
AI-generated summary
İzmir, 1919'da Yunanistan tarafından işgal edilmiş ve bu olay Türk milli mücadelesinin başlangıç noktası olarak görülüyor.
Halide Edip, İzmir'in işgaline kadar tanınan bir yazardı, ancak, onun tam olarak milli mücadeledeki yeri ve o anlamda tanınması İzmir'in işgaline dayanıyor.
İzmir'in işgalinden bir kaç gün sonra Halide Edip'i Türk ocağından Ferid Bey arıyor. Ferid bey, Halide Edip'i ocağa davet etti, gündem işgali protesto etmek için yapılacak mitinglerdi. Halide Edip, Fatih'te yapılacak ilk mitingde konuşma yapabileceğini söyledi.

Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümüyle Büyük Taarruz'un 100. yılı Zafer Haftası'nda birleştirildi. Mustafa Kemal'in gizli cephe hareketi, annesinin mektubu ve günlük taarruz seyri anlatılıyor.

Mustafa Kemal Paşa, 20 Temmuz 1922'de süresiz başkomutanlık yetkisini alarak Büyük Taarruz planını hazırlar. Akşehir ve Konya arasında taktiksel koşuşturma yürütülür, 26 Ağustos'ta saldırı başlatılır ve 30 Ağustos Dumlupınar Meydan Savaşı'nda Yunan ordusu yenilir. 9 Eylül'de İzmir kurtarılır ve zafer 15 günde elde edilir. Makale, zaferin ardından yaşanan İzmir Körfezi'ndeki kıyımı ve milli eğitime dair tartışmaları da içerir.

Türk ordusunun İzmir’e girişinden önce Armutlu köyünde yaşanan olay, köylülerin Mustafa Kemal Paşa’nın fotoğrafını saklayıp gördüğü anda minnetle ona sarıldığını anlatır. Salih Bozok ve Ruşen Eşref’in anılarıyla desteklenen bu hikâye, Büyük Taarruz’un hazırlıkları ve 30 Ağustos Zaferi’nin ikinci yıl dönümünde Zafertepe’de Meçhul Asker Anıtı’nın temel atma töreni ile birleştirilerek, Atatürk’ün liderliği ve Türk milleti arasındaki derin bağ vurgulanır.

26-30 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşen Büyük Taarruz, Yunan ordusunun imhasıyla sonuçlandı ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun ideolojik ve siyasi temellerini oluşturdu. Mustafa Kemal Paşa'nın komutanlarla yaptığı toplantı, zaferin stratejik planlanmasında kritik rol oynadı.

30 Ağustos 1922’de Başkomutan Mustafa Kemal, Zafertepe’den saldırı emrini verdi ve zafer sonrası düşman bayrağını saygıyla kaldırttı. 10 Eylül 1922’de İzmir’de Yunan bayrağını yerde sürüklemek yerine saygıyla ele aldığını vurgulayarak, savaşın bir cinayet olduğunu ve barışın vatan savunması olmadan mümkün olmadığını belirtti. Sonraları imzaladığı uluslararası antlaşmalar ve barış çabaları anıldı.

30 Ağustos Zaferi, Türk milletiyle ordunun birleşmesiyle kazanıldı. Atatürk, Nutuk’ta zaferin temelini milletin iç cephe gücünde, Meclis’in temsilciliğinde ve ordunun disiplininde gördüğünü anlattı. Sakarya Meydan Savaşı ile Büyük Taarruz arasında bir yıl hazırlık süresi, milletin savaşa hazırlanmasıyla geçirildi. Afyon cephesinin yarılmasıyla başlayan taarruz, 30 Ağustos’ta culminasyon noktasına ulaştı ve 9 Eylül’de İzmir’in kurtuluşuyla tamamlandı.