
SPK tarafından 131 fonun tasfiye edildiği skandalda siyasi isimlerin yüksek kazançları ve gazetecilere yönelik yargı kararları tartışılıyor.
AI-generated summary
Eylül ayında başlayan fon skandalı, 131 fonun tasfiyesine ve siyasi isimlerin yüksek kazançlarının ortaya çıkmasına neden oldu.
Türkiye, eylül ayında patlak veren milyarlarca liralık fon skandalını konuşuyor. Bazı yatırım fonlarında yaşanan olağandışı değer artışlarının ardından, 15 Eylül'de yatırımcılara yapılması gereken ödemelerin aksamasıyla kriz derinleşti.
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 17 Eylül'de 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiyesine karar verdi. Yaklaşık 1 trilyon liralık büyüklüğe ulaşan fonlarda 455 bin 758 yatırımcı bulunuyordu. Adalet Bakanı Akın Gürlek'in 9 Ekim'deki açıklamasına göre, üç fon grubunda 214 kişi ve şirketin toplam 187 milyar 653 milyon liralık kazanç elde ettiği belirlendi. Bakanlığın, söz konusu kazançları haksız kazanç olarak değerlendirdiği görüldü.
Fon soruşturmasında AKP ile bağlantılı siyasi isimlerin yer alması da en dikkat çeken konulardan biri oldu. Eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı ve skandalın ardından 26 Eylül tarihinde AKP Genel Başkan Yardımcılığı görevinden istifa eden Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya'nın, yaklaşık 163 milyon liralık hisse yatırımı karşılığında 2 milyar 170 milyon lira satış geliri elde ettikleri belirlendi. Çiftin yaklaşık 2 milyar liralık kazancı tartışmalara neden oldu.
Soruşturmanın bir diğer dikkat çeken ismi ise 2021 yılında AKP İstanbul Gençlik Kolları yönetiminde yer alan 28 yaşındaki Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız'dı. Soruşturma kapsamında tutuklanan Yarız'ın 105 milyon liralık varlığına el konulurken, MASAK raporunda Türkiye'deki hesabıyla İsviçre'deki bir banka hesabı arasında yaklaşık 2 milyar 889 milyon liralık para transferi tespit edildi. Yarız'ın kişisel kazancına ilişkin kesinleşmiş bir tutar ise açıklanmadı.
Skandala ilişkin tartışmalar sürerken yurttaşlar, sorumluların hesap vermesini istedi. Fon soruşturmasına ilişkin haber ve paylaşımları nedeniyle gazeteciler hakkında verilen yargı kararları da tepkilerin odağında yer aldı.
'HIRSIZ VAR DEMEK SUÇ OLDU'
Cumhuriyet TV mikrofonuna konuşan bir yurttaş, yaşananlara şu sözlerle tepki gösterdi:
"Millet açlıktan yanıyor, evinin kirasını ödeyemiyor. Harama el sürmeyiz, erkekle tokalaşmayız diyen ablalarımız Türkiye'nin yarısını götürmüşler. Yalnız olduklarına da inanmıyorum. Muhalefetten olsaydı evlerinden gece yarısı alınırdı ve pijamayla basına servis edilirdi. Bunu adaletin herkes için eşit olması gerektiğini düşünen bir vatandaş olarak söylüyorum. Hırsızlığa maruz kaldınız ama hırsız var diye bağıramazsınız. Hırsızı ifşa etmiş olursunuz; bu da suç olur. Bundan sonra evime giren hırsıza 'Hırsız var' diyemeyeceğim. Bunu da görmüş oldum."
VURGUN YAPANLAR SERBEST HABER YAPANLAR CEZALI
Skandalın ardından fon soruşturmasında Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya, soruşturma kapsamında 7 Ekim'de şüpheli sıfatıyla ifade verdi. Kaya çifti, hisse işlemlerinde herhangi bir yönlendirme veya özel bilgi almadıklarını savundu.
Öte yandan fon soruşturmasına ilişkin haber ve paylaşımları nedeniyle gazeteciler Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı, 9 Ekim'de "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamasıyla tutuklandı.
Gazetemiz yazarı Murat Ağırel ve gazeteci İsmail Saymaz hakkında ise 10 Ekim'de ev hapsi kararı verildi.
Yargı kararlarına tepki gösteren yurttaşlar, yaşananları "İbretle izledik. En basitiyle çifte standart ve haksızlık" sözleriyle değerlendirdi. Gazetecilerin tutuklanmasını "oldukça yanlış" bulduklarını belirten yurttaşlar, basın mensuplarının görevlerini yerine getirirken cezalandırılmasına karşı çıktı.
'MUHALEFET OLSA GECE YARISI ALINIRDI'
Cumhuriyet TV'ye konuşan yurttaşlar, iktidara yakın isimlerle muhaliflere yönelik yargı süreçlerinde farklı uygulamalar olduğunu savundu.
AI outlook — possibilities, not facts
Soruşturma kapsamında yeni gözaltıların yapılması.
Likely · Within weeks

THY Board Member Şeker stated that THY contributes 10 billion dollars annually to the European economy and that they continue to invest in sustainable aviation fuel by adhering to the goal of being carbon neutral by 2050.
Minister of Trade Ömer Bolat emphasized the goal of increasing the trade volume between the two countries to 15 billion dollars and the importance of the Customs Union at the Türkiye-Belgium High Level Round Table Meeting held in Brussels.

Minister of Trade Ömer Bolat discussed the economic cooperation between the two countries and the 15 billion dollar trade volume target at the Türkiye-Belgium High Level Round Table Meeting held in Brussels.
VakıfBank provided foreign trade financing of 200 million euros with a 10-year maturity through SACE guarantee and ING Germany. The fund aims to increase the trade volume between Türkiye and Italy and support the real sector.

Vice President Cevdet Yılmaz stated that they aim to reduce foreign dependency by increasing domestic production in Türkiye's health technologies and to transfer the defense industry model to civilian industries at the opening of the DESU Medical facility.

Istanbul Chief Public Prosecutor's Office imposed measures on the assets of 141 people within the scope of an investigation of qualified fraud and money laundering. The list includes names such as Fatma Betül Sayan Kaya, İlyas Kaya and Emre Tezmen.