
İstanbul'da devam eden boşanma davasında eşi hakkında 8 kez koruma tedbiri aldırılan V.E., kararların hak ihlali yarattığı gerekçesiyle AYM'ye çıktı.
İstanbul'da 19 yıllık eşi Ç.E. tarafından açılan boşanma davasında, 2 yılda 8 ayrı kararla 25 ay uzaklaştırma cezası alan V.E., kararlara karşı Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu.
AI-generated summary
Ç.E, 2021 yılında 19 yıllık eşi V.E'ye boşanma davası açarak 6284 sayılı kanun kapsamında koruma tedbirleri talep etti.
İstanbul’da yaşayan Ç.E, 19 yıldır evli olduğu ve 2 çocuğunun babası V.E’ye 2021 yılında boşanma davası açtı. Ç.E, boşanma davası süresince eşi V.E hakkında, “6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun” kapsamında mahkemeye başvurarak 8 defa koruma tedbiri talep etti. Boşanma davasının sürdüğü Aile Mahkemesi yapılan her koruma tedbirini kabul ederek V.E.’ye uzaklaştırma kararı çıkarttı.
14 Eylül 2021 tarihinden itibaren 13 Temmuz 2023 tarihine kadar aralıksız bir şekilde 2 yıl içerisinde V.E hakkında, toplam 8 kararla 25 ay koruma kararı verildi. V.E verilen her karara itiraz etti ancak itirazları reddedildi. Mahkeme tarafından tüm itirazları reddedilen V.E son çare olarak Anayasa Mahkemesi’ne başvuruda bulundu.
V.E’nin avukatı Levent Karakoç Anayasa Mahkemesi’ne sunduğu dilekçede, Ç.E’nin koruma tedbiri başvurularının aynı gün içerisinde incelenmeden kabul edildiğini belirtti. V.E’nin yaptığı itirazlarında asgari bir gerekçe dahi gösterilmesen reddedildiğini belirten Karakoç, 3’er ay aralıklarla koruma kararı alındığı ve bu süreçte müvekkilinin o dönem reşit olmayan 2 çocuğuyla iletişim kurmasının engellendiğini belirtti.
Tedbir kararlarının haksız ve hukuksuz şekilde verildiğini belirten avukat Levent Karakoç, “Tüm kararlar adeta şablon bir karar olarak yazılmıştır. Zira taraflar arasındaki durum incelenmeden ve bütün bu kararlara karşı sunmuş olduğumuz itiraz dilekçelerimiz incelenmeden hep aynı kararlar verilmiştir. Karar içeriğinde müvekkilimize “Kusurlu” diye sıfatlandırılması usul ve yasaya aykırıdır. Gerekçe yetersizdir. Hak kötüye kullanılmaktadır. Anayasal hak ihlalidir. Yeni bir olgu olmaksızın yerel mahkemece süreklilik taşıyan şekilde verilen kararlar usul ve yasaya aykırıdır. Anayasamızın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ve gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği açıktır. Tüm başvuru yolları tüketilmiştir” dedi.

IBB Culture Inc. Journalist Ali Çağatay, who was tried on charges of 'spreading misleading information to the public' and 'insulting the police force' for his post about the kidnapping of his manager, was acquitted of both charges by the court.

An indictment demanding prison sentences from 2 to 15 years for 10 defendants regarding the incident in which 4 workers lost their lives as a result of the collapse of the scaffolding during the viaduct construction in Diyarbakır's Kulp district was accepted.

In the letter sent to TFF within the scope of the football betting investigation, the Istanbul Chief Public Prosecutor's Office stated that disciplinary processes could affect the safety of the judicial investigation and requested coordination before the proceedings.

In the case related to the death of 14-year-old Abdurrahman Özkul, who got his arm caught in the machine at the recycling factory in Bor, the factory owner was sentenced to 5 years, 6 months in prison, and the team was sentenced to 4 years, 9 months and 23 days in prison.

Istanbul Chief Public Prosecutor's Office prepared an indictment requesting up to 3 years of imprisonment regarding the song and video clip of singer Fatih Karaca, known as Mabel Matiz, on the grounds that the limits of public morality were pushed.

A South Korean court sentenced K-pop group Winner member Song Min-ho to one year in prison and suspended the sentence for two years for 102 unauthorized absences during his social service duty.