
Tayip Temel, 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun' kapsamında cezaevlerindeki durum ve tahliyeler üzerine konuştu.
AI-generated summary
Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülerin durumunu düzenleyen bir yasal çerçeve olarak tartışılmaktadır.
DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel, 'çerçeve yasa' olarak bilinen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun”un cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülere nasıl uygulanacağına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“700-800 kişi hariç herkes çıkıyor cezaevinden" diyen Tayip Temel, "Sanırım tahliye sayısı 4 bine yakındır. Kapsam dışında kalanların durumunu dönemsel kurul değerlendirecek. Bu dosyaları tek tek... Dolayısıyla bizim gördüğümüz şey şu: Eğer paradigma değişikliği gerçekleşirse devlet geriye hiçbir insanın kalmaması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Tayip Temel, "Eş Genel Başkanlarımız Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş da PKK suçlamasına maruz kalmışlardır. Dolayısıyla onların tümü tahliye oluyor. Sanırım bu sayı 4 bine yakın" açıklamasında bulundu.
"CAN ATALAY İÇERİDE DURMAZ"
Yasanın kapsamının dar olduğu yönündeki eleştirilere de yanıt veren Temel, "Silahların bırakılıp, gelenlerin topluma ve demokratik yaşama katıldığı bir ortamda Can Atalay içeride durmaz, Bekir Kaya içeride kalmaz. Bu bir iklim sorunu. Bu yasanın tüm antidemokratik uygulamalarla, siyasi düşünceleri sebebiyle içeride olanları kapsaması gerektiğinin mücadelesini çok yürüttük. Ama PKK'nin silah bırakmasına odaklı bir zihniyet karşımızda olduğu için dar kaldı" diye konuştu.
Kıbrıs gazetesinin köşe yazısında, 19 Ağustos'ta Ercan Tavsiyeli Hava Sahası'nda Türk A400M askeri uçağı ve İngiliz yolcu uçağının kontrollü hareketi, Rum ve Yunan basınının siyasi kriz yaratma çabaları olarak yorumlandı.
KKTC Başbakanı Üstel, Rum yönetiminin Kıbrıs Türk halkının uluslararası temaslarını, ekonomik hayatını ve egemenlik haklarını hedef alan baskılarını kınadı. Üstel, izolasyon politikalarının ve tehditlerin Kıbrıs Türk halkını haklarından vazgeçiremeyeceğini vurguladı.
ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, İsrail'in Suriye'deki hava üssü saldırısının Türkiye'ye haber verilmeden gerçekleştiğini belirtti. Barrack, İsrail'in bu hamlesini iç seçim dinamikleriyle ilişkilendirerek Ankara'nın itidalli tutumunu övdü.
Wall Street Journal'ın haberine göre, ABD Savunma Bakanı Hegseth ile yaşadığı gerginlik nedeniyle Kara Kuvvetleri Sekreteri Dan Driscoll'un yıl sonuna kadar görevinden ayrılması bekleniyor. Driscoll'un askeri üs içindeki konutunu değiştirdiği belirtiliyor.

ABD Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, İsrail'in Türkiye sınırına yakın Ebu Zuhur Hava Üssü'ne düzenlediği saldırıyı 'tehlikeli bir oyun' olarak niteledi. Ankara'nın bilgilendirilmediğini belirten Barrack, durumun askeri çatışma riski taşıdığına dikkat çekti.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, bölge ülkelerinden yeni güvenlik ve ekonomik işbirliği mesajları aldıklarını belirterek, gerçek güvenliğin bölgesel ve bağımsız bir düzenle sağlanabileceğini vurguladı.