
Adana ve Osmaniye'de meydana gelen peş peşe depremlerin ardından Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, bölgedeki sismik hareketliliği değerlendirdi.
AI-generated summary
Kahramanmaraş depremlerinin ardından bölgedeki gerilim dağılımının değiştiği ve Adana bölgesinin potansiyel risk taşıdığı belirtiliyor.
Adana ve Osmaniye’de peş peşe meydana gelen depremlerin ardından deprem bilimci Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, Halk TV’de değerlendirmelerde bulundu.
Adana’da 4,8 ve 4,9 büyüklüğünde iki depremin 17 dakika arayla meydana geldiğini, ardından Osmaniye’de 5,2 büyüklüğünde bir deprem yaşandığını belirten Ercan, sarsıntıların aynı bölgede gerçekleştiğine dikkat çekti.
“DEPREM FIRTINASI DURUMUNA GELDİ”
İlk 4,8 büyüklüğündeki sarsıntıyı artçı deprem olarak değerlendirdiğini ancak ardından gelen 4,9 ve 5,2 büyüklüğündeki depremlerle tablonun değiştiğini söyleyen Ercan, şöyle konuştu:
“İlk önce 4.8’lik depremi bir artçı deprem olarak değerlendirmiştim. Arkasından bir 4.9 daha gelince biraz işin rengi değişti. Ve bunun arkasından bir 5.2 daha geldi. Bunlar aynı bölgede olan depremler.
Şu anda görüntü deprem fırtınası durumuna geldi ve gittikçe de deprem büyüklüğü artıyor. Bu demektir ki 4.8 ve 4.9’luk depremler öncü depremler gibi görünüyor.
Şimdi bunun daha büyük bir depremle sonuçlanır mı? Doğrusu bunu bilmek mümkün değil şu anda bilimsel olarak. Ancak şu anda çok önemli bir durum arz ediyor. Yani bunun arkasından büyük bir deprem gelirse deprem bilimcileri için şaşırtıcı bir durum olmaz.”
“BÖLGENİN DİNLENMESİ GEREKİYOR”
Ercan, yaşanan depremlerin ardından bölgenin bilimsel olarak yakından izlenmesi gerektiğini belirtti. Kahramanmaraş depremlerinin ardından bölgedeki gerilim dağılımına dikkat çeken Ercan, bölgenin “potansiyel deprem bölgesi” olduğunu ifade etti.
Ercan, şunları söyledi:
“Kahramanmaraş depreminden sonra bu bölge, gerinliğin büyük bir kısmı bu bölgeye kayış gösterdi. Dolayısıyla burası bir potansiyel deprem bölgesidir bizim için. Dolayısıyla burada bir kırılmayla daha büyük bir deprem olur mu, bunun kaygısını yaşıyoruz.
Ancak böyle bir deprem geliyor uyarısını yapacak bir bilgimiz yok halihazırda. Şimdi bu konuda karar verecek tabii ki ilin valiliği. Benim önerebileceğim bilimsel olarak hemen AFAD'ın jeofizik ekipleri var.
Bu jeofizik ekipleri burada hemen bir sismolojik ağ oluşturup bu bölgeyi dinlemeleri gerekiyor. Zaten gerek Kandilli’nin gerekse AFAD’ın bu bölgede dinleme ağları, yerdeki gerinliği dinleme ağları var. Ama hemen bu bölgede sıklaştırılması gerekiyor bu ağın. Çok sıklaştırılması gerekiyor.”
Ercan, bir depremin meydana gelip gelmeyeceğine ilişkin değerlendirme yapılabilmesi için 12 parametrenin ölçülmesi gerektiğini de söyledi.
“6,3-6,4’E VARMADIKÇA YIKICI OLMAZ”
Depremlerin yıkıcılığına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Ercan, bölge için eşik değer olarak 6,3-6,4 büyüklüklerini işaret etti.
Ercan, “Bu bölgedeki yıkıcılık eşik değeri 6.3 ile 6.4’tür. 6.3'le 6.4'e varmadıkça Adana ve çevresinde ve Osmaniye'de deprem yıkıcı olmaz. Bu 5.2’lik depremler sadece kötü yapılmış yapılarda duvar çatlaklarıyla, baca yıkılmalarıyla veya camilerin minarelerindeki çatlaklarla atlatılır. Ama 6.3, 6.4’e kadar varırsa eğer o zaman yıkıcılıktan söz edilir” dedi.
“DAHA BÜYÜK DEPREM OLURSA ŞAŞIRTICI OLMAZ”
Kahramanmaraş depremlerinin ardından gerilimin bir kısmının Adana yönüne kaydığını savunan Ercan, mevcut depremlerin daha büyük bir depremin öncüsü olup olmadığının şu aşamada bilinemeyeceğinin altını çizdi.
Ercan, şu ifadeleri kullandı:
“Daha büyük bir deprem olursa bizim için şaşırtıcı olmaz. Çünkü Kahramanmaraş depreminden sonra gerginliğin bir kısmı Adana'ya doğru kaydı.
Bu depremler daha büyük bir depremin öncüsü müdür değil midir bilmiyoruz. Ama olursa bizim için şaşırtıcı olmaz. Şimdi keşke bilsek de söylesek.”
“HİÇBİR ŞEY OLMAZ DEMEK SAVSAKLAMAK OLUR”
Bölgedeki sarsıntıların bir “deprem fırtınası” şeklinde sona erebileceğini ancak daha büyük bir deprem olasılığının da göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Ercan, kesin bir deprem tahmini yapılamayacağını bir kez daha vurguladı.
Ercan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yani bir deprem fırtınası gibi gelir geçer. Ama geçmezse de, büyük bir depremle sonuçlanırsa da bizim için sürpriz olmaz. ‘Hiçbir şey olmaz, merak etmeyin’ demek bu işi savsaklamak anlamına gelir. Onun için başta önerdiğim gibi AFAD burada ayrıntılı bir jeofizik ağı hemen kurup yerin gerginlik dağılımına ve nerelere doğru bir kırılmanın beklenmekte olduğunu ortaya çıkarabilir.”
AI outlook — possibilities, not facts
AFAD'ın bölgedeki sismolojik izleme ağını sıkılaştırması bekleniyor.
Likely · Within days

Oregon State University engineers have developed a new photocatalytic material called BVR-19, which splits water with sunlight and produces clean hydrogen using sulfur bonds instead of expensive metals.

Scientists from Oregon State University have developed a new crystalline material called BVR-19, which splits water with sunlight and produces clean hydrogen using sulfur bonds instead of expensive metal catalysts.
Prof. from Dokuz Eylül University. Dr. Hasan Sözbilir warned that the earthquakes that occurred in Adana and Osmaniye may continue as an earthquake storm due to the energy accumulation in the Savrun and Saimbeyli fault lines.

The 4.8, 4.9 and 5.1 magnitude earthquakes that occurred in Adana and Osmaniye caused concern in the region. Geological Engineer Prof. Dr. Şener Üşümezsoy stated that the fault structure in the region is fragmented and has a low capacity to produce a major earthquake.

The 4.8, 4.9 and 5.2 magnitude earthquakes that occurred in Adana and Osmaniye brought the seismic activity in the region to the agenda. Prof. Dr. Osman Bektaş and Prof. Dr. Süleyman Pampal stated that the region is active and drew attention to the earthquake potential that could reach magnitude 6.

Prof. Dr. Osman Bektaş evaluated the earthquakes that occurred on the Savrun fault in Adana. Bektaş stated that the fault releases its energy slowly, and that earthquakes with a magnitude of 5.2 should be monitored.