
Kuzey Atlantik'teki stratejik konumuyla bilinen ancak düzenli bir ordusu bulunmayan İzlanda, Rusya'nın bölgedeki artan askeri varlığı ve yaklaşan AB müzakereleri gölgesinde savunma politikasını masaya yatırıyor.
Ordusu olmayan tek NATO üyesi İzlanda, Rusya'nın Kuzey Atlantik'teki artan askeri faaliyetleri karşısında güvenlik açıklarını ve ordu kurma tartışmalarını değerlendiriyor.
AI-generated summary
İzlanda, 400 bin nüfusuyla düzenli bir ordusu bulunmayan tek NATO üyesidir ve güvenliğini müttefiklerine emanet etmektedir.
Keflavik hava üssünde iki F-16 savaş uçağı gürleyerek uçuyor, Belçika bayrakları soluk İzlanda semalarında dalgalanıyor. Uçak hangarlarının içinde ABD askerleri devasa P-8A Poseidon denizaltı savunma uçağının kanatları altında beklerken, açık denizde Kanada’ya ait HMCS Ville de Québec fırkateyni devriye geziyor.
Ancak bu büyük askeri tatbikatta göze çarpan çok önemli bir eksik var: İzlanda askerleri.
İzlanda’nın kendine ait kara, deniz veya hava kuvvetleri yok. 400 bin nüfuslu bu ada ülkesi, NATO’nun düzenli bir ordusu bulunmayan tek üyesi. On yıllardır güvenliğini NATO ittifakına ve 1951 yılında ABD ile imzaladığı ikili savunma anlaşmasına emanet etmiş durumda.
Ancak Rusya’nın Kuzey Atlantik’te askeri varlığını giderek artırması, İzlanda’yı uzun süredir halı altına süpürdüğü o zor soruyla yüzleştiriyor: Ülke, kendi savunmasına nasıl bir katkı sağlamalı?
Bu tartışma, İzlanda’nın 29 Ağustos’ta AB’ye katılım müzakerelerini yeniden başlatıp başlatmama konusunda sandığa gitmeye hazırlanmasıyla daha da kritik bir boyut kazandı. AB yanlıları, Avrupa ile kurulacak daha yakın bağların ek bir güvenlik katmanı oluşturacağını savunuyor. Muhalefetteki Bağımsızlık Partisi’nin lideri Guðrún Hafsteinsdóttir durumu şu sözlerle özetliyor: "Açık ki İzlanda’da bir şey yaşansa, kendi kendimizi savunacak gücümüz yok."
Ağustos ayında düzenlenen ABD liderliğindeki Kuzey Viking Tatbikatı, tam da bu güvenlik açığını kapatmayı hedefliyor. İki yılda bir yapılan bu tatbikat; NATO müttefiklerini bir araya getirerek kritik altyapıların, deniz yollarının korunmasını, denizaltı savunma savaşlarını ve deniz mayınlarına karşı tedbirleri test ediyor.
Tatbikatın açılışında konuşan NATO Avrupa Müttefik Yüksek Komutanı General Alexus G. Grynkewich, bölgedeki tehlikeye dikkat çekerek esprili ama ciddi bir uyarıda bulundu:
"Bugün Rusya ve Çin’e ait sözde araştırma gemileri buralarda ortak devriyeler atıyor. Ama hepimiz biliyoruz ki buraya 'puffin' kuşlarını saymaya gelmediler."
İzlanda Dışişleri Bakanı Þorgerður Katrín Gunnarsdóttir de bu uyarıyı destekleyerek Rusya’nın bölgedeki askeri varlığını belirgin şekilde artırdığını, Çin’in ise stratejik ilgisinin büyüdüğünü belirterek NATO’nun bu yeni gerçekliğe uyum sağlaması gerektiğini vurguladı.
ABD’nin 2006 yılında çekilerek İzlanda’ya devrettiği Keflavik Hava Üssü’nde bugünlerde güvenlik ortamındaki değişim, inşaat ve geliştirme çalışmaları açıkça görülüyor.
Bu yakın ilişki, Donald Trump’ın komşu Grönland’a yönelik açıklamaları düşünüldüğünde ilginç bir tezat oluşturuyor. Trump, ocak ayındaki Davos konuşmasında Danimarka’ya bağlı özerk bölge Grönland’ı satın alma tehdidinde bulunurken sürekli İzlanda ve Grönland’ı birbirine karıştırmıştı. İzlanda Dışişleri Bakanı Gunnarsdóttir, Grönland’ın egemenliğini desteklediklerini belirtirken, bu tür gerilimlerin bölgedeki güvenlik bilincini artırmasını "olumlu bir gelişme" olarak niteledi.
Hangarda konuşlanan ve temel görevi denizaltı avlamak olan US P-8A Poseidon uçağı, bölgedeki devriye görevlerinin merkezinde yer alıyor. Torpido ve Harpoon gemisavar füzeleriyle donatılan bu dev uçak, denizaltıları tespit etmek için suya sonar şamandıraları bırakabiliyor.
Yine hava üssünde sergilenen 3,6 metre boyundaki Lightfish adlı insansız deniz aracı ise dikkat çekici bir diğer teknoloji. Elektro-optik, kızılötesi kameralar ve radarlarla donatılan bu araç, Starlink uyduları üzerinden operasyon merkezine veri aktararak 6 ay boyunca denizde kalabiliyor.
Teknoloji yeni olsa da çözülmeye çalışılan jeopolitik denklem oldukça eski. İkinci Dünya Savaşı sırasında İngiltere Başbakanı Winston Churchill, "İzlanda’ya kim hâkim olursa; İngiltere, Amerika ve Kanada’nın şakağına tabancayı o doğrultmuş olur" demişti. 80 yıl sonra bu tespit geçerliliğini koruyor.
İzlanda, GIUK Geçidi (Grönland-İzlanda-İngiltere arasındaki deniz koridoru) adı verilen son derece kritik bir noktada yer alıyor.
Tehditlere karşı İzlanda, şubat ayında tarihinde ilk kez resmi bir Ulusal Güvenlik ve Savunma Politikası kabul etti. Aynı zamanda NATO, bölgedeki gözetim ve caydırıcılığını artırmak için Arctic Sentry (Kutup Nöbetçisi) adlı yeni bir girişim başlattı.
Peki, ordusu olmayan bir ülke günlük savunmasını nasıl yürütüyor? Cevap: Sivil kurumları askerileştirerek.
Keflavik Hava Üssü Komutan Yardımcısı Marvin Ingólfsson, üssün kuzeyin "gözü ve kulağı" olduğunu belirterek şunları söylüyor: "Rütbeli subaylarımız yok ama Sahil Güvenlik ve Ulusal Polis teşkilatımız var. Aslında bir ordunun yapacağı işleri yapıyoruz ve çoğumuz askeri eğitime sahibiz."
İzlanda Sahil Güvenliğinin 280 personeli ve 2 adet açık deniz devriye gemisi bulunuyor. Ülke hava sahasını izleyen 4 adet radar istasyonunu yine sivil olan Sahil Güvenlik yönetiyor.
Dışişleri Savunma Bürosu ise bir nevi Savunma Bakanlığı görevi üstleniyor. Büronun başındaki Jónas G. Allanson, "Biz orduların yarattığı etkiyi sivil araçlar kullanarak yaratmaya çalışıyoruz ve bence oldukça iyi bir iş çıkarıyoruz" diyerek resmi ordu kurulması fikrine sıcak bakmadığını belirtiyor.
Bu sivil yaklaşıma herkes katılmıyor. Kendilerini ‘İzlanda Muhafızları’ olarak adlandıran bir grup, ülkenin kendi ordusunu kurması gerektiğini savunuyor.
Grubun kurucularından, eski Norveç Silahlı Kuvvetleri subayı Arnór Sigurjónsson, İzlanda’nın savunmasını tamamen müttefiklerine yıkmasını eleştirerek şu teklifte bulunuyor:
Sigurjónsson, zorunlu askerlik yerine iyi maaş ve eğitim imkanlarıyla gönüllü bir ordu kurulabileceğini belirterek soruyor: "Bağımsız ve egemen bir millet olan İzlanda, neden ordusu olmayan tek Batı ülkesi olsun? Kendimizi savunma yükünü tamamen başkalarının sırtına yükleyip hiçbir şey yapmamak kabul edilebilir mi?"
AI outlook — possibilities, not facts
İzlanda AB'ye katılım müzakereleri için sandığa gidecek.
Likely · Within months

Pentagon, 30 yaş ve üzeri erkek askerler için zorunlu testosteron testi uygulamasını başlattı. Savunma Bakanı Pete Hegseth tarafından duyurulan politika, savaş hazırlığını artırmayı hedeflerken, tıbbi çevrelerde gereksiz tedavi endişeleriyle tartışmalara yol açtı.
MSB Basın Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Türkiye'nin Suriye'deki istikrar çalışmalarına desteğinin süreceğini belirtti. Toplantıda terörle mücadele, sınır güvenliği, savunma sanayii projeleri ve İsrail'in bölgedeki politikalarına yönelik eleştiriler öne çıktı.
Baykar, ASELSAN ve TÜBİTAK SAGE ortaklığıyla yürütülen testlerde Bayraktar AKINCI'dan bırakılan LGK-82 ve GÖZDE güdüm kitli mühimmatlar hedefleri başarıyla imha etti.

Millî Savunma Bakanlığı haftalık toplantısında; Kıbrıs ve Silivri'deki gemi kazalarına müdahaleleri, İsrail'in saldırgan tutumunu, Eurofighter pilot eğitimlerini, Somali'deki gemi kurtarma operasyonunu ve Mekke Savunma İttifakı'nı değerlendirdi.

Milli Savunma Bakanlığı, haftalık toplantısında SDG iddialarını yalanladı, Eurofighter pilot eğitimi takvimini açıkladı, Mekke Savunma İttifakı'nı duyurdu ve İsrail'in politikalarına tepki gösterdi.

ABD Donanması, yeni savaş gemisi ihalesi kapsamında Türkiye'nin İstanbul Sınıfı, Güney Kore'nin Chungnam Sınıfı ve Japonya'nın Mogami Sınıfı fırkateyn tasarımlarını değerlendirmeye aldı.