2023'ten bu yana cezaevinde bulunan eski Pakistan Başbakanı İmran Han, Yüksek Mahkeme kararıyla tedavi için hastaneye nakledildi.
Pakistan'da cezaevinde tutulan eski Başbakan İmran Han, Yüksek Mahkeme'nin sağlık durumu hakkındaki kararı doğrultusunda Rawalpindi'den İslamabad'daki bir hastaneye sevk edildi.
AI-generated summary
İmran Han, 2023'ten bu yana cezaevinde bulunuyor ve Nisan 2022'deki güven oylamasından bu yana çok sayıda hukuki davayla karşı karşıya.
Pakistan'da 2023'ten bu yana cezaevinde bulunan eski Başbakan ve muhalefetteki Pakistan Adalet Hareketi (PTI) partisinin kurucusu İmran Khan, Yüksek Mahkeme'nin kararı doğrultusunda tedavi amacıyla Rawalpindi kentindeki Adiala Cezaevi'nden başkent İslamabad'daki Şifa Uluslararası Hastanesi’ne sevk edildi.
Eski başbakanın hastaneye sevkinin öncesinde ve sevki sırasında çevrede geniş güvenlik önlemleri alındı.
Yoğun güvenlik önlemleri altında hastaneye sevk edilen Khan'a birçok polis aracı eşlik ederken, hastane çevresine çok sayıda polis konuşlandırıldı. Güvenlik önlemleri kapsamında bölgede yol kenarında park halinde bulunan araçlar da çekildi.
YÜKSEK MAHKEME HASTANEYE NAKLİNE KARAR VERMİŞTİ
Khan'ın sağlık durumuna ilişkin endişeler ve avukatlarının başvurularının ardından Yüksek Mahkeme, salı günü eski başbakanın iki gün içinde özel bir hastaneye nakledilmesine karar vermişti.
Karar, Adiala cezaevi müdürünün pazartesi günü mahkemeye sunduğu ve Khan'ın 10 Ağustos'ta bir kardiyoloji kurulu tarafından yapılan incelemesini detaylandıran raporun ardından geldi. Raporda, Khan'ın kan basıncında dalgalanmalar ve ailesiyle kısıtlı temas nedeniyle anksiyete yaşadığı belirtilmişti.
Khan ve partisi, hakkındaki tutukluluk kararının siyasi gerekçelerle verildiğini savunuyor. Khan’ın Nisan 2022'de yapılan güven oylamasının ardından başbakanlık görevinden uzaklaştırılmasından bu yana çok sayıda hukuki davayla karşı karşıya olduğu biliniyor.
AI outlook — possibilities, not facts
İmran Han tedavisinin ardından yeniden cezaevine nakledilecek
Likely · Within days
Kıbrıs gazetesinin köşe yazısında, 19 Ağustos'ta Ercan Tavsiyeli Hava Sahası'nda Türk A400M askeri uçağı ve İngiliz yolcu uçağının kontrollü hareketi, Rum ve Yunan basınının siyasi kriz yaratma çabaları olarak yorumlandı.
KKTC Başbakanı Üstel, Rum yönetiminin Kıbrıs Türk halkının uluslararası temaslarını, ekonomik hayatını ve egemenlik haklarını hedef alan baskılarını kınadı. Üstel, izolasyon politikalarının ve tehditlerin Kıbrıs Türk halkını haklarından vazgeçiremeyeceğini vurguladı.
ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, İsrail'in Suriye'deki hava üssü saldırısının Türkiye'ye haber verilmeden gerçekleştiğini belirtti. Barrack, İsrail'in bu hamlesini iç seçim dinamikleriyle ilişkilendirerek Ankara'nın itidalli tutumunu övdü.
Wall Street Journal'ın haberine göre, ABD Savunma Bakanı Hegseth ile yaşadığı gerginlik nedeniyle Kara Kuvvetleri Sekreteri Dan Driscoll'un yıl sonuna kadar görevinden ayrılması bekleniyor. Driscoll'un askeri üs içindeki konutunu değiştirdiği belirtiliyor.

ABD Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, İsrail'in Türkiye sınırına yakın Ebu Zuhur Hava Üssü'ne düzenlediği saldırıyı 'tehlikeli bir oyun' olarak niteledi. Ankara'nın bilgilendirilmediğini belirten Barrack, durumun askeri çatışma riski taşıdığına dikkat çekti.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, bölge ülkelerinden yeni güvenlik ve ekonomik işbirliği mesajları aldıklarını belirterek, gerçek güvenliğin bölgesel ve bağımsız bir düzenle sağlanabileceğini vurguladı.