Mekke İttifakı ve Husiler Üzerine Propaganda Kampanyası
Quick Look
Mekke ittifakı, ABD'nin Ortadoğu stratejisi kapsamında Husiler üzerinden İran'a karşı bir müdahale aracı olarak kullanıma zorlanıyor; Suudi ve Türk yetkilileri ittifakın herhangi bir ülkeye karşı olmadığını vurgulasa da, Kâbe'ye yönelmiş bir intihar bombacısı saldırısıyla ilgili sahte bir video ve iddialar üzerinden Husiler üzerinden propaganda yürütülüyor, ancak Suudi güvenlik kaynakları olayı bir meczuba müdahale olarak açıklıyor.
AI-generated summary
Why It Matters
Mekke ittifakı, ABD'nin Ortadoğu güvenlik mimarisine alternatif bir model olarak sunulmuş ancak aynı zamanda İran'a karşı pozisyon alarak ABD'nin yük paylaştırma stratejisiyle uyumlu olarak tanımlanmıştır. Türk ve Suudi yetkilileri ittifakın herhangi bir ülkeye karşı olmadığını vurgulamış olsa da, ABD ve bazı analizciler bu ittifağın Trump'ın Ortadoğu stratejisinin bir parçası olduğunu ve Yemen'deki Husiler üzerinden İran'a karşı kullanılmak istenildiğini belirtmişlerdir.
Daha imzalanmış metni ve parlamentolardan alınmış onayı bile yok ama bir müdahale aracı olarak kullanılması yönünde baskı altında. Tahmin ettiğiniz üzere Mekke ittifakından bahsediyoruz.
İTTİFAKIN KONUMU
Mekke ittifakı, birkaç incelememizde de belirttiğimiz üzere, ABD’nin güvenlik mimarisine alternatif olabildiği ölçüde olumlu ama ABD’nin yük paylaştırma stratejisiyle uyumlu olarak onu tamamlayan nitelikte İran’a karşı pozisyon aldığı ölçüde olumsuzdur.
İttifak her ne kadar siyasal İslamcı tabanlara yönelik olarak “bölgenin İsrail’e karşı geliştirdiği model” diye propaganda edilse de özellikle Türk ve Suudi yetkililer, başından itibaren ittifakın hiç kimseye karşı olmadığını vurguladı. Hatta son olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan, yabancı bir yayın organına verdiği röportajda, ittifakın İsrail’e de İran’a da karşı olmadığını belirtti. (Kuşkusuz bu tür savunma ortaklıklarının “ortak bir tehdit algısı” olmadan oluşturulabilmesi eşyanın tabiatına aykırıdır.)
ABD’NİN ASIL AMACI
Mekke ittifakının bölgede saldırgan politikalar izleyen İsrail’e karşı kurulduğu, ABD ve İsrail’in bu nedenle ittifaka karşı olduğu da dile getirilen propagandalardan biri.
Erdoğan’ın yukarıda işaret ettiğim açıklaması İsrail boyutunu zaten yalanlıyor. ABD’nin karşı olduğunu da bizzat ABD’liler yalanlıyor zaten. Tersine bu ittifakın “Trump’ın Ortadoğu stratejisinin” parçası olduğunu belirten açıklamalar var. Dahası Türk ve Suudi yetkililer, ittifakın ABD’yle olan ittifaklarını bütünlediğini belirtiyorlar. Nitekim kimi ABD’liler açık açık Mekke ittifakının Yemen’deki Ensarullah hareketine (Husilere) karşı harekete geçmesini istediler.
ABD açısından meselenin esası da bu zaten. Mekke ittifakı üzerinden Yemen’deki Husilere karşı harekete geçmesi, Türkiye’nin fiilen İran’la karşı karşıya gelmesi demektir ki bu Washington’ın 40 yıllık amacıdır.
Bunu, iktidarın “yeşil ışık” yakarak hevesli olduğunu göstermesine rağmen Türkiye’ye kabul ettirmek elbette kolay değil. İşte bu nedenle Mekke ittifakına Mekke/ Kâbe tuzağı kurmaya başladılar:
SİYASAL İSLAMCI KAMPANYA
Son 10 gündür, sürekli Husilerin füzelerle ve İHA’larla Mekke’yi hedef aldığı ama Suudi Arabistan’ın saldırıları önlediği belirtiliyor. “Kâbe’ye bile hedef alan Müslümanlık karşıtı bir hareket” gibi sunmaya çalışsalar da Husilerin böyle bir şey yapmadığı ortada. Nitekim Husiler, bunun kendilerini bölgede izole etmeye dönük bir istihbarat faaliyeti olduğunu belirtiyorlar.
Ama her şeye rağmen bir ölçüde etkisi oluyor. Günlerdir Türk kamuoyunda, Husilerin Kâbe’yi hedef aldığı propagandası yürütülüyor. Buradan hareketle kötülük bakımından Husileri İsrail’le kıyaslıyorlar. Amaç ortada: Siyasal İslamcı kimi kesimler, kamuoyunu, ABD’li Senatör Joe Wilson’ın “Mekke ittifakı Husilere karşı göreve” çağrısına hazırlıyorlar.
İSTİHBARAT FAALİYETİ
Mekke ittifakına kurulan Mekke tuzağı işe yaramadıkça tuzağı derinleştiriyorlar. Son tuzak tam bir istihbarat operasyonuydu:
Görmüşsünüzdür, bir video servis edildi ve görüntüler “Kâbe’ye saldırı denemesi! İntihar bombacısı, etkisiz hale getirildi!” diye duyuruldu. Sonra Kâbe’yi hedef alanın Husi olduğu söylendi. Ardından Husi intihar bombacısının bizzat İran tarafından görevlendirildiği iddia edildi. Son olarak Kâbe’yi hedefalan İran’ın bölge için İsrail’den bile tehlikeli olduğu propaganda edildi.
Görüldüğü üzere tam bir istihbarat faaliyeti: ABD-İsrail’in İran’ı hedef alan savaşına, bölgedeki Araplar ve Müslümanlar nezdinde meşruiyet sağlanması amaçlanıyor.
Peki gerçekte olan ne? Bırakın Husi olmasını, Kâbe’de yakalanan kişi intihar bombacısı bile değil. Suudi güvenlik kaynaklarının resmi açıklamasına göre Kâbe’deki görevliler, gelip geçenleri rahatsız eden bir meczuba müdahale ediyorlar aslında.
What to Watch
AI outlook — possibilities, not facts
Mekke ittifakı üzerinden Husiler üzerinden İran'a karşı propaganda ve operasyonel faaliyetler artırılacak.
Likely · Within weeks
Open Questions
- Kâbe'de gerçekte ne olduğu ve olayın tam olarak nasıl yansıtıldığı?
- Bu propagandanın kimler tarafından ve hangi kanallar üzerinden yürütülüyor?
- Mekke ittifiğinin gerçekte ABD ve İsrail tarafından kullanılıp kullanılmadığı?



