
AI-generated summary
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen 21. MÜSİAD EXPO Uluslararası Ticaret Fuarı ve 29. Uluslararası İş Forumu Kapanış Programı’nda konuştu. Konuşmasında küresel sistemin çıkmazı, Filistin, Gazze, Lübnan, Yemen, Sudan, Somali, Arakan ve İran gibi bölgelerdeki insani krizler ve adalet talebi üzerine durdu. Ayrıca ABD’den dönüşü yoğun Ankara mesaisi içinde Kabine ve MGK toplantılarının gündemini öne sürdü.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen 21. MÜSİAD EXPO Uluslararası Ticaret Fuarı ve 29. Uluslararası İş Forumu Kapanış Programı’nda yaptığı konuşmada, etkinliğe katılmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi. Erdoğan, Türkiye’nin ekonomi ve ticari potansiyelini dünyayla buluşturan MÜSİAD’ın yurt içinde ve dışında 14 binden fazla üyesiyle 60 bin işletmeyi temsil ettiğini, yaklaşık 3 milyon kişiyi istihdam ettiğini aktararak, şunları kaydetti:
KÜRESEL SİSTEMİN ÇIKMAZA GİRDİĞİ GÜNLER: Küresel sistemin hem meşruiyet hem temsil hem de adalet boyutlarıyla çıkmaza girdiği günlerden geçiyoruz. ‘Gücü gücü yetene’ düzeni ilk defa bu kadar uluslararası ilişkilere damga vurmaktadır..
DOĞRU BİLDİKLERİMİZİ DİLE GETİRDİK: (BM 81. Genel Kurulu’na hitabında özellikle bu konuya dikkat çektiğini belirterek) Filistin’den Yemen’e, Sudan’dan Somali’ye, Arakan’dan İran’a, içerisinde özellikle barışın, adaletin, sağduyunun yer almadığı hiçbir reçetenin sahada karşılığı olmadığını ifade ettik. Gazze’de, Lübnan’da on binlerce masumu katleyen soykırımcı caniler bizim gerçekleri yüzlerine vurmamızdan rahatsız olsalar da hamdolsun biz bir kez daha doğru olanı, doğru bildiklerimizi cesaretle dile getirdik.
HESABINI VERECEKLER: Kendisini seçilmiş zanneden, kendisini diğer tüm insanlardan üstün gören, insafı, vicdanı, ahlakı, ilkesi olmayan işgalci siyonist zihniyetin maskesini indirmekte kararlıyız. Uluslararası Ceza Mahkemesinin hakkında yakalama kararı verdiği savaş suçlularının yeri Birleşmiş Milletler kürsüsü değil, işledikleri cinayetlerin, döktükleri kanların hesabını verecekleri mahkeme salonlarıdır.
ADALET MÜCADELESİ: Eğer soykırım yapanlar adalete hesap vermezse, eğer bunlardan hukuk önünde, tarih önünde hesap sorulmazsa aynı vahşet tekrar yaşanacak, aynı insani trajediyle biliniz ki çocuklarımız da karşılaşacak. Biz, şahsen son nefesimize kadar adalet mücadelesi içinde olacağız.
GENEL KURUL GEREKEN CEVABI VERDİ: Filistin halkı yalnız değildir, asla sahipsiz değildir. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, bu gerçeği bir kez daha teyit etmiştir. İnsanlık ittifakının temsilcisi olarak genel kurul, savaş suçlularına hak ettikleri cevabı vermiştir. Diplomatik heyetlerin salonu terk ederek sergiledikleri ilkeli tavır, soykırım şebekesinin yüzüne adeta bir tokat gibi inmiştir. Şahsımızı ve ülkemizi ahlaksız iddialarla hedef koymalarının sebebi işte budur. Türkiye, vicdanlı, onurlu, ahlaklı ve yürekli duruşuyla hem mazlumlara umut olmuş hem de diğer ülkelere cesaret aşılamıştır.
ABD dönüşü yoğun Ankara mesaisi
BM Genel Kurulu için gittiği ABD’den dönen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni haftada iç ve dış politikadaki kritik başlıklara yoğunlaşacak. Erdoğan’ın hafta başında başkanlık edeceği Kabine ve MGK toplantılarında iki önemli başlık öne çıkacak. Kabine’nin ana gündemini ekonomideki “fon krizi” oluştururken, MGK’da “Terörsüz Türkiye” sürecinde gelinen son aşama ele alınacak. Bu kapsamda Kabine’de sermaye piyasalarında atılabilecek yeni adımlar, yatırımcıların durumu ve benzer likidite sorunlarının önüne geçilmesine yönelik olası düzenlemelerin ele alınması öngörülüyor. Erdoğan, perşembe günü de Meclis’te yeni yasama yılının açılış konuşmasını gerçekleştirecek.AYŞEGÜL KAHVECİOĞLU Ankara
‘Türk Dil Bayramı kutlu olsun’
Erdoğan, Türk Dil Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı. Erdoğan, “26 Eylül Türk Dil Bayramı vesilesiyle bizlere düşen görev, Türkçemizi geçmişten aldığımız büyük mirasın bir emaneti olarak korumak, zenginleştirmek ve gelecek nesillere en güçlü şekilde aktarmaktır. 26 Eylül Türk Dil Bayramımız kutlu olsun” dedi.
AI outlook — possibilities, not facts
Kabine, sermaye piyasalarında yeni likidite önlemleri ve yatırımcı güveni için düzenlemeler gündeme getirecek.
Likely · Within days
MGK, terörsüz Türkiye sürecinin son aşamasını değerlendirerek yeni güvenlik önlemleri belirleyecek.
Likely · Within days
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Meclis’te yeni yasama yılının açılış konuşmasında iç ve dış politikalara yönelik yeni öncelikler belirtecek.
Very likely · Within days

President Tayyip Erdoğan and Istanbul Metropolitan Municipality Mayor Ekrem İmamoğlu stated that the allegations raised should be investigated in detail and independently. İmamoğlu stated that it is necessary to take political and conscientious responsibility.

Vice President Cevdet Yılmaz stated at the TÜRKONFED Business World Summit that the terrorism-free Türkiye process has started a new era. Stating that the economic cost of terrorism is at least 2.3 trillion dollars, Yılmaz emphasized that security problems limit private sector investments. While proposing to re-evaluate investment opportunities in the East and Southeast, he cited the example of Sütaş investment in Bingöl and said that the use of local resources triggered development. Stating that global uncertainty has temporary effects, Yılmaz said that there are limited problems in the capital markets, but there is no structural problem. TÜRKONFED, TÜSİAD and FIRATSİFED presidents also emphasized the necessity of preserving production capacity, strengthening the industrial base and turning to high value-added production.

Israeli Prime Minister Benjamin Netanyahu claimed that opposition leaders intend to form a government by uniting with Arab parties and claimed that the group photo of opposition leaders was edited with artificial intelligence. Opposition parties had decided to act jointly before the October 27 elections.

Retired police officer Ali Şekeroğlu shot himself in front of the Constitutional Court due to life difficulties. In the same week, five police officers and retired police officers lost their lives. While the article criticizes the economic policies of the AKP government, it also brings up the media's concealment of the events.

Cem Özdemir, Germany's first state prime minister of Turkish origin, credits Berlin's Left Party candidate Elif Eralp with anti-Semitism and tells her that he cannot form a coalition without the approval of the Jewish community. Foreign observers state that this criticism was instrumentalized due to Eralp's attitude towards Israeli policies and that Germany's 'Never again' promise only covers Jews.

It is argued that during the period when the AKP came to power 24 years ago with the promise of ending poverty, corruption and prohibitions, these problems deepened, penetrated the social structure and led to the loss of power.