
Sıfır telefon fiyatlarının yükselmesiyle birlikte ikinci el ve yenilenmiş cihazlara ilgi artarken, uzmanlar dijital güvenlik risklerine karşı uyarıyor.
AI-generated summary
Yüksek sıfır telefon fiyatları tüketicileri ikinci el ve yenilenmiş cihazlara yöneltirken, cihazların dijital güvenliği önem kazandı.
İkinci el satış platformlarında akıllı telefonlara yönelik yoğun ilgi dikkat çekiyor. Özellikle ikinci el ürünler satan popüler iki uygulamada çok sayıda telefon satışa sunulurken, sıfır telefon fiyatlarının yükselmesi de tüketicileri daha uygun fiyatlı ikinci el cihazlara yöneltiyor.
OKULLAR AÇILIYOR, ÜNİVERSİTE HEYECANI BAŞLIYOR: ÖĞRENCİLERE TELEFON ALINIRKEN İKİNCİ EL SEÇENEĞİ ÖNE ÇIKIYOR
Okulların açıldığı, üniversitelerde ek kontenjanların açıklandığı bu dönemde ailelerin öğrencilerin ihtiyaçları için yaptığı alışverişler de hız kazanıyor. Akıllı telefonlar ise bu alışverişlerin başında geliyor. Sıfır telefon fiyatlarının yüksek olması nedeniyle özellikle öğrenciler için cihaz alırken daha uygun fiyatlı ikinci el seçenekler tercih edilebiliyor.
Amin, ancak dışarıdan bakıldığında temiz, sorunsuz çalışan ve hatta sıfıra yakın görünen bir telefonun geçmişinde yeni sahibinin fark edemeyeceği bazı riskler bulunabiliyor. Daha önce kullanılan uygulamalar, kişisel dosyalar, değiştirilen parçalar ya da cihazın yazılımına ilişkin işlemler hem telefonu alan kişi hem de satan kişi açısından güvenlik sorunlarına yol açabiliyor.
Geçtiğimiz günlerde Wall Street Journal’da yayımlanan bir habere göre uzmanlar, ikinci el telefon alırken yalnızca cihazın fiyatına, görünümüne ve çalışıp çalışmadığına bakılmaması gerektiği konusunda uyardı.
Çünkü el değiştiren bir telefonun sadece fiziksel olarak değil, dijital olarak da temiz olması gerekiyor. Üstelik risk yalnızca telefonu satın alan kişiyi ilgilendirmiyor; eski telefonunu satan kişi de cihazda bıraktığı kişisel veriler nedeniyle tehlike altında. Peki ikinci el telefon alırken ve satarken nelere dikkat etmek gerekiyor?
CİHAZLARIN YAKLAŞIK ÜÇTE BİRİNDE ÖNCEKİ KULLANICIYA AİT VERİLER VAR
Veri silme teknolojileri konusunda faaliyet gösteren Blancco şirketinin değerlendirmesine göre, ikinci el cihazların yaklaşık üçte birinde önceki kullanıcıya ait veriler bulunabiliyor. Bu veriler arasında kişisel dosyalar ve bilgilerle birlikte daha önce cihazda bulunan uygulamalar da yer alabiliyor. Bu nedenle ikinci el bir telefonun dışarıdan tamamen temiz görünmesi, cihazın dijital olarak da tamamen temiz olduğu anlamına gelmiyor.
Uzmanlara göre önceki kullanıcıdan kalan veriler yalnızca fotoğraf veya kişisel dosyalardan ibaret olmayabiliyor. Cihazda daha önce yüklenmiş uygulamaların bulunması da güvenlik açısından soru işareti yaratabiliyor. Özellikle resmî uygulama mağazalarının güvenlik kontrollerini aşarak yüklenmiş uygulamalar, yeni kullanıcı açısından risk oluşturabiliyor.
ÖNCEKİ KULLANICIDAN VERİ VEYA ŞÜPHELİ BİR UYGULAMA KALIP KALMADIĞI NASIL ANLAŞILIR?
“İkinci el telefonda bir şey kalmış mı? diye yalnızca uygulama listesine bakmak kesinlikle yeterli değil” diyen Bilişim Uzmanı Osman Demircan, “Özellikle ailelerin bu dönemde daha dikkatli olması gerekiyor. Okulların açılmasına kısa bir süre kala birçok aile, çocukları için cep telefonu alıyor. Fiyatların yüksek olması nedeniyle daha uygun bir seçenek olarak görülen ikinci el telefonlar tercih edilebiliyor. Bu konuda en güvenli yaklaşım, cihazı önceki sahibinden alındığında tamamen temizlenmiş kabul etmemek ve kendi hesabınızı, SIM kartınızı ve uygulamalarınızı eklemeden önce fabrika ayarlarına döndürmek. İkinci el cihazlarda önceki kullanıcının mesajlarını, fotoğraflarını, Wi-Fi şifrelerini, parolalarını ve yüklediği uygulamaları temizlemek için fabrika ayarlarına sıfırlama özellikle önemli” dedi.
Kullanıcının bazı belirtileri görebileceğini ancak yalnızca gözle kontrol ederek telefonun tamamen temiz olduğundan emin olmasının mümkün olmadığını söyleyen Demircan, “Galeride eski fotoğrafların, rehberde tanımadığı kişilerin, kayıtlı Wi-Fi ağlarının, eski e-posta hesaplarının veya kendisinin yüklemediği uygulamaların bulunması, cihazın düzgün şekilde sıfırlanmadığını gösterir. Daha dikkat çekici işaretler ise bilinmeyen bir VPN bağlantısı, erişilebilirlik yetkisi verilmiş tanımadığınız uygulamalar, cihaz yöneticisi yetkisine sahip uygulamalar, bilinmeyen sertifikalar veya kurumsal yönetim profilleri olarak sıralanabilir” ifadelerini kullandı.
ANDROID TELEFONLARDA BU ADIMA DİKKAT!
“Android telefonlarda ayrıca Google Play Protect üzerinden cihazdaki uygulamalar taranabilir” uyarısında da bulunan Osman Demircan, “Play Protect yalnızca Play Store uygulamalarını değil, başka kaynaklardan yüklenmiş potansiyel olarak zararlı uygulamaları da kontrol edebiliyor. Cihazın ‘Play Protect sertifikalı’ olup olmadığına bakılması da faydalı olacaktır” dedi.
TELEFONU FABRİKA AYARLARINA DÖNDÜRMEK KESİN ÇÖZÜM MÜ?
“Fabrika ayarlarına dönmek, önceki kullanıcının yaptığı tüm işlemleri temizler fakat telefonun bütün yazılım katmanlarını yeniden kurmaz” diyen Osman Demircan, şu bilgilerin altını çizdi:
-- Çoğu durumda fabrika sıfırlaması yeterli olacaktır. Ancak cihaz daha önce root edilmiş, bootloader kilidi açılmış, özel bir ROM yüklenmiş veya sistem bölümleri değiştirilmişse yalnızca ‘fabrika ayarlarına dön’ seçeneği, cihazı üreticinin orijinal yazılımına geri döndürmeyebilir.
-- Özellikle Android’de sistem açılırken boot, system, vendor gibi kritik bölümlerdeki kodların üreticinin güvenilir imzasıyla eşleşip eşleşmediği kriptografik olarak kontrol edilir. Bu nedenle, bootloader’ı kilitli ve güncel bir Android cihazda sistem seviyesinde kalıcı manipülasyon yapmak, sıradan bir zararlı uygulama için konuşuyorum, gerçekten çok daha zor. Bir başka risk de yedekten geri yükleme işleminde karşımıza çıkabilir. Telefonu temizledikten hemen sonra eski cihazın tüm uygulamalarını ve ayarlarını otomatik olarak geri getirirseniz, temizlediğiniz şüpheli uygulamayı yeniden kurabilirsiniz.
CASUS YAZILIM VAKASI DA GÜNDEME GELDİ
İkinci el telefonlardaki risk yalnızca eski kullanıcıdan kalan verilerle sınırlı değil. Wall Street Journal’ın aktardığı bir olayda, yenilenmiş bir Android cihaz satın alan bir kişinin cihazında casus yazılım bulunduğundan şüphelenildi. Söz konusu olayda saldırganların kurbanın mesajlarına, internet aramalarına ve konum bilgilerine eriştiği belirtildi.
Peki, sıradan bir kullanıcı telefonunda casus yazılım veya kötü amaçlı bir uygulama bulunduğundan nasıl şüphelenebilir? Telefonun aşırı ısınması, pilin normalden hızlı tükenmesi veya internet kullanımının artması bir işaret olabilir mi?
“Aşırı ısınma, pilin beklenmedik şekilde hızlı tükenmesi ve mobil veri kullanımının açıklanamayan biçimde artması, casus yazılım açısından önemli işaretler olabilir ancak bunların hiçbiri tek başına birer kanıt değildir” diyen Osman Demircan, kritik uyarılarda bulundu:
-- Eski bir batarya, bozuk bir uygulama, arka planda çalışan fotoğraf yedeklemesi veya işletim sistemi güncellemesi de aynı belirtilerin oluşmasına neden olabilir. Kullanıcıların daha güçlü belirtilere bakmasını öneriyorum. Örneğin telefonda sizin yüklemediğiniz bir uygulama varsa, uygulama kendisini kaldırtmıyorsa, bilinmeyen bir uygulamaya erişilebilirlik, cihaz yöneticisi, SMS, bildirimleri okuma, mikrofon, kamera veya konum erişimi gibi güçlü yetkiler verilmişse şüphe artmalıdır. Bilinmeyen VPN veya yönetim profilleri, sürekli açılan reklamlar, tarayıcının başka sitelere yönlendirilmesi, telefonun belirgin şekilde yavaşlaması ya da sizin göndermediğiniz mesajların kişilerinizde kayıtlı olanlara gönderiliyor olması ciddi belirtilerdir.
-- Burada önemli nokta, tek bir belirti değil, birden fazla belirtinin gözlemlenmesi. Mesela telefonu neredeyse hiç kullanmadığınız hâlde gece boyunca yüzde 30-40 pil kaybediyor, aynı dönemde tanımadığınız bir uygulama yüzlerce megabayt veri gönderiyor ve o uygulamanın erişilebilirlik yetkisi bulunuyorsa çok daha ciddi bir şüpheden söz edebiliriz. Özellikle Android kullanıcıları pil ve mobil veri tüketimini uygulama bazında kontrol etmeli ve Play Protect taramasını mutlaka çalıştırmalı.
CASUS YAZILIM KİŞİYE MADDİ OLARAK ZARAR VEREBİLİR Mİ?
Bu soruma, “Kesinlikle verebilir hatta konunun en kritik tarafı da bu” cevabını veren Osman Demircan, şöyle devam etti:
-- Telefon artık yalnızca fotoğraflarımızın bulunduğu bir cihaz değil, aynı zamanda banka hesabımızın, e-postamızın ve dijital kimliğimizin geçiş anahtarı konumunda. Özellikle Android’deki bazı bankacılık zararlıları, kullanıcıdan erişilebilirlik gibi güçlü izinler aldıktan sonra ekranda ne olduğunu okuyabiliyor, başka uygulamaların üzerine sahte giriş ekranları bindirebiliyor veya kullanıcının yaptığı işlemleri takip edebiliyor.
-- Bir casus veya kötü amaçlı uygulama, saldırgana şu imkânların tamamını sağlayabiliyor: banka veya e-posta kullanıcı adı ve şifrelerinin ele geçirilmesi, SMS veya bildirimlerde görünen doğrulama kodlarının yakalanması, sahte banka ekranıyla kart ve banka bilgilerinin alınması, e-posta veya sosyal medya hesabının ele geçirilerek dolandırıcılık yapılması, kişinin konumu, rehberi ve mesajları kullanılarak çok daha inandırıcı hedefli dolandırıcılıkların hazırlanabilmesi. Dolayısıyla saldırganın telefonu ele geçirmesinin nihai amacı her zaman sizi dinlemek veya izlemek olmayabilir. Telefon üzerinden finansal hesaplarınıza ulaşmak çok daha değerli olabilir. Kötü amaçlı yazılım bu bilgilere ulaşabilirse saldırı doğrudan maddi zarara, hesapların boşaltılmasına veya kişinin adına başka dolandırıcılıklar yapılmasına kadar ilerleyebilir.
TELEFONUNU SATANLAR DA DİKKAT ETMELİ
Telefonunu satacak bir vatandaş için fabrika ayarlarına dönmek son adım olmalı. Öncesinde cihazın güncel bir yedeği alınmalı; fotoğraflar, kişiler, mesajlar, WhatsApp verileri, kimlik doğrulama uygulamalarındaki hesaplar ve gerekli dosyalar yeni telefona aktarılmalı. Özellikle Authenticator uygulamaları unutulmamalı. Eski telefon silindikten sonra bazı hesaplara erişim zorlaşabilir.
Ardından telefona bağlı hesaplar kontrol edilmeli. Android’de Google hesabı ile Samsung, Xiaomi gibi üretici hesapları; iPhoneda ise Apple Hesabı ve Bul/Find My bağlantısı kaldırılmalı. Böylece yeni sahibin cihazı kullanırken eski sahibin hesabına ait parolaları istemesi veya Aktivasyon Kilidi ya da Factory Reset Protection (FRP) nedeniyle sorun yaşaması önlenebilir. Fotoğrafları satıştan önce galeriden tek tek silmek de doğru değil. iCloud Fotoğrafları gibi senkronizasyon hizmetleri açıksa silinen içerikler diğer bağlı cihazlardan da kaldırılabilir. Bu nedenle önce yedekleme ve hesap aktarımı tamamlanmalı, ardından cihaz tamamen sıfırlanmalı.
SIM ve hafıza kartları da unutulmamalı. Fiziksel SIM çıkarılmalı, eSIM profili cihazdan silinmeli. microSD kart verilecekse ayrıca silinmeli; çünkü fabrika ayarlarına dönmek her zaman harici hafıza kartındaki verileri temizlemiyor. Son olarak Apple Watch gibi bağlı cihazların eşleşmesi kaldırılmalı, dijital cüzdanlar ve benzeri hizmetler kontrol edilmeli. iPhone’dan Android’e geçişte ise iMessage kaydının kaldırılması gibi platforma özgü işlemler de tamamlanmalı.
Osman Demircan
SAHTE IPHONE TUZAĞINA DİKKAT
İkinci el piyasasındaki bir diğer risk ise sahte cihazlar. İlk bakışta iPhone’a benzeyen bir telefonun aslında Android tabanlı ve düşük kaliteli bir taklit ürün olması mümkün.
Uzmanlara göre sahte cihazları anlamak için yalnızca dış görünüşe bakmak yeterli değil. NCC Group danışmanı William Enright, sahte telefonların ABD dışındaki pazarlarda daha büyük bir sorun olabildiğini belirtiyor. Bu tür ürünlerde amaç çoğu zaman kullanıcıyı uzun süre takip etmekten ziyade, sahte cihazı hızlı şekilde satarak para kazanmak oluyor.
Peki, ikinci el telefon alacak bir vatandaş, cihazın sahte olup olmadığını satın almadan önce nasıl kontrol edebilir? IMEI numarası, işletim sistemi veya cihazın ayarlarında yapılabilecek basit kontroller var mı?
“Telefonun arama ekranına *#06# yazıldığında görünen IMEI numarası, ayarlar bölümündeki IMEI, cihazın kutusundaki IMEI ve mümkünse faturadaki IMEI ile mutlaka karşılaştırılmalı” diyen Osman Demircan, “Bu numaraların birbirinden farklı olması, kaynağı şaibeli bir telefon almak üzere olduğunuzu gösterir. Ardından bu IMEI numarası, BTK’nın e-Devlet üzerindeki IMEI Sorgulama hizmetinden kontrol edilmeli. Burada cihazın kayıt durumu ve cihazla ilgili bilgiler görüntülenebilir. Özellikle sorgudaki marka ve model ile elinizde tuttuğunuz telefonun marka ve modeli uyuşmuyorsa satın alma işlemi kesinlikle durdurulmalı” dedi ve şöyle devam etti:
“iPhone’da ayrıca Ayarlar > Genel > Hakkında > Parçalar ve Servis Geçmişi bölümü son zamanlarda oldukça değerli hâle geldi. Desteklenen modellerde Apple bu alanda pil, ekran, kamera veya ana kart gibi bileşenler için ‘Orijinal’, ‘İkinci El’ veya bazı durumlarda ‘Bilinmeyen’ gibi bilgiler gösterebiliyor.”
TÜRKİYE’DE YENİLENMİŞ TELEFON SATIŞLARINDA ÇOK ÖNEMLİ BİR AVANTAJ VAR

Google introduced Gmail Live, Docs Live and Keep Live systems, which work with voice commands, and the WeatherNext 3 weather model, which processes real-time data.

Epic Games has introduced the Epic Parties feature, which provides seamless cross-platform voice chat for Fortnite and other services. The feature aims to enable players to easily communicate via voice between different platforms.

Tesla's driverless Cybercab vehicles met with passengers on the streets of Austin before the official launch. While experts and tourists stated that autonomous vehicles will change transportation, they pointed out uncertainties about profitability.

Apple is preparing to increase the price of 10 to 20 percent on the iPhone 18 Pro series due to the massive 400 percent increase in DRAM costs. Details will be clarified at the event on September 9.

According to the Omdia report, Apple has stopped the development of foldable MacBook and Pro with OLED display; plans a new 13.8-inch OLED model.

TrendForce reported that Apple plans to split its new models into fall and spring starting in 2026. Prices are expected to increase by 10-20 percent due to rising memory costs.