Beykoz'da Arif Ahmet Denizolgun'un Ölümüne İlişkin Soruşturma Devam Ediyor
Quick Look
- Beykoz'da 2016'da hayatını kaybeden eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin soruşturma devam ediyor.
- 10 yıl önce 155'e yapılan ihbarla ilgili çözüm tutanağı ve doktor Nurettin Demirkol'un savcılıkta verdiği ifade elde edildi.
- Demirkol, 'yalan tanıklık' suçundan gözaltına alınmıştı.
AI-generated summary
Why It Matters
Arif Ahmet Denizolgun, 7 Eylül 2016'da Beykoz'da yaşamını kaybetmişti. Ölümü sonrası şüpheli死亡 iddialarıyla soruşturma başlatılmış, mezarı açılmış ve otopsi yapılmıştı.
Beykoz'da 2016'da hayatını kaybeden eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada, "yalan tanıklık" suçundan gözaltına alınan doktor Nurettin Demirkol'un tanık olarak verdiği savcılık ifadesi ile 10 yıl önce 155'e yapılan ihbara ilişkin çözüm tutanağına ulaşıldı.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Bürosunca, Arif Ahmet Denizolgun'un 7 Eylül 2016'daki vefatına ilişkin iddialar üzerine başlatılan soruşturma devam ediyor.
Soruşturma kapsamında, Denizolgun'un ölümüne ilişkin 10 yıl önce 155 acil çağrı hattına yapılan ihbara ilişkin çözüm tutanağına ulaşıldı.
Tutanakta, ilk telefon görüşmesinin saat 00.29'da gerçekleştiği, 155 operatörünün telefonu açmasının ardından ihbarcının kendisini "Ben doktor Nurettin Demirkol" sözleriyle tanıttığı, Demirkol'un daha sonra operatöre, "aile hekimi olduğu bir hastasının ani şekilde hayatını kaybettiğini" söylediği yer aldı.
Demirkol'un, "Aile hekimi olduğum bir hastam var, ani olarak vefat etmiş. Hükümet tabibinin görmesi gerekiyor. Belki muhtemelen ölüm nedeni belli değil, hakimin savcının görmesi gerekiyor." dediği tutanakta yer aldı.
Tutanakta, Demirkol'dan adres istenmesi üzerine, açık adresi bilmediğini söylediği, bunun üzerine operatörün, jandarma sorumluluk alanı olabileceğinden "156'yı araması gerektiğini" söylediği ve telefon görüşmesinin bittiği belirtildi.
Demirkol'un birkaç dakika sonra 155'i tekrar arayarak, "Biraz önce aramıştım, Doktor Nurettin Demirkol, vefat eden biriyle alakalı..." dediği, jandarmayla görüştüğünü ancak bölgenin polis sorumluluk alanında olduğunun kendisine söylendiğini belirterek, yeniden 155’ten yardım istediğine tutanakta yer verildi.
Tutanakta, operatörün "Burada şüpheli ölüm konusu mu var?" sorusuna Demirkol'un, "Şüpheli, beklenmedik ani bir ölüm, beklenmedik, şüpheli ani bir ölüm..." şeklinde cevap verdiği yer aldı.
Tutanaktaki beyanlarla savcılık ifadesi birbirini tutmadı
Doktor Nurettin Demirkol'un, soruşturma kapsamında 26 Ağustos'ta savcılıkta tanık sıfatıyla verdiği ifadesine de ulaşıldı.
Nurettin Demirkol ifadesinde, maktulün özel doktoru olmadığını, Hisar Hastanesi'ne geldiğinde birkaç kez kendisini muayene ettiğini, olay günü hariç çiftliğe hiç gitmediğini söyledi.
Olaydan nasıl haberdar olduğu sorusuna Demirkol, "Olayın üstünden çok zaman geçtiği için beni kimin aradığını hatırlamıyorum. Saati tam hatırlamamakla birlikte hava kararmıştı, geceydi. Beni aradıklarında ne söylediklerini tam olarak hatırlamıyorum. Ben tek başıma çiftliğe gittim. Muhtemelen bana konum yollamışlardır. Ancak kim nasıl konum yolladı olayın üzerinden çok zaman geçtiği için hatırlamıyorum." şeklinde cevap verdi.
Olay yerine gittiğinde sadece kişinin vefat ettiğini söylediğini, "şüpheli" gibi bir değerlendirme yapmadığını ifade eden Demirkol, sağlık ekibi ve polisleri kimin ve saat kaçta aradığını bilmediğini beyan etti.
Demirkol, olay saatinde uykusuz ve yorgun olduğunu, tutanakta neden özel doktoru yazıldığını bilmediğini savunarak, maktul ile özel hasta doktor ilişkisi olmadığını ifade etti.
Ne olmuştu?
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığından 18 Ağustos'ta yapılan açıklamada, Eylül 2016'da vefat eden Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün ve yapılan otopsi işlemlerinin şüpheli olduğuna ilişkin iddia ve şikayette bulunulduğu bildirilmişti.
Açıklamada, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ilgili hükümlerince maktulün gerçek ölüm sebebinin tespitine ilişkin yeniden inceleme yapılabilmesi amacıyla fethi kabir kararı alındığı kaydedilmişti.
Karar doğrultusunda başsavcıvekili, cumhuriyet savcısı, İstanbul Adli Tıp Kurumu uzmanları ve olay yeri inceleme ekipleri 19 Ağustos'ta Denizolgun'un kabrine gelmiş, görevlilerce açılan mezardan Denizolgun'un cesedine ait parçalar alınıp incelenmek üzere nakil aracıyla Adli Tıp Kurumuna götürülmüş, mezardan çıkarılan örnekler işlemlerin ardından 20 Ağustos'ta yeniden kabre konulmuştu.
Başsavcılıktan 26 Ağustos'ta yapılan açıklamada, Denizolgun'un otopsisinde "şüpheli ölüm" tespiti yapıldığı ve Alihan Kuriş'in de aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında "adam öldürme" suçundan soruşturmanın sürdürüldüğü bildirilmişti.
Denizolgun'un mezarının açılması sonrası yapılan ön inceleme neticesinde elde edilen bilgi ve belgeler, raporlama yapılması için Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kuruluna gönderilmişti.
Soruşturma kapsamında daha önce tanık sıfatıyla ifade veren Nurettin Demirkol hakkında "yalan tanıklık" suçundan soruşturma başlatılmıştı. Soruşturma kapsamında Demirkol, gözaltına alınmıştı.
What to Watch
AI outlook — possibilities, not facts
Nurettin Demirkol'un 'yalan tanıklık' soruşturmasında karar verilecek.
Likely · Within weeks
Denizolgun'un ölümüne ilişkin otopsi ve inceleme sonuçları netleşecek.
Possible · Within months
Open Questions
- Nurettin Demirkol'un 155'e yaptığı ilk ve ikinci aramalar arasındaki tutanak ve savcılık ifadesi arasındaki çelişkinin nedeni nedir?
- Demirkol'un 'yalan tanıklık' suçundan tutuklanmasının temel kanıtı nedir?
- Denizolgun'un ölümünün gerçek nedeni hâlâ belirlenebildi mi?




