
EŞİK, bir kadının evinde pijamalarıyla görüntülenip servis edilmesini mahremiyet ihlali olarak nitelendirdi.
AI-generated summary
Mersin'de düzenlenen bir operasyon sırasında gözaltına alınan bir kadının ev halinin görüntülenmesi ve bu görüntülerin basına servis edilmesi tartışma yarattı.
Mersin'de düzenlenen operasyonlar sırasında bir kadının kendi evinde pijamalarıyla görüntülenmesi ve bu görüntülerin kamuoyuna servis edilmesine yönelik tepkiler sürüyor.
EŞİK tarafından yapılan açıklamada, yaşananların yalnızca bir görüntü kaydı olmadığı savunularak, kadının rızası dışında özel alanının ve mahremiyetinin kamuoyunun önüne çıkarıldığı ifade edildi.
"TEŞHİRİ UTANDIRMA ARACINA DÖNÜŞTÜREN ANLAYIŞI REDDEDİYORUZ"
Açıklamada, kadınların bedenleri ve özel yaşamları üzerindeki söz hakkının yok sayılmasına karşı çıkıldığı belirtilirken, mahremiyet sınırlarının ihlal edilmesi ve teşhirin bir utandırma aracına dönüştürülmesi eleştirildi.
EŞİK, gözaltına alınan kadınların korku, şaşkınlık, bedenleri veya özel anları üzerinden teşhir edilmemesi gerektiğini savunarak, kamu gücünün kadınların mahremiyetini korumakla yükümlü olduğunu ifade etti.
"SORUMLULAR HAKKINDA ETKİN SORUŞTURMA YÜRÜTÜLMELİ"
EŞİK açıklamasında, görüntülerin kim tarafından kaydedildiğinin, kimlere aktarıldığının ve nasıl kamuoyuna servis edildiğinin açıklanması çağrısında bulundu.
AI outlook — possibilities, not facts
Sorumlular hakkında soruşturma açılması talebi.
Possible · Within weeks

Hüseyin Ersöz, the lawyer of journalist Selahattin Günday, who was arrested in the investigation into the death of MİT officer Kaşif Kozinoğlu, submitted a petition for release to the Silivri Criminal Court of Peace, stating that his client was carrying out journalistic activities.

Media and Legal Studies Association (MLSA) brought the case of journalist Yıldız Tar, who was detained for 100 days in 2025, to the ECHR. In the application, rights violations were alleged through the accusation of journalistic activities and the reasons for the detention decisions.

A decision was made in the 'insulting the President' case filed against 16 people after the protests on March 25, 2025 in Istanbul. The court ruled that 12 defendants were acquitted and 4 defendants were sentenced to 11 months and 20 days in prison.

Osman Aksu, a witness in the investigation into the death of former MİT officer Kaşif Kozinoğlu, claimed that director Osman Exam was threatened by FETO convict Enver Altaylı.

Families started a justice vigil in Ankara Anıtpark for the 78 people who lost their lives in the Bolu Grand Kartal Hotel fire. They demand the Supreme Court to approve the 'possible intent' decisions and complete the investigations against public officials.

In the Ezgi Apartmanı case, where 35 people lost their lives in the February 6 earthquakes, judicial control measures, including an international travel ban and a signature requirement, were brought by the 5th High Criminal Court against the architect Ertan Danacı, who was acquitted, upon the objection of the Chief Public Prosecutor's Office.