KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, New York temaslarının ardından geçtiği Washington'da Türk basın mensuplarıyla bir araya gelerek gündemi değerlendirdi.
KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Washington'da yaptığı açıklamada iki egemen eşit devlet politikasının son nokta olduğunu belirterek, Rum kesimi ile İsrail ilişkilerini ve ABD'nin silah satışlarını eleştirdi.
AI-generated summary
Kıbrıs sorunu, adadaki iki kesimin statüsü ve uluslararası aktörlerin politikaları etrafında on yıllardır devam etmektedir.
Ertuğruloğlu, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurul çalışmaları için bulunduğu New York’taki temaslarının ardından geçtiği Washington'da Türk basın mensuplarıyla bir araya gelerek gündemi değerlendirdi.
Bakan Ertuğruloğlu, KKTC ile ilgili uluslararası gündeme dair esasa ilişkin bir değişim olmadığını ve statükonun devam ettiğini belirtti.
Ertuğruloğlu, Kıbrıs sorununun özünde, "Rumların hak etmedikleri bir devlet statüsünde, KKTC'deki Türklerin ise hak etmedikleri bir şekilde toplum statüsünde" görülmeleri olduğunu vurguladı.
Bu sorunu yaratan unsurların da esasen 1964 yılında Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyinin verdiği kararlar ve daha sonra da 2004'te Avrupa Birliği'nin (AB) Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ni (GKRY) AB'ye alması olduğunun altını çizen Ertuğruloğlu, bu uluslararası yaklaşımla sorunun çözülmesinin zaten mümkün olmadığını ifade etti.
Ada'daki Rumlarla mevcut koşullarda müzakere etmenin herhangi bir anlamının bulunmadığına işaret eden Bakan Ertuğruloğlu, "Bu, uzun soluklu bir mücadeledir. Çok şanslıyız ki arkamızda ana vatan Türkiye gibi çok güçlü bir ülke var." dedi.
Türkiye'nin KKTC ile ilgili kararlı duruşu olmasa Ada'da Kıbrıs Türkü olarak kimsenin bırakılmayacağını ve Ada'nın Girit'e dönüştürüleceğini belirten Ertuğruloğlu, Ankara'nın gücü ve etkisi sayesinde bugün KKTC'nin birçok uluslararası aktörle doğrudan görüşebildiğini dile getirdi.
Ertuğruloğlu, şöyle konuştu:
"Dış politikada artık gelinen nokta sondur; iki egemen eşit devlet, eşit uluslararası statü politikası. Rumlarla yeni bir ortaklık kurma diye bir seçenek yoktur. Bitti. Ortak olmayı denedik, sonra başımıza geleni yaşıyoruz. Karşımızdaki Rumların mantalitesi değişmemiştir ve bunu şımartan bir uluslararası camia var. O yüzden mevcut durum, de facto çözümdür diyoruz: İki komşu egemen eşit devlet."
Uluslararası aktörlerin yaklaşımlarının değişmediğini vurgulayan Ertuğruloğlu, "O yüzden mevcut durum çözümdür, bundan geri atma lüksümüz yoktur, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni daha iyi yönetme görevimiz vardır ve ana vatanımız ile adım adım beraber hareket etme... Başka bir yol yok." ifadelerini kullandı.
Mevcut durumda KKTC'nin dış politikası açısından bu statükonun korunacağını belirten Ertuğruloğlu, bu konuda Türkiye ile tamamen koordinasyon içinde adımlarını atmaya devam edeceğinin altını çizdi.
GKRY'de bugün düzenlenecek geçit törenine Amerikan, İngiliz ve Fransız askerlerinin de katılacağını anlatan Ertuğruloğlu, Kıbrıs Rumlarının son dönemde İsrail ile ilişkilerine dikkati çekti.
GKRY ile İsrail arasındaki yakın ilişkilere de atıf yapan Bakan Ertuğruloğlu, bu ilişkiden çok rahatsız olduklarının altını çizdi.
"İsrail, kriz yaratmaktan medet uman bir devlet, barış değil düşman yaratan ve ondan beslenen bir devlet." diyen Ertuğruloğlu, özellikle İsrail'in Gazze'deki soykırımından sonra Ankara'nın Tel Aviv'e çok net tepki gösterip insani duruş sergilediğini hatırlattı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu noktadaki kararlı duruşunun çok önemli olduğunu vurgulayan Ertuğruloğlu, İsrail'in bölgede istikrarsızlık yayan bir ülke olmaya devam ettiğini söyledi.
Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, ABD'nin GKRY'ye silah satmasını ve burada askeri eğitim vermesini eleştirerek, "Bunu burada Amerikalı muhataplarımıza sorduğumuzda doğru düzgün bir cevap veremiyorlar." dedi.
ABD ya da başka bir ülkeye "düşman" olmadıklarını belirten Ertuğruloğlu, bununla beraber "kimseye teslim bayrağı çekmeyeceklerini" ve Türkiye'nin desteğiyle "Ada'daki varlıklarını korumaya devam edeceklerini" vurguladı.

At the CHP MYK meeting, 5 mayors, including Konyaaltı Mayor Cem Kotan and Alanya Mayor Osman Tarık Özçelik, were referred to discipline with a request for definitive expulsion. Following the decision, Cem Kotan announced that he resigned from CHP.

At the CHP MYK meeting, 5 mayors, including Konyaaltı Mayor Cem Kotan and Alanya Mayor Osman Tarık Özçelik, were referred to discipline with a request for definitive expulsion. Following the decision, Cem Kotan announced that he resigned from CHP.

In the investigation of the fund crisis in Türkiye, a travel ban was imposed on Mustafa Yazıcı, the son of AKP Deputy Chairman Hayati Yazıcı. Former AKP MKYK Member Mücahit Birinci called for a statement from Hayati Yazıcı to prevent any harm to the party.

In the corruption investigation carried out in Mersin, 59 suspects, including mayors Vahap Seçer, Abdullah Özyiğit and Ahmet Serkan Tuncer, were detained. The investigations include claims of millions of liras of public damage and irregularities.
According to Haaretz, the Israeli army did not detect any preparations for an attack before the elections. Netanyahu's threat statement raised questions in the security bureaucracy.

According to the Israeli press, Prime Minister Netanyahu's attack threat statements before the elections were not confirmed by army sources; The military did not raise the alert level.