devam ettiğine dair kamuya yansıyan bilgiler göz önüne alındığında Almanya, bu tür silah transferlerini durdurmayı veya ertelemeyi değerlendirmelidir." uyarısında bulundu.

Nikaragua'nın Uluslararası Adalet Divanında (UAD) İsrail'in Gazze'de soykırım işlediği ve Almanya'nın buna siyasi, mali ve askeri destek verdiği iddiasıyla Almanya aleyhine dava açtığını hatırlatan Zyberi, Berlin'in, Tel Aviv'e silah transferlerini sürdürmesinin Almanya'nın UAD nezdinde sorumlu tutulmasıyla sonuçlanabileceğini dile getirdi.

Zyberi, sözlerini şöyle tamamladı:

"İsrail'in Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi kapsamındaki yükümlülüklerine uymadığı gerekçesiyle Güney Afrika tarafından UAD'ye götürüldüğü ve başbakanının UCM tarafından savaş suçları ve insanlığa karşı suçlarla itham edildiği bir dönemde Gazze'de Filistinlileri öldürerek, yaralayarak ve aç bırakarak, ayrıca Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te etnik temizlik yaparak uluslararası hukuku her gün ihlal eden bir ülkenin hükümetiyle herhangi bir hükümetin askeri işbirliğinden ve anlaşmalardan kaçınması yerinde olacaktır."

İsrail'e silah transferini sürdürmek "sorumsuz bir davranış"

Kemp de Güney Afrika'nın İsrail'e karşı UAD'de açtığı soykırım davasında Tel Aviv'in Divanın geçici tedbir kararlarına uymadığını, bunun sonucu olarak Gazze'de koşulların ağır olmaya devam ettiğini ve ateşkese rağmen çok sayıda Filistinlinin İsrail'in saldırılarında hayatını kaybettiğini söyledi.

Filistinlilerin Gazze'den göçünün "gönüllü gibi gösterilmeye çalışılsa" da bölgedeki dayanılmaz yaşam koşulları nedeniyle öyle olmayacağına dikkati çeken Kemp, "Üst düzey İsrailli siyasetçilerin, Filistinlilerin Gazze'yi terk etmeleri konusunda 'teşvik edilmeleri' gerektiğine dair açıklamaları, (Birleşmiş Milletler Bağımsız Komisyonunun iki raporuyla da teyit edildiği üzere) süregelen soykırım bağlamında değerlendirilmelidir." ifadesini kullandı.

Kemp, Filistinlilere dayanılmaz koşulların dayatılması ve Gazze'den zorla uzaklaştırma çabalarının savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve soykırım niyetini gösteren etnik temizlik eylemi olarak değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Kemp, "Bu tablo karşısında devletlerin İsrail'e silah sağlamaya devam etmesini son derece sorumsuz bir davranış olarak görüyorum." değerlendirmesini yaptı.

Kemp, UAD'nin İsrail'e yönelik kararlarının uygulanması için uluslararası toplumun desteğine güvendiğini, benzeri kararları alabilecek mercinin BM Güvenlik Konseyi olduğunu ancak ABD'nin bu tür kararları veto edeceğini belirterek "Yine de devletler, münferit olarak (Almanya ve Yunanistan gibi) İsrail ile olan ikili ilişkilerinde uluslararası hukuka bağlı kalmalıdır." dedi.

İsrail ordusu, 10 Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkese rağmen Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarına devam ediyor.

Son resmi verilere göre, ateşkesten bu yana İsrail'in saldırılarında 1344 Filistinli yaşamını yitirdi, 4 bin 464 kişi yaralandı.

İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda 73 bin 651 kişi hayatını kaybetti, 174 bin 575 kişi yaralandı.

Alman hükümetinin Gazze'de soykırım uygulamakla suçlanan İsrail'e yönelik devreye alınan kısmi silah ihracatı kısıtlamalarını kaldırmasının ardından bu ülkeye yaklaşık 800 milyon avro değerinde askeri teçhizat sevkiyatına onay verdiği ortaya çıkmıştı.

Finlandiya'nın İsrail ile savunma işbirliği anlaşmasını, Gazze'de soykırımın devam ettiği 2024'te kamuoyuna duyurmadan imzaladığı ve 2034'e kadar uzattığı da gün yüzüne çıkmıştı.

İsrail Savunma Bakanlığı ile Yunanistan Savunma Bakanlığı arasında Tel Aviv'de yaklaşık 3 milyar avro değerindeki "Aşil Kalkanı" hava savunma anlaşması imzalanmıştı.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu sözcülerinden Christian Wigand, İsrailli yetkililerin Filistinlilerin yerinden edilmesine ilişkin ifadelerine dair AA muhabirine yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi'nin Batı Şeria ve Filistinlilerle birlikte tek ve bütün bir yapı olarak "gelecekteki Filistin Devletinin" parçası olması gerektiğinin altını çizerek "Gazze Şeridi'nde demografik veya toprak bakımından herhangi bir değişiklik yapılmasına yönelik tüm girişimleri reddediyoruz." ifadesini kullanmıştı.

Open Questions

  • Almanya, UAD davası sürerken silah ihracatını nasıl gerekçelendiriyor?
  • Finlandiya'nın savunma anlaşması kamuoyundan neden gizlendi?

Related Topics

This article was originally published by AA Dünya.

Related Stories

More on this topicisrail