
Eylül ayında Moskova’dan 16 teknoloji şirketi, Türkiye pazarında potansiyel müşterilerle görüşmek üzere İstanbul’u ziyaret edecek.
Rus teknoloji şirketleri, Türkiye pazarındaki fırsatları değerlendirmek ve ortaklıklar kurmak üzere Eylül 2026'da İstanbul'da düzenlenecek iş heyetine katılıyor.
AI-generated summary
Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi verilerine göre Türkiye bilgi ve iletişim teknolojileri sektörü 2024’te 36,7 milyar dolara ulaştı.
Teknoloji bazen bir sanayi tesisine neredeyse fark edilmeden giriyor. Örneğin çalışan ekipmanın sesini analiz ediyor, durumundaki değişimleri izliyor ya da çıplak gözle görülemeyen bir süreci tespit etmeye yardımcı oluyor.
Bu tür çözümler Türkiye’nin büyüyen teknoloji pazarında giderek daha fazla yer buluyor. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi verilerine göre bilgi ve iletişim teknolojileri sektörü 2024’te 36,7 milyar dolara ulaştı. Sektörde 11.700’den fazla şirket faaliyet gösteriyor ve 246.000’i aşkın kişi istihdam ediliyor. Özellikle hızlı gelişen alanlar arasında yapay zekâ, bulut teknolojileri, siber güvenlik, nesnelerin interneti ve iş süreçlerinin dijitalleşmesi yer alıyor.
Büyük bir pazar, uluslararası geliştiriciler için aynı zamanda ciddi bir sınav anlamına geliyor. Karmaşık bir endüstriyel sistemi Türkçeye çevirip bir sunumda göstermek yeterli olmuyor. Sistemin yerel ekipman üzerinde test edilmesi, belirli bir sanayi tesisinin koşullarına uyarlanması ve ilk uygulamanın ardından desteklenmesi gerekiyor.
Aynı amaç için tasarlanmış makineler farklı modlarda çalışabiliyor; şirketlerin teşhis ve güvenlik konusunda kendi gereksinimleri oluyor; uzmanların ise yeni sistemin hangi bilgiyi sağladığını ve bunu günlük işlerinde nasıl kullanacaklarını anlaması gerekiyor. Bu nedenle bir teknoloji şirketinin yeni bir pazara girişi çoğu zaman büyük bir sözleşmeyle değil, potansiyel müşteriyle yürütülen testler ve ortak çalışmayla başlıyor.
Geliştiriciler Yurt Dışında Ortaklarını Nasıl Buluyor?
Rus teknoloji şirketleri uluslararası pazarlara giriş noktaları arıyor. Bu şirketlerin yararlanabildiği araçlardan biri, ulusal marka “Made in Russia” kapsamındaki Rus ürünlerini tanıtma programı.
Program; gıda üretimi ve kozmetikten özel amaçlı makinelere ve dijital teknolojilere kadar çok farklı sektörlerden şirketleri bir araya getiriyor. Programa 2.500’den fazla Rus şirketi katılıyor, sertifikalı ürün sayısı ise 35.000’i aşıyor. Üreticiler, ürünlerinin kalite, güvenilirlik, benzersizlik, çevresel duyarlılık veya organik köken kriterlerinden bir ya da birkaçına göre gönüllü sertifikasyonu başarıyla tamamlamasının ardından ulusal marka işaretini kullanma hakkı kazanıyor.
Program kapsamında Rus şirketleri uluslararası fuarlara ve iş heyetlerine katılıyor, potansiyel alıcılar ve ortaklarla görüşmeler yapıyor. Karmaşık bir teknolojinin geliştiricisi için bu temas, çok daha uzun bir sürecin ilk aşaması olabiliyor. Görüşmeleri çözümün tanıtımı, müşterinin sanayi tesisinde test edilmesi ve gerçek değer yaratabileceği senaryonun bulunması izliyor.
Teknoloji ihracatında ürünün kendisini, etrafındaki çalışmadan ayırmak hayli güç. Bir sistem üretime ne kadar derinden entegre olursa, geliştirici ile sistemi sahada kullanacak kişiler arasındaki etkileşim de o kadar önem kazanıyor.
Bir Sonraki Aşama: İstanbul’daki Görüşmeler
Eylül ayında bir grup Rus geliştirici daha bu türden bir diyaloğu başlatma fırsatı bulacak. 8-10 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul, Moskova’dan 16 teknoloji şirketinin katıldığı bir iş heyetine ev sahipliği yapacak.
Çözümler bankalar, sanayi, inşaat, ulaşım ve lojistik, perakende, otelcilik ve restoran sektörü, kamu kurumları ve eğitim kurumları başta olmak üzere Türkiye pazarının farklı segmentlerine yönelik.
Üç günlük iş heyeti boyunca şirketler sunumlar yapacak ve potansiyel müşteriler ile ortaklarla B2B görüşmeleri gerçekleştirecek. Bazı katılımcılar için bu görüşmeler Türkiye pazarıyla ilk tanışma olabilir; diğerleri içinse hâlihazırda başlamış müzakerelerin devamı niteliğinde olacak.
Heyetin geniş bileşimi, BT ihracatı anlayışının ne kadar değiştiğini tek başına gösteriyor. Söz konusu olan artık yalnızca bir bilgisayara ya da sunucuya kurulabilen yazılımlar değil. Heyette yapay zekâ, endüstriyel otomasyon ve robotik, fintech, bilgi güvenliği, kurumsal yönetim, görüntülü iletişim ve uydu teknolojileri alanlarında çözümler geliştiren şirketler bulunuyor. Bu da yeni bir pazara girişin çoğu durumda her iki tarafın da katılımını gerektirdiği anlamına geliyor.
Nuton Acoustics’in deneyimi, ilk görüşmelerin ardından izlenebilecek olası yollardan birini gösteriyor. Şirket önce teknolojiyi pazara tanıtıyor; ardından çözüm gerçek tesislerde test ediliyor, yerel uzmanlar sürece dâhil oluyor ve yeni çalışma koşullarında deneyim kazanılıyor. Çözümün Türkiye pazarındaki uygulanabilirliği ve kullanım alanları ancak bundan sonra netleşiyor.
8-10 Eylül’de İstanbul’a gelecek şirketlerin her biri kendi yolunu izleyecek. Bazı durumlarda görüşmeler kartvizit alışverişiyle sonuçlanabilir; bazılarında ise bir pilot projeye ya da teknik testlere kapı aralayabilir. Karmaşık teknolojiler için bu olağan bir sıralama: Bir çözümün üretim sürecinin parçası olabilmesi için önce fiilen kullanılacağı koşullarda faydasını kanıtlaması gerekiyor.
Uzmanlar, Rus BT şirketlerinin Türkiye pazarındaki potansiyeline dikkat çekiyor:
“Türkiye pazarı aktif biçimde gelişiyor ve iş verimliliğini artırmaya, verileri korumaya ve endüstriyel süreçleri otomatikleştirmeye yardımcı olan çözümlere istikrarlı bir talep gösteriyor. Rus şirketleri Türk ortaklarına tekil deneysel geliştirmeler değil, farklı sektörlerde ve ülkelerde etkinliğini hâlihazırda kanıtlamış olgun ürünler sunmaya hazır. İstanbul’daki iş heyeti, karşılıklı ilginin somut pilot projelere ve uzun vadeli ortaklıklara dönüşmesine katkı sağlamalı.”
Öte yandan teknoloji ihracatının ilk sonucu her zaman tedarik edilen ekipman miktarıyla ya da sözleşme bedeliyle ölçülmüyor. Bazen çok daha mütevazı görünüyor: bir test, bir tesis ve bir çözümün belirli bir göreve uyup uymadığını birlikte kontrol eden iki şirketin uzmanları. Ancak bir teknoloji yeni bir pazardaki çalışmasına tam da böyle başlıyor.
AI outlook — possibilities, not facts
16 Rus teknoloji şirketi İstanbul'da B2B görüşmeler gerçekleştirecek.
Very likely · Within months

Erdal Bahçıvan, Chairman of the Board of Directors of Istanbul Chamber of Industry (ISO), announced at the press conference he held in Mekanule that he will not enter the presidential race in the new term. Bahçıvan announced that he supports ICI Assembly President Ender Yılmaz.

Türkiye is preparing to sign a memorandum of understanding with Russia in order to secure fertilizer supply before the planting season. The agreement aims to exempt Türkiye from Russia's export restrictions and reduce the effects of shipping disruptions in the Gulf.
According to the expectation survey conducted by AA Finans with the participation of 17 economists, Türkiye's current account is expected to have a surplus of 582.3 million dollars in July.

Standard Chartered Senior Investment Strategist Cindy Lam announced that the bank increased its 3- and 12-month gold price targets to 4 thousand 750 and 5 thousand dollars, respectively.

Turkish Airlines will be the main and shirt sponsor of Liverpool football teams starting from the 2027-28 season. With this agreement, which will start in June 2027, the main sponsor of the club is changing after 17 years.

A new ceiling price tariff for school canteens was announced before the new academic year in Istanbul. While there was an average increase of 6.8 percent in canteen prices, toast and ayran became 130 lira.