
AI-generated summary
Türkiye'de yerel seçimler sonrasında muhalefet kazandığı bazı belediyelerde iktidar tarafından operasyonlar ve üye transferleri yaşanıyor. Bu durum, demokratik ilkeler ve sandık sonuçlarına saygı konusunda tartışmalara yol açıyor.
Demokrasi açısından çok ciddi bir sınamayla karşı karşıyayız. En temel ilkelerden biri risk hattında: “Sandık ve sonuca saygı”.
Seçme-seçilme hakkı ve millet iradesinin yansımasının olmazsa olmazı sandık ve sonuca saygı konusu büyük bir tartışmanın içine çekiliyor. “Suçlu sandık” diyemeyeceğimize göre yanlış yollara karşı partiler üstü net duruş şart. Ama “ama”lar bitmiyor; demokratik, laik, hukuk devleti ilkesindeki aşınmalar sürüyor.
Yerel seçimlerde muhalefetin kazandığı yerlerde iktidar cephesi namına bir tuhaf “transfer yolculuğu”nu hep birlikte izliyoruz. CHP’ye mutlak butlan kararı, partinin dağılması, YENİ Parti’ye baskının tam gaz sürmesi derken tartışmalı tutuklamalar, şafak operasyonları, “bagajı dolu” olanların iktidara boyun büken halleri, yandaş/rant ilişkileri, üye/başkanların seçildikleri partiden taban tabana zıttına geçivermelerinin sonu gelmiyor. Operasyonlar, “transferler” sıklaşıp tehlikeli bir sıradanlığa geçtikçe aldığı oy adresini tersine çevirenin, utanma çizgisini aştığı görülüyor.
Muhalefetin elindeki büyükşehir belediyelerine yönelik operasyonlarda son durak geçen hafta Mersin oldu. Kimi yorumda Vahap Seçer’in olası bir cumhurbaşkanlığı adaylığının önünün kesilmesinin amaçlandığı iddia edildi. İstanbul’da Üsküdar Belediyesi’ne yönelik demokratik ilkelerle bağdaşmayan tavır tartışılırken yeni dalgalara Eyüpsultan ve Ataşehir de eklendi. Sürecin taşlarının İBB’ye doğru döşendiğine ilişkin iddialar artıyor.
İBB Meclisi’nde CHP’nin, “Cumhur” karşısındaki üye farkının 12’ye gerilediğine işaret ediliyor. Peki belediyeleri sandık dışı yollarla kendisine “döndüren” bir iktidarın bunu bir başarı öyküsü olarak açıklaması, toplumsal tepkiyi görmemesi mümkün mü? Görüp yine de devam etmesi, demokratik ilkelere, seçmenin iradesine saygı ilkesi çerçevesinde açıklanabilir mi?... “Kontrollü bir muhalefet” oluşturularak demokrasi kültürü inşa edilebilir mi?
Türkiye’nin demokrasi yolculuğu hiçbir zaman kolay olmadı. Ama tüm zorluklara karşın sandık iradesine saygı noktasında güçlü duruş bir şekilde hep sergilendi. Bu iradeyi aşındıranlara karşı seçmenin sandıkta hesap soracağı akıldan çıkmamalı. Sürekli baskı iklimiyle birlikte seçmenin nasılsa irademe saygı gösterilmiyor düşüncesine kapılarak sandıktan soğumasına yol açılmamalı. Kuşkusuz katılımcı, çoğulcu demokrasilerde, tek başına sandığa gitmek yeterli değil. Yoksa “Kurdum sandığı, kazandım” diyen, demokrasinin kenarından geçmeyen onca ülke örneği var. Olması gereken iktidarı/muhalefeti anayasal temel hak ve özgürlükler çerçevesinde seçme/ seçilme, kampanya yapma olanağının ülkenin her bölgesinde ayrım gözetmeksinin sağlanması, güçler ayrılığı ilkesine uyulması; baskı, korku iklimine geçit verilmemesi; seçmenin katılımı ve sandık güvenliğinin oluşturulması.
Ülke gündeminin kriz başlıkları oldukça ağır. Emeklinin, emekçinin isyanı meydanlarda yankılanırken iktidarın önemli isimlerinin de adının karıştığı dev fon vurgununda gözler hesap verilebilirliğin herkes için eşit olup olmayacağında. Tıpkı, iktidar/yandaş yakınlığıyla suçtan aklanma arasındaki denklemin nasıl sonuç vereceğinde olduğu gibi.
Operasyonların hızına yetişmek güç. Ama “fon” skandallarından yeşil sahalara yolsuzluk, yozluk, etik/ahlaki aşınma ortada. Kuşkusuz öncelikle birebir suçlara karışanların adalet önüne çıkmaları gerek ama bu kirli iklime geçit veren sistemin de sorgulanması gerekmez mi?...
YEMEN KRİZİNE ÇEKİLMEMELİ
AI outlook — possibilities, not facts
İBB Meclisi'nde CHP'nin üye farkı daha da azalabilir ve bu durum yönetimde zorluklar yaratabilir.
Possible · Within weeks
Yerel seçimlerde muhalefet kazandığı belediyelerdeki operasyonlar ve transferler devam edebilir ve bu durum daha fazla yasal ve siyasi tartışmaya yol açabilir.
Likely · Within months

In order for the provisions of the Framework Law to come into effect, the steps in the field must be determined by the security institutions and announced by the decision of the National Security Council. There were two important developments last week: at the beginning of the week, the National Solidarity and Integration Coordination Board held its second meeting under the chairmanship of Vice President Cevdet Yılmaz; In the middle of the week, the MGK met under the chairmanship of President Recep Tayyip Erdoğan and discussed the developments in the field. According to security sources, the surrender process of members of the terrorist organization has concentrated in the Claw-Lock Operation region in the north of Iraq and is being sent as an intelligence report to the relevant units by MİT.

The second meeting of the Strategic Political and Defense Committee, established within the scope of the Mecca Alliance, will be held today in Riyadh, the capital of Saudi Arabia. From Turkey, Minister of Foreign Affairs Hakan Fidan, Minister of National Defense Yaşar Güler and Chief of General Staff Selçuk Bayraktaroğlu will attend the meeting. The first meeting was held in Istanbul on August 31, followed by emergency meetings in New York and Riyadh. A solution to the security problem will be sought through the attacks of the Houthis against Saudi Arabia, which causes regional tension.

The Turkish Grand National Assembly opened the new legislative year with President Erdoğan's opening speech on October 1 and will start its work on October 6. The Turkish Red Crescent Law Proposal will be discussed on Tuesday, and CBRT President Karahan will make a presentation on global developments, Turkish economy, inflation and monetary policy at the Planning and Budget Commission. Additionally, the Public Works Commission will discuss the Foreign Digital Accommodation Platforms Law Proposal.
In the first round of the Presidential elections held in Brazil, no candidate received more than 50% of the valid votes. Flavio Bolsonaro, son of former President Jair Bolsonaro, was ahead with 47.03%, while current President Luiz Inacio Lula da Silva came in second with 45.16%. The second round will take place between Bolsonaro and Lula on October 25.
CHP New Party Chairman Özgür Özel will start the Central Executive Board meeting at the party headquarters. Minister of Family and Social Services Mahinur Özdemir Göktaş will attend the Ministerial Session at the International Social Responsibility Forum and hold bilateral meetings with the ministers of Singapore, Qatar, Saudi Arabia, Oman and Bahrain. Minister of National Education Yusuf Tekin will visit the governorship in Hakkari and attend the Provincial Education Evaluation Meeting, visit the AK Party Provincial Headquarters and attend the Youth Meeting at the Historical Meydan Madrasa. Turkish Statistical Institute will announce inflation figures for September. The 77th International Astronautical Congress will start with a ceremony at Antalya's NEST Congress Center. The Ministry of Treasury and Finance will re-issue 2- and 5-year maturity government bonds and directly sell 2-year gold bonds and lease certificates. Minister of Foreign Affairs Hakan Fidan will attend the meeting of the Strategic Political and Defense Committee established within the scope of the Mecca Joint Defense Agreement with Minister of National Defense Yaşar Güler and Chief of General Staff General Selçuk Bayraktaroğlu. The US-Iran tension and the ceasefire process in Gaza are being followed internationally.

Approximately 159 million voters in Brazil participated in the first round of the presidential election. 80-year-old Lula da Silva received 44.66% of the votes, leaving behind Flavio Bolsonaro's 47.45% and went to the second round. Lula became a presidential candidate for the 7th time.