
Yeni bir araştırma, dünya genelindeki kaya buzullarının 48 milyar tona yakın buz içerdiğini ortaya koydu.
AI-generated summary
Kaya buzulları, üzerleri yoğun kaya ve moloz tabakasıyla kaplı olduğu için geleneksel yöntemlerle tespit edilmesi zor olan buzul oluşumlarıdır.
Buzul denildiğinde akla kilometreler boyunca uzanan beyaz buz kütleleri geliyor. Ancak dünyanın dağlık bölgelerinde gözle görülmeyen başka bir buzul türü daha bulunuyor.
“Kaya buzulları” olarak adlandırılan bu oluşumlarda dev buz kütleleri, taş ve kaya parçalarından oluşan kalın bir tabakanın altında gizleniyor.
Yeni bir araştırma, bu görünmez buzulların tahmin edilenden çok daha büyük miktarda buz barındırdığını ortaya koydu.
Bilim insanlarının hesaplamalarına göre yalnızca ABD'nin Utah eyaletindeki 836 kaya buzulunda yaklaşık 1 milyar ton buz bulunuyor. Dünya genelindeki kaya buzullarında saklanan buz miktarının ise yaklaşık 48 milyar tona ulaştığı tahmin ediliyor.
Dünya genelinde belgelenmiş 51 binden fazla kaya buzulu bulunuyor. Bunların 10 binden fazlası ABD'de yer alıyor.
Ancak geleneksel buzulların aksine bu oluşumları fark etmek oldukça zor. Çünkü buzun üzeri yoğun bir kaya ve moloz tabakasıyla kaplı.
Utah Üniversitesi'nden buzul bilimci Leif Anderson, “Dağların yükseklerinde gevşek kayaların veya molozların üzerinde yürürken ayaklarınızın yaklaşık 36 metre altında buz bulunabileceğini fark etmiyorsunuz.” dedi.
Kayalar bir yandan buzun güneş ışığı ve yüzeydeki sıcaklıktan korunmasına yardımcı olurken diğer yandan bilim insanlarının buz miktarını ölçmesini zorlaştırıyor.
Araştırmacılar bu sorunu aşmak için Utah'taki Timpanogos Dağı'nın eteklerinde bulunan Timpanogos Buzulu'nu inceledi.
Normal buzullarda buzun kalınlığını belirlemek için yer altına nüfuz eden radar sistemleri kullanılabiliyor. Ancak kaya buzullarında taş parçaları radyo dalgalarını dağıttığı için görüntü kalitesi ciddi şekilde bozuluyor.
Bilim insanları bu nedenle farklı bir yönteme başvurdu: Yerçekimi ölçümü.
Gravimetre adı verilen cihazlarla yer altındaki kütle farklılıklarını tespit eden araştırmacılar, kaya ile buz arasındaki yoğunluk farkından yararlandı.
Buzun daha kalın olduğu bölgelerde yerçekimi ivmesinin daha fazla azaldığını tespit eden ekip, bu değişimleri kullanarak yerin altındaki buzun miktarını hesapladı.

The earthquakes that occurred in Türkiye and its surroundings on September 6, 2026 were listed by AFAD and Kandilli Observatory from 01:06:44 to 08:00:22. The strongest earthquake occurred in the Hakbilir-Kemah region of Erzincan with a magnitude of 4.1.

In a joint effort between Huazhong University of Science and Technology and medical centers in China, in vivo CAR-T therapy administered with a single injection was tried on 16 patients with MS and autoimmune disorders. As a result of the treatment, faulty B cells were destroyed, the immune system returned to 'factory settings' and patients experienced improvement in motor functions. Experts stated that 10-year follow-up is required due to long-term cancer risk.

A new study published in the journal Cell suggests that autoantibodies produced by the immune system may play a role in recognizing and destroying cancer cells. Experts state that this mechanism may be a biomarker in the future to predict cancer risk.
Archaeological excavations have started in the city of Hadrianoi, which was founded by the Roman Emperor Hadrian in 123 AD, in the Orhaneli district of Bursa. The studies carried out under the direction of Bursa Museum Directorate aim to determine the architectural identity of a monumental building in the region.

Prof. Dr. Thanks to a photo shared on social media, Duran discovered a new endemic plant species called 'Konya sarunotu', which grows only in Konya in the world, in Meram.

Retired Prof from Selçuk University. Dr. Inspired by the nature photo he saw on social media, Ahmet Duran discovered a new endangered species of 'Sarunotu' in Konya's Meram district.