
RTÜK, fon soruşturmasıyla ilgili yayınları nedeniyle Sözcü TV ve Koza TV'ye yaptırım uyguladı; RTÜK Üyesi Tuncay Keser kararlara karşı çıktı.
AI-generated summary
RTÜK, yayın ilkelerine aykırı olduğu gerekçesiyle medya kuruluşlarına idari yaptırımlar uygulamaktadır. Anayasa Mahkemesi'nin 2020 tarihli kararı, basın özgürlüğü ve haber alma hakkı konularında referans teşkil etmektedir.
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), gerçekleştirdiği toplantıda Sözcü TV ve Koza TV’de yayımlanan fon soruşturması içeriklerini değerlendirdi.
Kurul, iki kanala yönelik yaptırım kararlarını, yayınlarda kullanılan ifadelerin izleyici kanaatinin oluşumunu etkilediği ve siyasi kesimlere yönelik suç isnadı içerdiği gerekçelerine dayandırdı.
Sözcü TV’ye, 7 ve 8 Ekim tarihlerinde yayımlanan programlarda Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve AKP Sözcüsü Ömer Çelik hakkındaki iddiaların ele alınış biçimi nedeniyle ceza verildi. RTÜK, söz konusu yayınların izleyicilerin doğru ve sağlıklı kanaat oluşturmasını engellediği değerlendirmesinde bulundu.
Koza TV’ye ise 8 Ekim’de yayımlanan bir programda fon soruşturmasına ilişkin kullanılan “İktidarın bütün isimlerinin içinde olduğu bir vurgundan bahsediyoruz” ifadesi nedeniyle yaptırım uygulandı. Kurul, bu sözlerin bir siyasi kesimin tüm mensuplarına ağır suç isnadında bulunduğu görüşünü benimsedi.
KESER’DEN BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ VURGUSU
RTÜK Üyesi Tuncay Keser, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada her iki yaptırım kararına da karşı oy verdiğini duyurdu. Keser, Anayasa Mahkemesi’nin 2020 yılında verdiği bir kararı hatırlatarak, kamuoyunu ilgilendiren olaylara ilişkin söylentilerin yeterli olgusal temele dayanması koşuluyla haberleştirilmesinin tek başına cezalandırma gerekçesi olamayacağına dikkat çekti.
Anayasa Mahkemesi’nin 2020/23730 sayılı kararına atıfta bulunan Keser, gazetecilerden bir iddianın doğruluğunu savcı gibi kanıtlamalarının beklenemeyeceğini belirtti. Keser, yetkililerin kamuoyundaki iddialara ilişkin açıklama yapmaya çağrılmasının da demokratik bir toplumda cezalandırma konusu olmaması gerektiğini vurguladı.
Fon soruşturmasının ülke gündeminde önemli bir yer tuttuğunu ifade eden Keser, gazetecilerin soruşturmayla ilgili sorular sormasının ve iddiaları kamuoyuna taşımasının halkın haber alma hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Keser, yaptırımlara karşı oy kullanma gerekçesini, “Gazetecilerin ülke gündeminde önemli bir yer tutan fon yolsuzluğu soruşturması ile ilgili sorgulamalar yapması ve iddiaları gündeme taşımasının cezalandırılmasının, halkın haber alma hakkı ve basın özgürlüğünü zedeleyeceği görüşüyle yaptırım kararlarına karşı oy kullandım” sözleriyle açıkladı.

Halk TV Chairman of the Board of Directors, Cafer Mahiroğlu, called on the trustee board to answer 10 questions regarding financial activities and invoices after the appointment of a trustee to the channel.

Elon Musk announced a new advertising policy that will ban visually weak and exaggeratedly ambitious ads on the X platform. The new rules aim to raise the aesthetic standards of ads and improve the user experience. Advertisers now have to comply with set visual and ambitious accuracy standards in order to publish on the platform.
The life of internationally known photojournalist Ara Güler, who was born in Beyoğlu in 1928, his career paths, interviews with world leaders and artists, and his life story until his death in 2018.

Consumer Protection Association (TÜKODER) reacted to the appointment of a trustee to Halk TV and the suspension of broadcasts. In the statement, it was emphasized that this was a usurpation of millions of citizens' right to receive information.

The police raid on Halk TV and the trustee application were protested in Foça district of Izmir. While citizens showed support for free press at the meeting organized by Foça Labor and Democracy Forces, Canan Gedik from Foça Women for Peace Initiative criticized the pressure's attempt to cover up the emphasis on funding and emphasized her determination to fight censorship.

The Platform of Families in Pursuit of Justice, who lost their relatives in the Kahramanmaraş-based earthquakes, reacted to the closure of T24 and the appointment of a trustee to Halk TV and gave a message of solidarity with press workers.