Breaking
CNThe Gravity-1 Yaosan rocket was successfully launched, sending 9 satellites into orbitKRHongcheon-gun announces hosting of FIBA 3×3 Hongcheon Challenger 2026RUIn the village of Palana in Kamchatka, a bear that entered the school grounds was shot deadARSaudi Arabia intercepts and destroys a Houthi drone that targeted Mecca, MeccaKRThe 5th Jeju Drink Our Sul Festival Festival will be held on October 3-4 at Ready-mixed Concrete in Hwabuk-dong, Jeju-si.CNChina's Three Great Epics Entering the Southwest Region Event kicked off in KunmingKRYangyang Songi's first trial is imminent, attention is paid to the all-time high price breakingKRSouth Korea and UAE expand partnerships in digital assets, gaming, autonomous drivingKRChina announces 5-year plan for semiconductor industry... Signal of ‘systematic reconstruction’RUThe crew of the Mi-28NM helicopter hit an Ukrainian Armed Forces stronghold in the West zone of responsibilityCNThe Gravity-1 Yaosan rocket was successfully launched, sending 9 satellites into orbitKRHongcheon-gun announces hosting of FIBA 3×3 Hongcheon Challenger 2026RUIn the village of Palana in Kamchatka, a bear that entered the school grounds was shot deadARSaudi Arabia intercepts and destroys a Houthi drone that targeted Mecca, MeccaKRThe 5th Jeju Drink Our Sul Festival Festival will be held on October 3-4 at Ready-mixed Concrete in Hwabuk-dong, Jeju-si.CNChina's Three Great Epics Entering the Southwest Region Event kicked off in KunmingKRYangyang Songi's first trial is imminent, attention is paid to the all-time high price breakingKRSouth Korea and UAE expand partnerships in digital assets, gaming, autonomous drivingKRChina announces 5-year plan for semiconductor industry... Signal of ‘systematic reconstruction’RUThe crew of the Mi-28NM helicopter hit an Ukrainian Armed Forces stronghold in the West zone of responsibility
BackSalvador Allende ve 11 Eylül 1973 Şili Darbesi: Demokratik Sosyalizmin Sona Erdiği Gün
Salvador Allende ve 11 Eylül 1973 Şili Darbesi: Demokratik Sosyalizmin Sona Erdiği Gün
World
Cumhuriyet1 hour agoWorld3 min readTürkiye

Salvador Allende ve 11 Eylül 1973 Şili Darbesi: Demokratik Sosyalizmin Sona Erdiği Gün

Quick Look

  • 11 Eylül 1973'te Şili'de gerçekleşen darbe sırasında La Moneda sarayı bombalandı ve demokratik olarak seçilmiş cumhurbaşkan Salvador Allende ölüp gitti.
  • Allende, sosyalizme demokratik yol ile ulaşmayı deneyen bir lider olarak hatırlanıyor ve olay, Türkiye'de de geçmişteki darbe deneyimleriyle ilişkilendiriliyor.
  • Makale, Allende'nin politikaları, iktidardaki mücadeleleri, darbenin ardındaki kuşatma ve onun mirasının günümüze kadar sürdüğünü vurguluyor.

AI-generated summary

Why It Matters

Salvador Allende, 1970'te demokratik seçimlerle Şili cumhurbaşkanlığına seçilen ilk Marksist liderdi. Sosyalizme seçim yoluyla ulaşmayı hedefleyen Unidad Popular hükümeti, madenlerin millileştirilmesi ve toplumsal reformlarla tanıdık. Ancak iktidarda ekonomik kriz, enflasyon ve askerî-muhalefet direnciyle karşılaştı.

Font size

Salvador Allende (ortada miğferli), 11 Eylül 1973’teki darbe sırasında bombalanan başkanlık sarayında.

Bazı tarihler yalnızca takvimde kalmaz, bir ülkenin belleğine kazınır. Yıllar sonra bile bir fotoğraf, bir şarkı, bir kitap ya da bir isim o günü yeniden hatırlatır. 11 Eylül, Şili için böyle bir tarihtir. La Moneda’nın bombalandığı, Salvador Allende’nin öldüğü, Şili demokrasisinin tankların ve uçakların namluları arasında susturulduğu gün...

Ama bizim için de yabancı bir tarih değildir 11 Eylül. Çünkü Türkiye, darbelerin ne anlama geldiğini bilen bir ülkedir. 12 Mart’ı, 12 Eylül’ü, sıkıyönetimi, cezaevlerini, yasakları, sürgünleri ve yarım kalan yaşamları görmüş bir toplumuz. Bu nedenle Salvador Allende’nin öyküsüne yalnızca Şili’nin tarihinden bir sayfa olarak bakamayız. Onu biraz da kendi tarihimizin aynasında görürüz.

ŞİLİ YOLU

Salvador Allende bir devrimciydi. Ama onu ayıran önemli bir özelliği vardı: Sosyalizme demokrasi yoluyla ulaşılabileceğine inanıyordu.

1908’de doğdu. Tıp eğitimi aldı. Genç yaşında siyasete atıldı. Şili Sosyalist Partisi’nin kuruluşunda yer aldı. Milletvekilliği yaptı, sağlık bakanlığı yaptı. Dört kez cumhurbaşkanlığına aday oldu. Sonunda 1970’te yüzde 36.6 oyla cumhurbaşkanı seçildi. Bu ayrıntı önemlidir. Çünkü Allende, iktidara bir ayaklanmayla değil, seçim sandığından geldi. Şili’nin demokratik kurumlarını kullanarak sosyalist bir dönüşüm gerçekleştirmeyi denedi. Bu deney, daha sonra “Şili yolu” olarak anılacaktı.

Belki de onu dünya solunun hafızasında bu kadar özel kılan şey tam olarak buydu. Sosyalizm ile demokrasinin birlikte var olabileceğine inanıyordu. Allende’nin Şili’si yalnızca fabrikaların ve madenlerin devletleştirilmesiyle anlatılamaz.

ÜLKE ZENGİNLİĞİ KİMİN İÇİN VAR?

Çünkü siyasetin nihai amacı, insanın yaşamına dokunmaktır. Bakır madenlerinin millileştirilmesi, toprak reformu, eğitim ve sağlık politikaları, yoksullukla mücadele, emekçilerin yaşam koşullarının iyileştirilmesi... Bütün bunların arkasında aynı soru vardı: Bir ülkenin zenginliği kimin için vardır? Allende’nin yanıtı açıktı: Halk için.

Fakat iktidara geldiği andan itibaren ağır bir ekonomik ve siyasi kuşatmayla karşı karşıya kaldı. Enflasyon, mal sıkıntısı, grevler, iş dünyasının ve muhalefetin sert direnci, siyasal kutuplaşma ve Unidad Popular içindeki görüş ayrılıkları giderek büyüdü. Hükümetin ekonomik ve siyasal sorunları derinleşirken sağ muhalefet ile sol içindeki daha radikal kesimler arasındaki gerilim de arttı. Bunları görmezden gelmek Allende’yi anlamak değil, onu bir efsaneye indirgemektir.

Tarih, sevdiğimiz insanların hatalarını da hatırlamayı gerektirir. Allende’nin yolunun da sorunları vardı. Yanlışları, çelişkileri vardı. Fakat bütün bunlar başka bir gerçeği değiştirmez: Bir iktidarın hatalarının bedeli, demokrasinin ortadan kaldırılması olamaz.

YAKLAŞAN FELAKET

1973 yazına gelindiğinde Şili artık uçurumun kenarındaydı. 29 Haziran’daki başarısız darbe girişimi, yaklaşan felaketin habercisiydi. Ağustos ayında Allende, General Augusto Pinochet’yi kara kuvvetleri komutanlığına getirdi. 11 Eylül sabahı ordu harekete geçti. Allende La Moneda’ya gitti. Saatler ilerledikçe kuşatma ağırlaştı ve dünyanın belleğine kazınan görüntüler geldi: Bombalanan bir devlet başkanlığı sarayı, dumanlar, sokaklarda tanklar... Ve içeride, halkın oyuyla seçilmiş bir cumhurbaşkanı.

Allende teslim olmadı. Son konuşmasını Radio Magallanes üzerinden yaptı. O konuşmanın üzerinden yarım yüzyıldan fazla zaman geçti. Ama insan bazen bir sesi yıllar sonra bile duyabilir.

Allende’nin fotoğraflarına bakarken beni en çok etkileyen şey, onun bir “efsane” gibi görünmemesiydi. Gözlüklüydü, bir doktordu. Yaşını almış bir siyasetçiydi. Elinde halkın oyundan başka bir güç yoktu. Belki de tam olarak bu yüzden gerçekti. Karşımızda ulaşılmaz bir kahraman değil, siyaset yapan bir insan vardı. Hata yapan, mücadele eden, kaygılanan, yalnız kalan... Ama son ana kadar inandığı şeyden vazgeçmeyen bir insan.

TESLİM OLMAK YA DA DİRENMEK

11 Eylül sabahı La Moneda’ya girdiğinde önünde iki seçenek vardı: Teslim olmak ya da direnmek. O, direnmekten yana oldu. Ve son konuşmasında geleceğe ilişkin umudunu korudu. Bugün o sözlerin tamamını yeniden aktarmaya gerek yok. Bir cümlesi yeter: “Tarih bizimdir ve tarihi halklar yapar.”

Belki de Allende’yi bugün hâlâ hatırlamamızın nedeni budur. Çünkü tarihin yalnızca güçlüler tarafından yazılmadığını hatırlatır bize.

Allende’nin ölümünün üzerinden 53 yıl geçti. Şili değişti. Dünya değişti. Sosyalizm tartışması değişti. Türkiye değişti. Fakat bazı sorular değişmedi.

Eşitsizlik nedir? Özgürlük nedir? Demokrasi yalnızca sandıktan mı ibarettir? Bir ülkenin doğal kaynakları kimin zenginliğidir? Ve en önemlisi: Adalet olmadan demokrasi mümkün müdür?

Dünya solunun bugün bu soruları yeniden sorması gerekiyor. Ama geçmişi romantikleştirerek değil; Allende’yi bir posterden ibaret görmeden, Unidad Popular deneyiminin başarılarını ve hatalarını birlikte değerlendirerek ve demokrasinin değerini, sosyal adaletin gerekliliğini aynı cümlede buluşturarak...

Çünkü Allende’nin bıraktığı miras yalnızca demokratik bir sosyalizm değildir. Demokrasi içinde değişim arayışının mirasıdır. Ve belki de en önemli ders şudur: Bir ülkede siyasal mücadele ne kadar sert olursa olsun, demokratik siyasetin yerine başka şeyler geçtiğinde kaybeden yalnızca bir parti ya da bir hükümet olmaz. Halk kaybeder.

11 Eylül 1973’te La Moneda’nın üzerinde uçaklar vardı. 53 yıl sonra o uçaklar yok. Pinochet yok. Ama Allende’nin adı hâlâ var; bir meydanda, bir kitapta, bir şarkıda... Ve dünyanın başka bir köşesinde, genç bir insanın eşitsizlikler üzerine düşündüğü bir anda.

Belki de tarihin en büyük ironisi budur: Onu öldürenler iktidarı ele geçirdi. Ama bellekleri ele geçiremediler. Allende’nin bedeni La Moneda’da kaldı. Fikri ise çok daha uzaklara gitti.

Bugün onu anarken yalnızca geçmişe bakmıyoruz. Çünkü demokrasiye, özgürlüğe, eşitliğe ve sosyal adalete inanan herkes için Allende’nin hikâyesi hâlâ bitmiş değildir. La Moneda’nın üzerinden yükselen dumanın içinden, 53 yıl sonra bile aynı soru çıkıyor:

Halktan daha güçlü ne olabilir? Yanıtımız değişmedi: Hiçbir şey

HALİL SARIGÖZ TARİHÇİ

Open Questions

  • Allende'nin ölümü gerçekten intihar miydi yoksa dışarıdan mı vuruldu?
  • ABD'nin darbe planlamasındaki rolü ne kadar kesindi?
  • Pinochet rejimi altında kayip edilenlerin tam sayısı nedir?

Related Topics

This article was originally published by Cumhuriyet.

Related Stories

Arab Coalition Claims to Block Drone Attack on Mecca
Developing·

Arab Coalition Claims to Block Drone Attack on Mecca

Arab Coalition spokesman Brigadier General Turki al-Maliki announced that the Royal Air Defense Forces of Saudi Arabia detected and destroyed a UAV launched by the Houthis before entering Mecca's restricted airspace. Maliki stated that this action was a second attempt similar to the ballistic missile attack in 2017 and that he found it shameful to target the holy Mecca. The Houthis denied on Al Masirah television that there was no threat to Mecca.

AA Dünya
1 min read
The Israeli army targets those injured in the first attacks with subsequent attacks
Developing·

The Israeli army targets those injured in the first attacks with subsequent attacks

The Israeli army carried out two successive air strikes in the Sheikh Ridvan District, killing 12-year-old Palestinian child Mohammed al-Zenati and paramedic Sharif Shadi Labad. Ez-Zenati, who helped the injured paramedic in the first attack, was targeted and died in the second attack. The incident drew great reaction on social media and it was stated that the attacks continued despite the ceasefire.

AA Güncel
1 min read
USA criticized Houthi attacks in Yemen at the UN Security Council, demanded that Iranian support be cut off
BREAKING·

USA criticized Houthi attacks in Yemen at the UN Security Council, demanded that Iranian support be cut off

US State Department Official Ortagus stated at the UN Security Council emergency session that Houthi attacks in Yemen have increased in the last 5 days, resulting in civilian casualties, port infrastructure damage and the displacement of approximately 100 thousand people. The United States stated that it supports the legitimate government of Yemen against the Iran-backed Houthi militias, demanded the release of detained US and UN personnel, and that the Houthis' attacks threaten shipping and energy security, that Saudi Arabia's sovereignty is violated, and that Iran's support for the Houthi be terminated.

Habertürk Dünya
2 min read
CBO Estimates Iran Operation Cost at 38 Billion Dollars
Developing·

CBO Estimates Iran Operation Cost at 38 Billion Dollars

The US Congressional Budget Office (CBO) examined the cost of the operation called 'Operation Epic Rage' against Iran in 4 main categories: operational expenditures, opportunity costs, economic impacts and possible additional expenditures, and estimated the operational cost to be approximately 38 billion dollars as of August 1. The report emphasized the effects of the decrease in air defense stocks, the increase in energy prices and the effects of shipment disruptions in the Strait of Hormuz and the Red Sea on inflation. In a separate report published by the Pentagon auditor, it was stated that Iran targeted the US Navy logistics base in Bahrain with UAVs and ballistic missiles, the first official confirmation and that more than 30 UAVs were destroyed, 4 F-15E, 1 F-35A and 1 A-10 Warthog were severely damaged or destroyed. Foreign Minister Abbas Arakchi said that these losses were just the tip of the iceberg and claimed that the USA had greater losses.

NTV Dünya
2 min read
Iranian Foreign Minister Araqchi Shared Report Alleging US Military Losses
BREAKING·

Iranian Foreign Minister Araqchi Shared Report Alleging US Military Losses

Iranian Foreign Minister Abbas Arakchi shared the part of the Iranian war report called 'Operation Epic Rage' prepared by the Pentagon auditor regarding military losses from his account on the US-based X platform. The report stated that this was the first official confirmation that Iran targeted the US logistics base in Bahrain with UAVs and missiles, and that more than 30 UAVs, as well as F-15E, F-35A, A-10 and KC-135 aircraft, were destroyed or severely damaged.

Milliyet Son Dakika
1 min read
More on this topicsalvador allende