Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, BM Genel Kurulu'ndaki çift standardı eleştirdi
Quick Look
- Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndaki kararları eleştirerek, uluslararası sistemde hukukun gücü yerine güçlünün hukuku hâkim olduğunu söyledi.
- Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın BM'ye katılmasının engellenmesiyle İsrail Başbakanı Netanyahu'nun konuşma hakkı bulundurmasının çift standard olduğunu belirtti ve sistemin değişmesi gerektiğini vurguladı.
AI-generated summary
Why It Matters
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yapılan açıklamada, mevcut uluslararası sistemin güçlü ülkelerin ayrıcalıklarını koruduğunu ve zulme karşı etkili bir adalet sunamadığını belirtti. Özellikle Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın BM'ye katılmasının engellenmesiyle İsrail Başbakanı Netanyahu'nun konuşma yapabilmesi örneği üzerinden çift standardı vurguladı.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu üzerinden mevcut uluslararası sistemi eleştirerek, "Bugünkü uluslararası düzende hukukun gücü değil, güçlünün hukuku hakimdir" dedi.
Arıkan, BM'nin "güçlülerin ayrıcalıklarını koruyan bir mekanizma değil, mazlumun hakkını zalime karşı koruyabilen bir adalet zemini" olması gerektiğini ifade etti.
Arıkan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı.
"ÇİFTE STANDARTIN EN AÇIK GÖSTERGELERİNDEN BİRİ"
Mahmut Arıkan, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
"Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda sergilenen sahneye karşı açık yüreklilikle haykıralım: Bugünkü uluslararası düzende hukukun gücü değil, güçlünün hukuku hakimdir. Bu düzen; Gazzeli bebeklerin katledildiği, Minaplı kız çocukların üzerine bombaların yağdığı, milyonlarca insanın yerinden edildiği bir dünyada, bütün bunların siyasi sorumluluğunu taşıyanların Birleşmiş Milletler kürsüsünden 'hukuk', 'barış' ve 'medeniyet' nutukları atabildiği bir düzendir.
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na katılması engellenirken, tescilli soykırım suçlusu, katil Netanyahu’nun BM kürsüsünden dünyaya seslenebilmesi bu düzenin adalet anlayışındaki çifte standardın en açık göstergelerinden biridir.
Mesele bütün devletleri aynı kefeye koymak değildir. Mesele; başta ABD ve İsrail olmak üzere, uluslararası hukuku kendi çıkarlarına göre eğip bükenlerin, Birleşmiş Milletler kararlarını hiçe sayanların karşısında insanlığın ortak iradesinin neden sonuç üretemediğidir. Dünya beşten büyüktür; ama mesele yalnızca beşten büyük olmak da değildir. Mesele, dünyayı beş ülkenin insafına bırakmayacak adil bir düzen kurabilmektir.
Birleşmiş Milletler güçlülerin ayrıcalıklarını koruyan bir mekanizma değil, mazlumun hakkını zalime karşı koruyabilen bir adalet zemini olmak zorundadır. Aynı salonlarda aynı konuşmaları yaparak, aynı kınama cümlelerini tekrarlayarak zulmü durduramıyoruz. Bu düzen çürümüştür. Bu düzen iflas etmiştir. Bu düzen değişmelidir. Bizim mücadelemiz; gücün haklı olduğu bir dünyanın yerine, hakkın güçlü olduğu Adil ve Yeni Bir Dünya kurma mücadelesidir."
What to Watch
AI outlook — possibilities, not facts
Birleşmiş Milletler réformu konusundaki tartışmalar artacak ve üye ülkeler arasında karar mekanizması değişikliği teklifleri gelecek.
Likely · Within months
Filistin sorunu uluslararası gündemde yüksek öncelikli bir konu olarak kalacak ve daha fazla ülkeden BM'de Filistin'in tam üyelik desteği gelecek.
Possible · Within weeks
Open Questions
- Bu eleştirilerin Birleşmiş Milletler réformu üzerindeki etkisi nedir?
- Saadet Partisi bu konuda hangi diplomatık girişimlerde bulunmayı planlıyor?
- Uluslararası topluluk bu eleştirilere nasıl yanıt verecek?
- Gazze humaniter krizinin çözümü için hangi mekanizmalar öneriliyor?







