
İsrail Başbakanı Netanyahu, ABD'li siyasetçi Rubio'nun Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne karşı yürüttüğü yaptırım ve baskı politikalarını desteklediğini açıkladı.
AI-generated summary
ABD ile UCM arasındaki gerilim, mahkemenin yaptırımlarına karşı açılan davalarla yargıya taşınmıştır. Rubio, UCM'yi zayıflatmak için diplomatik bir seferberlik yürütmektedir.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise Washington'ın kararına destek vererek Rubio'ya teşekkür etti.
Netanyahu, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, "UCM, uluslararası hukuk dilini kullanarak güç suiistimalini gizleyen ve adaletin temel ilkelerini baltalayan düzmece bir kuruma dönüşmüştür" dedi. Netanyahu, Rubio'nun mahkemenin "gayrimeşru yetki aşımına" karşı sergilediği çabayı takdir ettiğini ve UCM'yi yöneten "yozlaşmış yetkililerin sonuçlarla yüzleşeceğini" söyledi.
Trump, temmuz ayı sonunda yaptığı bir açıklamada mahkemenin kendisiyle ilgilenebileceğini esprili bir dille dile getirerek, "Uluslararası Ceza Mahkemesinin benim peşime düştüğüne dair bir bilgi yok. Gerçi böyle bir şey de olabilir" demişti.
Trump ayrıca yürüttükleri yaptırım mücadelesinin kendisinden ziyade Netanyahu'yu ve diğer yetkilileri kovuşturmalardan korumayı amaçladığını ifade etmişti.
Rubio geçen ay yaptığı açıklamada, diğer ülkeleri mahkemeden ayrılmaya ikna etmeye dönük diplomatik bir seferberlik dahil olmak üzere UCM'yi zayıflatma çabalarını artıracaklarını söylemişti. En az beş ülke bu çağrıya uyarak adım attı.
ABD ile UCM arasındaki gerilim daha önce de yargıya taşınmıştı. Üç UCM yargıcı, yaptırımların hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle haziran ayında Trump ve yönetimine dava açtı.
Hak savunucusu gruplar da iki ayrı davada, ABD'nin yürüttüğü yaptırım politikasının, dünyadaki vahşet suçlarına karşı adalet aramak için mahkemeyle çalışan örgütlerin anayasal haklarını ihlal ettiğini savundu.
AI outlook — possibilities, not facts
ABD'nin UCM'ye yönelik diplomatik baskı ve yaptırım çabalarının artması.
Likely · Within months
Kıbrıs gazetesinin köşe yazısında, 19 Ağustos'ta Ercan Tavsiyeli Hava Sahası'nda Türk A400M askeri uçağı ve İngiliz yolcu uçağının kontrollü hareketi, Rum ve Yunan basınının siyasi kriz yaratma çabaları olarak yorumlandı.
KKTC Başbakanı Üstel, Rum yönetiminin Kıbrıs Türk halkının uluslararası temaslarını, ekonomik hayatını ve egemenlik haklarını hedef alan baskılarını kınadı. Üstel, izolasyon politikalarının ve tehditlerin Kıbrıs Türk halkını haklarından vazgeçiremeyeceğini vurguladı.
ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, İsrail'in Suriye'deki hava üssü saldırısının Türkiye'ye haber verilmeden gerçekleştiğini belirtti. Barrack, İsrail'in bu hamlesini iç seçim dinamikleriyle ilişkilendirerek Ankara'nın itidalli tutumunu övdü.
Wall Street Journal'ın haberine göre, ABD Savunma Bakanı Hegseth ile yaşadığı gerginlik nedeniyle Kara Kuvvetleri Sekreteri Dan Driscoll'un yıl sonuna kadar görevinden ayrılması bekleniyor. Driscoll'un askeri üs içindeki konutunu değiştirdiği belirtiliyor.

ABD Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, İsrail'in Türkiye sınırına yakın Ebu Zuhur Hava Üssü'ne düzenlediği saldırıyı 'tehlikeli bir oyun' olarak niteledi. Ankara'nın bilgilendirilmediğini belirten Barrack, durumun askeri çatışma riski taşıdığına dikkat çekti.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, bölge ülkelerinden yeni güvenlik ve ekonomik işbirliği mesajları aldıklarını belirterek, gerçek güvenliğin bölgesel ve bağımsız bir düzenle sağlanabileceğini vurguladı.