Breaking
INEight Indonesian airports closed due to volcanic ash from Anak KrakatauKRSouth Korea, US, Japan Begin Five-Day Freedom Edge Military Exercise Despite Ulchi Freedom Shield ReductionBRMaroon 5 opens Brazilian tour with show in São José do Rio PretoCNFireworks explosion at Temascalzingo festival in Mexico kills 10, injures 64DELawsuit before the Bavarian Supreme Court: Are only Munich innkeepers allowed to serve beer at Oktoberfest?KRJapan High School Baseball Federation considers introducing a 7-inning system as a measure against heat waves... Controversy heats upRUThe Deputy Head of the Russian Foreign Ministry confirmed the continuation of Russian LNG supplies to the EU, despite the decrease in volumesKRSouth Korea turns to foreign workers to address eldercare shortageCN無黨澎湖縣長候選人許智富提出澎湖居民優先機位政策CNNio CEO William Li Compares Future Cars to Robots Amid AI-Driven Mobility VisionINEight Indonesian airports closed due to volcanic ash from Anak KrakatauKRSouth Korea, US, Japan Begin Five-Day Freedom Edge Military Exercise Despite Ulchi Freedom Shield ReductionBRMaroon 5 opens Brazilian tour with show in São José do Rio PretoCNFireworks explosion at Temascalzingo festival in Mexico kills 10, injures 64DELawsuit before the Bavarian Supreme Court: Are only Munich innkeepers allowed to serve beer at Oktoberfest?KRJapan High School Baseball Federation considers introducing a 7-inning system as a measure against heat waves... Controversy heats upRUThe Deputy Head of the Russian Foreign Ministry confirmed the continuation of Russian LNG supplies to the EU, despite the decrease in volumesKRSouth Korea turns to foreign workers to address eldercare shortageCN無黨澎湖縣長候選人許智富提出澎湖居民優先機位政策CNNio CEO William Li Compares Future Cars to Robots Amid AI-Driven Mobility Vision
BackBir toplumun geleceği dışarıdan kurulabilir mi?
Bir toplumun geleceği dışarıdan kurulabilir mi?
NEWS
Cumhuriyet1 hour agoOpinion3 min readTürkiyeView translation

Bir toplumun geleceği dışarıdan kurulabilir mi?

Quick Look

Makale, toplumun geleceğinin dışarıdan kurulan modellerle değil, kendi tarihsel ve kültürel kökleriyle bütünleşen organik değişimle inşa edilebileceğini savunur; Irak örneğiyle dışarıdan zorla getirilen yapıların toplumsal zeminle bütünleşmesinin zor olduğunu gösterir.

AI-generated summary

Why It Matters

Makale, toplumun geleceğinin dışarıdan kurulan modellerle değil, kendi tarihsel ve kültürel kökleriyle bütünleşen organik değişimle inşa edilebileceğini tartışır; bu bağlamda Irak örneği üzerinden dışarıdan zorla getirilen yapıların başarısızlığı incelenir.

Font size

Bir toplumun geleceği dışarıdan kurulabilir mi?

Kâğıt üzerinde yeni kurumlar yaratılabilir, yeni yasalar yapılabilir, yeni bir siyasal düzen tasarlanabilir. Fakat bütün bunlar, o toplumun kendi tarihinden, kültüründen ve ortak belleğinden kopuksa gerçekten bir gelecek kurulmuş olur mu?

Belki de gelecek konusunda gözden kaçırdığımız nokta budur: Gelecek yalnızca tasarlanmaz; yaşanır. Yaşanabilmesi için de insanın ve toplumun kendi yaşamıyla bir bağ kurması gerekir.

Bazı gelecekler toprağın içinden filizlenen bir fidan gibidir. Kökleri geçmiştedir; dalları geleceğe uzanır. Geçmişi tekrarlamaz ama ondan bütünüyle kopmaz. Değişir, dönüşür, yenilenir fakat bunu kendi yaşamının içinden yapar.

Bazıları ise başka bir iklimden getirilmiş bir ağaç gibidir. Dikilir, sulanır, korunur fakat kökleri yeni toprağa tutunamaz.

DOĞAL DEĞİŞİM

Ben bunlardan ilkine “organik gelecek”, ikincisine “inorganik gelecek” diyorum.

Buradaki “organik” sözcüğü biyolojik bir anlam taşımıyor. Bir toplumun kendi tarihsel ve kültürel dokusuyla kurduğu sürekliliği anlatıyor. “İnorganik gelecek” ise dışarıdan getirilen bir modelin, içine yerleştirildiği toplumun kendi dinamikleriyle yeterince bütünleşememesi anlamını taşıyor.

Bu ayrım, dışarıdan gelen her şeyi reddetmek anlamına da gelmiyor. Toplumlar hiçbir zaman bütünüyle kendi içine kapalı yaşamaz. Düşünceler, kurumlar, bilim, sanat ve teknoloji toplumlar arasında dolaşır. İnsanlık biraz da bu alışveriş sayesinde gelişir.

Mesele, “almak” ve “kopyalamak” arasındaki farkta ortaya çıkar. Bir toplum başka bir yerden aldığı düşünceyi kendi gereksinimleriyle yeniden yorumlayabiliyor, kendi yaşamına uyarlayabiliyor ve zamanla onu kendisinin kılabiliyorsa dışarıdan gelen şey artık yabancı olmaktan çıkar. Organik değişim biraz da budur; buna doğal değişim de diyebiliriz.

YENİ DÜZEN VE TARİHSEL BİRİKİM

Bu düşünce, Alman düşünür M. Heidegger'in teknoloji üzerine sorgulamalarını da anımsatıyor. Heidegger'in asıl sorusu teknolojinin iyi ya da kötü olup olmadığı değildi. Onu düşündüren, dünyaya yalnızca kullanılacak ve düzenlenecek bir kaynak olarak bakmaya başlamamızdı.*

Dağı yalnızca taş ocağı, nehri yalnızca enerji kaynağı, toprağı yalnızca üretim alanı olarak görürsek onların bizimle kurduğu daha derin ilişkiyi gözden kaçırabiliriz.

Peki, toplumlara da böyle bakabilir miyiz? Bir toplumu, kendi tarihinden ve iç dinamiklerinden bağımsız olarak yeniden düzenlenebilecek bir sistem gibi görmek mümkün müdür?

Irak, bu sorunun düşündürücü örneklerinden biridir. 2003'te ABD öncülüğündeki müdahaleyle Saddam Hüseyin rejimi devrildi. Ardından yalnızca iktidar değişmedi; devletin kurumları ve siyasal düzeni de yeniden kurulmaya çalışıldı. Ordu ve Baas Partisi tasfiye edildi; yeni kurumlar ve yeni bir siyasal yapı oluşturuldu.

Ancak yeni düzen, üzerinde yükseleceği toplumun tarihsel birikimi, mezhepsel ve etnik yapısı, siyasal belleği ve kendi iç dinamikleriyle kolayca bütünleşemedi.

Burada mesele, yapılanların bütününü doğru ya da yanlış ilan etmek değildir. Daha temel bir soru vardır: Bir toplumun geleceği, o toplumun tarihsel dokusu yeterince hesaba katılmadan dışarıdan kurulabilir mi?

YAPAY GELECEK

Irak deneyimi bu soruya iyimser bir cevap vermemizi zorlaştırıyor. Çünkü bir devletin kurumlarını değiştirmek başka, o kurumların yaşayacağı toplumsal zemini oluşturmak başkadır.

Bir fidanı başka bir iklimden getirip toprağa dikebilirsiniz. Sulayabilir, çevresini koruyabilirsiniz. Ama köklerinin o toprakla buluşmasını emirle sağlayamazsınız. İşte “inorganik gelecek” derken kastettiğim tam da budur; buna yapay gelecek de diyebiliriz.

Dışarıdan gelen gelecek toplumun yaşamında kök salamaz. Asıl mesele kendi geçmişine yaslanarak yeniyi üretebilmek, gerektiğinde geçmişle hesaplaşabilmek ve dışarıdan geleni kendi yaşamında dönüştürebilmektir. Çünkü gelecek ithal edilecek bir mal değildir. Gelecek, köksüz kurulamaz!...

Belki de bugün kendimize sormamız gereken soru budur: Geleceğimizi gerçekten kuruyor muyuz, yoksa başkalarının hazırladığı geleceklerin içine mi yerleşiyoruz?

ABDULLAH DÖRTLEMEZ E. DANIŞTAY ÜYESİ, TARİHÇİ, HUKUKÇU

Open Questions

  • Bir toplumun kendi dinamikleriyle dışarıdan gelen etkileri nasıl dengeler?
  • Organik değişim süreci ne kadar zaman alır?
  • Dışarıdan gelen modellerin başarılı entegrasyonu için hangi şartlar gerekli?

Related Topics

This article was originally published by Cumhuriyet.

Related Stories

Can Provocation Be an Excuse for Violence?
Developing·

Can Provocation Be an Excuse for Violence?

Berhan Şimşek, while questioning whether the allegation of "provoking" could be an excuse for murders of women, discusses Melih Gökçek's image as a durable politician, the Üsküdar flirtation between the New Party and CHP, the misuse of the grasshopper phrase, the camera toothbrush product and the legend of Robert De Niro's Istanbul police raid; He also gives advice to tradesmen on live streaming on TikTok.

Hürriyet Anasayfa
2 min read
An Analysis of War, Humanity and Peace
Developing·

An Analysis of War, Humanity and Peace

The article deals with the historical and symbolic transformation of the Second World War, which started on September 1, 1939, into World Peace Day. He emphasizes that wars enrich only a small minority, and the majority are victims. Mustafa Kemal Atatürk's 'War is a murder unless the life of the nation is in danger!' It starts with the words "and explains the damage done to humanity by imperialism, arms trade and dirty politics with historical examples (Iran-Iraq War, Gulf Wars, Syria and Gaza conflicts). In the end, he argues that peace can only be achieved through education, science, technology and economic power and that internal peace is a priority for Türkiye.

Cumhuriyet
2 min read
More on this topicgelecek