
İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Attila Önmez, mevsim geçişlerinde artan solunum yolu enfeksiyonları ve zatürre riski konusunda uyardı.
AI-generated summary
Mevsim geçişleriyle birlikte solunum yolu enfeksiyonlarında ve hastane başvurularında artış yaşanmaktadır.
Mevsim geçişleriyle birlikte solunum yolu enfeksiyonlarında artış yaşanırken uzmanlardan önemli uyarılar geldi. İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Attila Önmez, iyileşme sürecindeki hastalarda şikayetlerin yeniden başlamasının zatürre gibi komplikasyonlara işaret edebileceğini söyledi.
Son haftalarda ateş, boğaz ağrısı, öksürük, burun tıkanıklığı ve halsizlik şikayetleriyle hastaneye başvuranların sayısında belirgin artış gözlemlediklerini belirten Önmez, özellikle ileri yaştaki ve kronik hastalığı bulunan kişilerin daha dikkatli olması gerektiğini vurguladı.
İYİLEŞTİKTEN SONRA ATEŞ YENİDEN YÜKSELİYORSA DİKKAT!
Üst solunum yolu enfeksiyonlarının büyük bölümünün hafif seyrettiğini ve hastaların birkaç gün içinde kendilerini daha iyi hissetmeye başladığını belirten Önmez, bazı kişilerde iyileşmenin ardından belirtilerin yeniden ortaya çıkabildiğini anlattı.
Önmez, "Bu durum mutlaka dikkate alınmalı. Çünkü iyileşme sürecinde yeniden kötüleşme, zatürre başta olmak üzere enfeksiyona bağlı komplikasyonların geliştiğine işaret edebilir. Özellikle ateşin yeniden yükselmesi, öksürüğün giderek şiddetlenmesi ve nefes darlığının eşlik etmesi durumunda hastaların vakit kaybetmeden değerlendirilmesi gerekiyor" dedi.
GRİP, SOĞUK ALGINLIĞI VE KOVİD-19 KARIŞTIRILABİLİYOR
Solunum yolu enfeksiyonlarının benzer belirtilerle ortaya çıkabildiğini ifade eden Önmez, soğuk algınlığı, grip ve Kovid-19'un yalnızca belirtilere bakılarak her zaman birbirinden ayırt edilemeyeceğini söyledi.
Öksürük ve boğaz ağrısının basit bir üşütme olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çeken Önmez, yüksek ateş, yoğun kas ağrısı, belirgin halsizlik ve solunum güçlüğü gibi belirtilerde hastanın genel sağlık durumunun ayrıntılı biçimde incelenmesi gerektiğini belirtti.
Önmez, "Enfeksiyonun seyri, kişinin yaşı ve eşlik eden hastalıkları tedavi yaklaşımında belirleyici oluyor. Her hastaya aynı tedavinin uygulanması doğru değil" ifadelerini kullandı.
KRONİK HASTALIĞI OLANLARDA RİSK DAHA YÜKSEK
Solunum yolu enfeksiyonlarının ileri yaştaki kişilerde ve kronik hastalığı bulunanlarda daha ağır seyredebildiğini belirten Önmez, özellikle diyabet, KOAH, astım ve kalp yetmezliği hastalarını uyardı.
Önmez, "Sağlıklı bireylerde hafif belirtilerle geçirilen bir enfeksiyon, bağışıklık sistemi baskılanmış hastalarda veya kronik hastalığı bulunan kişilerde daha ağır seyredebilir" dedi.
Enfeksiyonların mevcut kronik hastalıkların kontrolünü zorlaştırabileceğini vurgulayan Önmez, bazı hastalarda enfeksiyonun alt solunum yollarına ilerleyerek zatürreye ve hastanede tedavi gerektiren tablolara neden olabileceğini kaydetti.
BİLİNÇSİZ ANTİBİYOTİK KULLANIMINA UYARI
Solunum yolu enfeksiyonlarında yapılan yaygın hatalardan birinin hekime danışmadan antibiyotik kullanmak olduğunu belirten Önmez, üst solunum yolu enfeksiyonlarının büyük bölümünün virüslerden kaynaklandığını hatırlattı.
Viral enfeksiyonlarda antibiyotiklerin tedavi edici etkisinin bulunmadığını söyleyen Önmez, gereksiz antibiyotik kullanımının iyileşmeyi hızlandırmadığını, aksine antibiyotik direncine ve istenmeyen yan etkilere yol açabildiğini belirtti.
Önmez, "Antibiyotik tedavisi ancak hekim değerlendirmesi sonucunda gerekli görülen durumlarda kullanılmalı. Hastaların kendi kendilerine ilaç başlamaları doğru değil" uyarısında bulundu.
BU BELİRTİLERDE ZAMAN KAYBETMEYİN
Önmez, özellikle nefes darlığı, göğüs ağrısı, bilinç değişikliği ve belirgin solunum güçlüğünün ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.
"Her boğaz ağrısı veya öksürük acil servise başvurmayı gerektirmiyor. Ancak nefes darlığı, göğüs ağrısı, bilinç değişikliği ve belirgin solunum güçlüğü gibi belirtiler ortaya çıktığında zaman kaybedilmemeli" diyen Önmez, düşen ateşin yeniden yükselmesi ve öksürüğün giderek artması durumunda da hekime başvurulması gerektiğini ifade etti.
ENFEKSİYONLARDAN KORUNMAK İÇİN NELER YAPILMALI?
Solunum yolu enfeksiyonlarından korunmak ve bulaş riskini azaltmak için alınabilecek önlemlere değinen Önmez, ellerin sık yıkanmasını, kapalı ortamların düzenli havalandırılmasını ve hasta kişilerle yakın temastan kaçınılmasını önerdi.
Hastalık belirtileri bulunan kişilerin mümkün olduğunca evde dinlenmesi ve kalabalık ortamlardan uzak durması gerektiğini belirten Önmez, kapalı ve kalabalık alanlarda maske kullanımının bulaş riskini azaltabileceğini söyledi.
Yeterli uyku, dengeli beslenme ve uygun sıvı tüketiminin iyileşme sürecini desteklediğini aktaran Önmez, risk grubundaki kişilerin hekimlerinin önerdiği aşıları yaptırmasının da ciddi enfeksiyonlardan korunmada önemli rol oynadığını kaydetti.

Due to the October 29 Republic Day holiday, pharmacies will be closed on the afternoon of October 28 and all day on October 29. Citizens will be able to receive service from pharmacies on duty during this period.

The DRC Ministry of Health announced that 10 thousand 60 cases were detected and 4 thousand 887 people died in the Ebola epidemic. The fact that 80% of the cases are outside of contact tracing shows that the epidemic cannot be controlled.
In the report prepared by AstraZeneca Türkiye, it was emphasized that chronic kidney disease creates an annual carbon footprint of 2.84 million tons of CO2e and the sustainability potential of early diagnosis on the health system and the environment.

Moderna and Merck announced that their personalized mRNA cancer vaccine reduces the risk of recurrence in melanoma cases by 42%. The vaccine, which was tested on 1,137 patients, is described as a revolution in the medical world.

The Ministry of Health ended the wet signature period on medical intervention consent forms in hospitals. Patients will now be able to give their consent digitally via the e-Nabız application or single-use codes sent via SMS.

Oxford University researchers have found that certain proteins in men's blood can signal increased risk of prostate cancer more than 15 years before diagnosis.