BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi Sözcüsü Jens Laerke, Gazze'deki insani yardım kısıtlamaları ve barınma krizine ilişkin açıklamalarda bulundu.
AI-generated summary
Gazze'de Ekim 2025'te varılan ateşkes süreci devam etse de, bölgedeki insani yardım akışı kısıtlamalar ve lojistik engeller nedeniyle yetersiz kalmaya devam ediyor.
Laerke, Gazze'deki son durum ve buradaki insani yardım durumuna ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
Gazze'de ateşkesinin adının konulduğunu ve bu durumun devam ettiğini belirten Laerke, şunları kaydetti:
"Açıkçası bu bizim normalde anladığımız türden bir ateşkes değil. Neden? Çünkü her gün hava saldırıları, bombardıman, silahlı çatışmalar ve benzeri nedenlerle insanların öldürüldüğüne veya yaralandığına dair haberler alıyoruz. Elbette bunun olmasını istemiyoruz. Bu yüzden tam anlamıyla bir ateşkes değil. Biz buna daha hafif bir ateşkes dedik. Yani şiddet eskisinden daha az. Bir yıl öncesiyle şimdiyi karşılaştırırsanız önemli ölçüde daha az ama tamamen durmadı."
Laerke, Gazze'ye, Ekim 2025'te varılan ateşkes öncesinden daha fazla insani yardım getirebildiklerine değinerek, yetersiz beslenmede önemli bir azalma gördüklerini ancak bunun yetersiz beslenmenin ortadan kalktığı anlamına gelmediğini söyledi.
"İnsani müdahale hala olması gereken noktadan çok uzakta"
Günde 700 binden 1 milyona kadar sıcak yemek sağladıklarını ve buna insanların hayatta kalabilmek için günlük olarak ihtiyaç duyduğuna dikkati çeken Laerke, "İnsani müdahale hala olması gereken noktadan çok uzakta. Bunun birkaç nedeni var. Öncelikle şu anda yardım götürebileceğimiz tek geçiş noktamız Kerem Şalom. Yani yardım akışını artırmak için açık olabilecek diğer geçişlerin olduğu yerde bir çeşit tıkanıklık var. Ancak şu anda getirebildiğimiz veya daha doğrusu getiremediğimiz yardımlara uygulanan tüm kısıtlamaların da aynı derecede önemli olduğunu söyleyebilirim." diye konuştu.
Laerke, Gazze'de özellikle barınma konusunun çok büyük bir endişe kaynağı olduğunu kaydederek, Gazze Şeridi'nde giderek küçülen bir alanda yaşayan insanların yaklaşık yüzde 95'inin kıyı bölgelerine sıkıştırıldığını duyduklarına işaret etti.
Gazze'de neredeyse herkesin barınma desteğine ihtiyacı olduğunu ancak onlara kışa dayanabilecek bir ortamı sağlayamadıklarını vurgulayan Laerke, şu değerlendirmede bulundu:
"Kış, beklediğimizden daha erken gelecek ve Gazze'deki insanlar için de zor olacak. Geçen yıldan biliyoruz ki insanların çadırları dayanıksız ve eskiydi, değiştirilmiyordu. Bu yüzden insanlar kışın ortasında düzgün bir yerde uyuyamıyorlardı. Bu sefer bunu önlemek için elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz. Ancak barınak malzemesinin getirilmesinde kısıtlamalar var. Dolayısıyla İsrail yetkililerinin bu kısıtlamaları hafifletmesine ihtiyacımız var, böylece daha fazlasını getirebiliriz."
"İnsanları kıyı şeridinde giderek daha küçük bir alana sıkıştırıyorlar"
Laerke, bu ihtiyaçları karşılamak için ek finansmana da ihtiyaçları olduğunu vurguladı.
Yıllardır İsrail yetkilileriyle günlük temas halinde olduklarına değinen Laerke, bu sorunları çözmek için uğraştıklarının altını çizdi.
Laerke, şu ifadeleri kullandı:
"Gazze Şeridi küçük bir alan olsa da bu (İsrail saldırıları) savaştan önce bile muhtemelen dünyanın en yoğun nüfuslu bölgesiydi. Şimdi İsrail yetkililerinin koyduğu kurallar ve kısıtlamalar nedeniyle insanlara gidilmesi güvenli olmayan bölgeler olduğunu söylüyorlar ve insanları kıyı şeridinde giderek daha küçük bir alana sıkıştırıyorlar. Yani Gazze'deki 2 milyon insanın neredeyse tamamının bir nebze olsun güvende olmak için oraya gitmesi gerekiyor. Bu, çok sayıda insanın çok küçük bir yere sıkıştırılmasıyla birçok sorunu artırıyor. Çöp toplama konusunda sorunlar var. Hastalıklar kolayca yayıldığı için endişeliyiz."
Gazze'de insanların barınaklara tıkıştırıldığını ve bunların yeterli olmadığını belirten Laerke, bu durumun Gazze'deki Filistinliler için olumsuzluklara neden olduğuna dikkati çekti.

Norveç Kralı 5. Harald, kanındaki bakteriyel enfeksiyon nedeniyle hastanede antibiyotik tedavisi görüyor. Kraliyet Sarayı, 87 yaşındaki hükümdarın durumunun stabil olduğunu ve Veliaht Prens Haakon'un kral naibi olarak görevini sürdürdüğünü açıkladı.

Diyarbakır Talaytepe Mahallesi'ndeki bir plazada çıkan yangın paniğe yol açtı. İtfaiye ve TOMA'ların müdahale ettiği olayda, dumandan etkilenen 3'ü itfaiye eri olmak üzere 5 kişi hastaneye kaldırıldı. Vali Zorluoğlu yangının büyük oranda kontrol altına alındığını belirtti.
Ukrayna, 1991'de bağımsızlığını ilan etmesinden bu yana Turuncu Devrim, Kırım'ın ilhakı ve 2022'de başlayan Rusya-Ukrayna savaşı gibi kritik süreçlerden geçti. Ülke, toprak bütünlüğünü korumak için hem cephede hem de diplomatik arenada mücadelesini sürdürüyor.

Yunanistan'da turist sayısındaki rekor artış ve Orta Doğu'daki çatışmalar nedeniyle hava trafiği kapasite sınırlarını aştı. Hava trafik kontrolörleri, personel yetersizliği ve eskiyen sistemler nedeniyle güvenlik riskleri ve ciddi gecikmeler yaşandığını belirtiyor.

Rusya Devlet Başkanı Putin, Ukrayna'nın saldırılarına karşı altyapı hamleleri yapacaklarını belirterek hedeflerine ulaşana dek durmayacaklarını açıkladı. Zelenski ise Rusya'nın 300 bin kişilik yeni bir seferberlik hazırlığında olduğunu iddia etti.

Gine'nin başkenti Konakri'deki Dar-es-Salam çöplüğünde şiddetli yağışlar nedeniyle meydana gelen çökmede 30 kişi hayatını kaybetti, 22 kişi yaralandı. Arama kurtarma çalışmaları sürerken, bölgedeki yerleşim alanları için daha önce tahliye çağrısı yapıldığı belirtildi.