Kanuni Sultan Süleyman'ın Zigetvar'daki Türbesi ve 'Turbek' Yerleşimine Dair Yeni Bulgular
Kanuni Sultan Süleyman'ın vefatının 460. yılında, Zigetvar yakınlarındaki türbe alanı ve çevresindeki Osmanlı yerleşimi üzerine yürütülen arkeolojik çalışmalar yeni veriler sunuyor.
Quick Look
Kanuni Sultan Süleyman'ın 1566'daki vefatının 460. yılında, Macaristan'ın Zigetvar kentindeki türbe alanı ve 'Turbek' yerleşiminde yürütülen kazılarda, bölgenin sanılandan daha büyük ve zengin bir Osmanlı yerleşimi olduğu ortaya çıkarıldı.
AI-generated summary
Why It Matters
Kanuni Sultan Süleyman 1566 yılında Zigetvar kuşatması sırasında hayatını kaybetmiş, naaşı İstanbul'a götürülürken iç organları türbenin bulunduğu alana defnedilmiştir.
AA muhabiri, Kanuni'nin 1566'daki son seferi ile Zigetvar Kalesi yakınlarındaki türbe alanında sürdürülen çalışmalara ilişkin bilgileri derledi.
Kanuni'nin 1566'da, 6 Eylül'ü 7 Eylül'e bağlayan gece Zigetvar Kalesi'nin kuşatılması sırasında hayatını kaybetmesinin 460. yılı dolayısıyla, son seferi ve bölgede ortaya çıkarılan Osmanlı kalıntıları yeniden gündeme geldi.
Macaristan'daki Pecs Üniversitesinin 2024-2025 döneminde türbe kompleksinin geniş çevresinde yürüttüğü araştırmalar, "Turbek" adı verilen Osmanlı yerleşiminin büyüklüğü, yapısı ve günlük yaşamı hakkında yeni bilgiler sağladı.
Osmanlı dönemine ait, yoğunluğu yer yer değişen buluntuların yaklaşık 80 hektarlık alana yayıldığı, yerleşimin ise daha önce düşünülenden büyük ve varlıklı olduğu belirlendi.
Kanuni'nin son seferi ve ölümü
Yaklaşık 46 yıllık saltanatıyla Osmanlı tarihinde tahtta en uzun süre kalan padişah olan Kanuni, 1 Mayıs 1566'da İstanbul'dan ayrılarak 13'üncü ve son seferine çıktı.
Yaşlılığı ve hastalığına rağmen ordusunun başında bulunan Kanuni'nin otağı, kuşatma sırasında Zigetvar Kalesi'ni gören ve türbe alanının bulunduğu kabul edilen tepeye kuruldu.
Kanuni, 6 Eylül'ü 7 Eylül'e bağlayan gece otağında hayatını kaybetti. Zigetvar Kalesi, padişahın ölümünden kısa süre sonra Osmanlı kuvvetlerinin kontrolüne geçti.
Tarihi kaynaklara göre Kanuni'nin ölümü, ordunun moralinin ve düzeninin bozulmaması, ayrıca tahtın oğlu II. Selim'e sorunsuz geçmesi amacıyla padişahın yakın çevresi tarafından gizlendi.
Kanuni'nin naaşının bozulmasını önlemek amacıyla iç organlarının çıkarıldığı, naaşına amber ve misk sürüldüğü ve tabutunun otağındaki tahtın altına geçici olarak gömüldüğü aktarılıyor.
Bazı tarihi kaynaklara ve yaygın kabule göre, çıkarılan iç organlar otağın bulunduğu alana defnedildi.
Kanuni'nin naaşının yaklaşık 42 gün sonra çıkarılarak dönüş yolculuğu için arabaya yerleştirildiği, yol boyunca padişah hayattaymış gibi davranıldığı ve ölümünün II. Selim'in Belgrad'a gelmesinin ardından resmen açıklandığı belirtiliyor.
Türbenin çevresinde Osmanlı yerleşimi gelişti
II. Selim'in emriyle Kanuni'nin hayatını kaybettiği ve iç organlarının gömüldüğü kabul edilen yerde türbe yaptırıldı.
Zamanla önemli bir ziyaretgaha dönüşen türbenin çevresine cami, derviş tekkesi, konukevi ve muhafız barakası gibi yapılar inşa edildi. Kompleks ahşap palanka ve savunma yapılarıyla koruma altına alınırken çevresinde sivil yerleşim gelişti.
"Turbek" yerleşimi, Osmanlı hakimiyetinin bölgeden çekilmesi sırasında tahrip edildi. Yerleşimdeki yapıların yıkılması ve alanın zamanla bağ ve bahçelere dönüşmesiyle yerleşimin tam konumu unutuldu.
Kayıp türbenin yeri bilimsel yöntemlerle belirlendi
Kanuni'nin türbesinin bulunmasına yönelik modern araştırmalar, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ile Zigetvar Belediyesi arasında 2012'de imzalanan anlaşmanın ardından başladı.
Pecs Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Norbert Pap başkanlığındaki disiplinler arası ekip, tarihi belgeleri, haritaları, arazi kayıtlarını ve 1664'te çizilen türbe kompleksi planını inceledi.
Çalışmalar sonucunda asıl türbe alanının Zigetvar Kalesi'nin yaklaşık 4,2 kilometre kuzeydoğusundaki Turbek-Zsibot bölgesinde bulunan Üzüm Tepesi'nde olduğu belirlendi.
Bölgede 2015'te başlatılan kazılarda, araştırmacıların Kanuni adına yaptırılan türbe olarak tanımladığı kare planlı yapı ortaya çıkarıldı.
Sonraki çalışmalarda cami, derviş tekkesi, ziyaretçi konukevi, muhafız barakası, ahşap palanka ile sivil yerleşime ait yapı izleri tespit edildi.
Yeni buluntular yerleşimin büyüklüğüne ve günlük yaşama ışık tutuyor
Pecs Üniversitesi öncülüğündeki Türk ve Macar araştırmacılar, 2024-2025 döneminde türbe kompleksinin geniş çevresinde modern ölçüm cihazlarından yararlanarak yüzey araştırmaları ve jeofizik incelemeler yaptı.
Bazıları tuğladan yapılan ve kiremitlerle örtülen yapıların çevresinde gündelik kullanım eşyaları, seramikler, sikkeler, takılar ve Osmanlı metal işçiliği örnekleri tespit edildi.
Kazılarda ayrıca bir kuyu ile büyük depolama çukurları ortaya çıkarıldı. Çukurlarda tahıl kalıntıları, ısıtma sistemlerine ait pişmiş toprak parçalar, ayaklı kaseler, porselen fincan parçaları ve boyalı cam kap parçaları bulundu.
Buluntular arasında 16. yüzyıla ait nadir bir altın sikke, Kırım Hanlığı dönemine ait gümüş sikke, Osmanlı sofra takımı parçaları, yüzükler, süslü tokalar ve at koşum süsleri de yer aldı.
Araştırma sonuçlarının, türbe çevresindeki yapının ötesinde geniş bir Osmanlı yerleşiminin bulunduğuna ve burada yaşayanlarla ziyaretçilerin bir bölümünün dönemin şartlarına göre varlıklı olduğuna işaret ettiği belirtildi.
Open Questions
- Yerleşimin tam olarak hangi tarihte terk edildiği
- Bulunan altın sikkenin bölgeye nasıl ulaştığı





