
Sayıştay, vergi iadelerinde mevzuata aykırı faiz uygulamalarının kamu zararı oluşturma riski taşıdığını belirtti.
Sayıştay, Gelir İdaresi Başkanlığı'nın vergi iadelerinde mükellef hatalarından kaynaklanan ödemelerde yanlış faiz başlangıç tarihi uyguladığını ve bu durumun kamu zararı oluşturma riski taşıdığını raporladı.
AI-generated summary
213 sayılı Vergi Usul Kanunu, mükellef hatasından kaynaklanan iadelerde faizin düzeltme başvuru tarihinden itibaren hesaplanmasını öngörür.
Sayıştay, Gelir İdaresi Başkanlığı'nın 2025 yılına ilişkin Denetim Raporu'nu yayımladı.
Raporda, Gelir İdaresi Başkanlığına bağlı taşra teşkilatı vergi dairelerinde yaptığı denetimlerde, mükellef hatalarından kaynaklanan fazla veya yersiz tahsil edilen vergilerin iadesinde tecil faizinin başlangıç tarihinin mevzuata aykırı belirlendiği ve bu uygulamanın "yersiz faiz" ödemelerine yol açabilecek nitelikte olduğu tespit edildi.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na göre, fazla veya yersiz tahsilat mükellefin kendi hatasından kaynaklanıyorsa faiz, verginin tahsil edildiği tarihten değil, mükellefin düzeltme başvurusunda bulunduğu tarihten itibaren hesaplanıyor.
Sayıştay, buna karşın bazı vergi dairelerinde mükerrer ödeme veya beyannamelerde yapılan maddi hatalar gibi mükellefin kendi kusurundan kaynaklanan iade taleplerinde tecil faizinin "düzeltme başvuru tarihi" yerine "tahsilat tarihi" esas alınarak başlatıldığını tespit etti.
Raporda söz konusu durumun, "paranın atıl kaldığı süre için devletin haksız bir finansman maliyeti üstlenmesine yol açtığı" vurgulandı.
MAHKEME SÜREÇLERİNDE DE HATALI UYGULAMA TESPİT EDİLDİ: "KAMU ZARARI OLUŞTURMA RİSKİ VAR"
Sayıştay, vergi mahkemelerinde açılan davalarda faiz başlangıç tarihine ilişkin mevzuatın uygulanması konusunda sorunlar tespit etti.
Raporda, bazı mahkemelerin Vergi Usul Kanunu'nun ilgili hükmünü göz ardı ederek faizin tahsil tarihinden itibaren yürütülmesine karar verdiği, bu durumlarda ise idarenin hukuk birimleri ve ilgili servisler tarafından istinaf ve temyiz süreçlerinde tüm dilekçelerinde yeterli hukuki argüman geliştirilmediği belirtildi.
Bazı örneklerde faiz başlangıç tarihine ilişkin açık mevzuat ihlalinin üst mahkemelerde itiraz konusu dahi edilmediği ve bu nedenle hatalı kararların kesinleştiği kaydedildi.
Sayıştay, söz konusu hatalı faiz ödemelerinin "mahkeme kararının uygulanması zorunluluğu" gerekçesiyle yapıldığının savunulduğunu ancak kanun hükmüne açıkça aykırı mahkeme kararlarına karşı istinaf, temyiz ve karar düzeltme yollarının etkili şekilde kullanılmamasının, kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli kullanılması ilkesiyle bağdaşmadığını belirtti.
Raporda, mevzuat hükmünün savunmalarda dile getirilmemesi sonucunda kesinleşen kararlar üzerinden yapılan ödemelerin, "yargı kararının uygulanması zorunluluğu" adı altında kamu zararı oluşturma riski taşıdığı vurgulandı.
GELİR İDARESİ: GEREKLİ TALİMATLAR VERİLDİ
Gelir İdaresi Başkanlığı'nın cevabında, fazla veya yersiz tahsil edilen vergilerin iadesinde Vergi Usul Kanunu'nun ilgili hükmüne tam uyum sağlanması gerektiği belirtildi.
Özellikle mükellef hatasından kaynaklanan durumlarda faiz başlangıç tarihinin mükellefin düzeltme başvuru tarihi olduğu vurgulanan cevapta, bu kapsamda taşra teşkilatına gerekli talimatların verildiği ifade edildi.
Başkanlık ayrıca, mahkeme kararlarında kanun hükmüne aykırı faiz başlangıç tarihlerine karşı tüm kanun yollarının etkin şekilde kullanılacağını, benzer hataların önlenmesi amacıyla takip ve kontrol süreçlerinin sürdürüleceğini bildirdi.
Sayıştay ise tahsilat tarihi ile düzeltme başvuru tarihi arasında geçen uzun süreler üzerinden hesaplanan "yersiz faizlerin Hazine üzerinde mali yük oluşturduğunu" belirterek, taşra birimlerinde düzeltme ve iade dosyaları hazırlanırken ilgli kanununda yer alan hükümdeki tarih ayrımına dikkat edilmesi gerektiğini kaydetti.
Raporda ayrıca hukuk birimlerince yargı aşamasında söz konusu hükmün "temel savunma dayanağı" yapılması ve "yersiz ödemelere" neden olan süreçlerin sorumluluk hukuku çerçevesinde takip edilmesi gerektiği de aktarıldı.
AI outlook — possibilities, not facts
Gelir İdaresi Başkanlığı taşra teşkilatında denetim ve kontrol süreçlerini sıkılaştıracak.
Very likely · Within months

T.R. Giresun 2nd High Criminal Court issued a forcible arrest warrant for Gürol Gürsoy, who is accused of being a member of an armed terrorist organization, and announced that he should be declared a fugitive if he does not apply to the court within 15 days.

The collapse case that resulted in the death of two mine workers in Kilimli district of Zonguldak was heard at the Zonguldak 1st High Criminal Court. While there was an argument between the lawyers at the hearing where the defendants made their defense, the relatives of the deceased workers voiced their claims of negligence.

Within the scope of the investigation into the suspicious death of former MİT officer Kaşif Kozinoğlu, who died in Silivri Prison in 2011, FETO convict Enver Altaylı was brought to Silivri Courthouse to take his statement.

The first hearing of the case filed regarding Ekrem İmamoğlu's use of his own company vehicle as an official vehicle during his term as Beylikdüzü Mayor will be held in Silivri.
In the restarted investigation into the death of former MİT officer Kaşif Kozinoğlu in 2011, FETO convict Enver Altaylı was brought to Silivri Courthouse for testimony.

In the investigation into the suspicious death of former MİT officer Kaşif Kozinoğlu in prison, the statements of former prosecutors of the period, Necip Doğan and Ali İşgören, were revealed. Two former prosecutors gave contradictory statements regarding the incorrect recording of the intervention period in the report.