
AI-generated summary
Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen ve şehir plancı Tayfun Kahraman tutuklu durumda. Bülent Arınç, eski TBMM Başkanı ve AKP üyesi olarak, bu kişilerle kişisel tanıklıkta bulunmuş ve sosyal medya üzerinden desteklerini ifade etmiş.
AKP'li eski TBMM Başkanı Bülent Arınç sosyal medya üzerinden tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, tutuklu Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen ve tutuklu şehir plancı Tayfun Kahraman'ın tutukluklarını eleştiren bir paylaşım yaptı.
Arınç, Murat Çalık'ı hastanede ziyaret ettiğini ve Mithat Bülent Özmen ile tanışmasını anlatırken AYM'nin verdiği Tayfun Kahraman mesajını "tekrar okusunlar" uyarısında bulundu.
Arınç'ın paylaşımının tamamı şu şekilde:
"Gayretullaha Dokunmasın…
Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık'la ilgili şöyle bir olay yaşamıştım: Bundan yaklaşık iki yıl önce Murat Çalık'ın danışmanı ziyaretime geldi ve "Efendim, başkanım sizinle tanışmak istiyor" dedi. "Ben kendisini tanımıyorum" dedim. O da kendisinden çok iyi bir insan olarak bahsetti, hatta iki tane erkek evladı olduğunu ve onların dini bilgiler alması için özel bir hoca tuttuğunu söyledi. "İyi, buyursun gelsin" dedim. Ankara'da ziyaretime geldi. Çok iyi bir insan, oldukça da güzel konuştu. Kendisini tanıttı ve "Ben sadece Beylikdüzü'ne hizmet etmek istiyorum." dedi. Kendisini uğurladım ama yaklaşık bir yıl sonra hakkında gözaltı ve tutuklama oldu. Çok üzülmüştüm, çünkü aynı zamanda ciddi bir hastalığın pençesindeydi ve her an nüksetme tehlikesi vardı. İzmir'e gittim, Şehir Hastanesi'nde tedavi altındaydı. Başında polisler, jandarmalar, epey bir kalabalık vardı. O zaman dışarıda annesi, eşi ve iki oğlu bekliyorlardı. Onlarla görüştüm. Annesi gözyaşları içindeydi, oğlunun böyle bir şey yapmayacağına inanıyordu, eşi de hâkeza öyle. Ben de onları teselli ettim. "Mutlaka çıkacaktır, merak etmeyin, hak yerini bulacaktır" dedim. Fakat sonra olmadı, bütün talepleri reddedildi ve annesi, hastanedeyken hastane önünde, şimdi Silivri'deyken de her duruşmasına giderek oğlunun bir gün tahliye olacağını bekliyor. Ben kendisini teselli ederken Çayelili olduğunu söylemişlerdi. Dedim ki: "Anneciğim, inşallah oğlunuz tahliye olur, hep beraber seviniriz, siz de bize bir Çayeli fasulyesi yaparsınız." sevincinden ağlamaya başladı bu sefer, gözyaşlarıyla onu bıraktım.
MİTHAT BÜLENT ÖZMEN İLE TANIŞMASI
İkincisi, Eyüp Sultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen... Bir toplantı vesilesiyle tanışmıştık, geldi kendini takdim etti. Daha önce İGDAŞ'ta çalıştığından bahsetti; çok iyi bir eğitim almış, özel sektörde çalışmış, kendini o işlere vakfetmiş. Günün birinde teklif almış: “Seni beğendik, yaptığın işlere baktık, seni Eyüp Sultan Belediye Başkanı yapacağız" demişler. Şaşırmış. "Ben buna hemen karar veremem, bizim evde en dindarımız annemizdir, gece gündüz ibadet eder, ona bir sormam lazım. 'Anneciğim, böyle bir teklif aldım, ne dersin?' deyince beni hemen Eyüp Sultan'a götür dedi" demiş. Eyüp Sultan Hazretleri'ni ziyaret etmişler, saatlerce orada kalmış, gözyaşlarıyla dualar etmiş. Annesi, "Oğlum, Allah nasip ettiyse buraya hizmet etmen mukadderse aday ol" demiş. Onun üzerine "Ben aday oldum" dedi. Şimdi böyle güzel bir insanın günün birinde suçlanacağı, hatta Ankara'daki bir bağlantı sebebiyle suçlanacağı hiç aklıma gelmezdi.
Gördüğüm kadarıyla her ikisi de mükemmel, ahlaklı, temiz, çalışkan ve işini iyi yapan insanlardı. Şimdi bunların ikisi de cezaevinde. Onları tanıdığım için bu misalleri verdim ama bunların dışında da onlarca insan her gün bir şekilde cezaevine giriyor. Aylardır haklarında iddianame yazılmıyor, cezaevinden çıkacakları günü bekliyorlar; anneler ağlıyor, babalar ağlıyor, çocuklar ağlıyor, eşler ağlıyor. Maalesef böyle bir ortam içindeyiz.
AYM KARARI VE TAYFUN KAHRAMAN
Ben hukukçuyum. Hukuku ve adaleti önceleyenler, Anayasa Mahkemesi’nin ikinci defa verdiği Tayfun Kahraman kararınını birkez daha okusunlar ve adli yargılama da hak ihlalinin ne olduğunu görsünler.
Herhangi bir konu hakkında bir suç şüphesi ve kuvvetli delil bulunursa soruşturmalar yapılır, bunlara karşı değiliz. Ama soruşturmalar konusunda da hem Ceza Muhakemesi Kanunu'ndaki usullere riayet edilmeli hem de işin insani, vicdani ve hukuki boyutu hiçbir zaman ihmal edilmemelidir."
AI outlook — possibilities, not facts
Tutuklu Belediye Başkanları ve şehir plancıyla ilgili iddianane hazırlanacak ve mahkeme süreci başlayacak.
Likely · Within weeks
Anayasa Mahkemesi'nin Tayfun Kahraman kararıyla ilgili tartışmalar devam edecek ve yeni başvurular gelebilir.
Possible · Within months
In his speech during his visit to the party, AK Party Isparta Provincial Chairman Bülent Turan criticized some understandings within the party, demanded that the leaders fulfill their responsibilities, emphasized that those who made mistakes should be punished and the importance of remaining loyal to the values of the party.
Minister of Trade Ömer Bolat made a statement about the allegations against him on his social media account. Regarding the investigations into investment companies brought to the agenda on September 16, he stated that the family savings of 37.8 million TL were deposited into the sukuk (lease certificate) account, this account has not been closed yet and no shares have been bought or sold. He also emphasized that all asset declarations were made completely and on time.

Minister of Commerce Ömer Bolat stated that he had declared his assets and that the claim of 400 thousand TL investment and 800 thousand TL withdrawal was a lie. He said that family savings were deposited in a sukuk account, that there were no crypto or foreign investments, and that he would settle accounts with the slander producers in the judiciary.

The General Assembly of the Turkish Grand National Assembly convened under the chairmanship of the Deputy Speaker of the Parliament, Celal Adan, and representatives from the parties spoke about the establishment of the forsk commission. Yeni Yol Group Mehmet Emin Ekmen stated that AKP also needs an investigation commission. İYİ Party Uğur Poyraz said that the commission was necessary to reveal the incident and to save the MPs from suspicion. CHP Sevda Erden Kılıç stated that they will not drop the issue from the agenda until the investigation commission is established. DEM Party Gülistan Kılıç Koçyiğit questioned the responsibility of the government. NEW Party Ali Mahir Basarir emphasized that the funding crisis should be investigated. AKP Özlem Zengin stated that the Fund Monitoring Board has been established and they aim to make the payments. After the discussions, Adan said that where there is no justice, there is no human dignity.

NEW Party Izmir Deputy Ümit Özlale asked Vice President Cevdet Yılmaz at the General Assembly of the Turkish Grand National Assembly whether 470 million liras were deposited into the account of a minister's father and the fund was withdrawn with 830 million liras. Yılmaz stated that his private secretary, Fatih Kılınç, suffered a great loss in the fund to which he invested 7 million lira. Cumhuriyet writer Murat Ağırel claimed that Minister of Commerce Ömer Bolat bought funds and sold them before the crisis. Journalist İsmail Saymaz said that two deputy ministers deposited money into one of the funds.

Istanbul Chief Public Prosecutor's Office Terrorism Financing and Laundering Crimes Investigation Bureau is conducting a fund investigation within the scope of transactions on Özata Denizcilik shares. Fatma Betül Sayan Kaya and İlyas Kaya declared that they bought shares in April 2026 and sold them in August and September, that there was no direction to their investments and that they reported their earnings to SDIF. CMB is expected to file a criminal complaint.