
Marmara Denizi'nde Tuğberk İmamoğlu kuru yük gemisinin batmasıyla ilgili 2 kaptan tutuklandı, kayıp mürettebat aranıyor.
Marmara Denizi Silivri açıklarında ALSU tankeri ile çarpışarak batan Tuğberk İmamoğlu gemisi kazasıyla ilgili 2 kaptan tutuklandı; kayıp 10 mürettebatı arama çalışmalarına devam ediliyor.
AI-generated summary
Kocaeli'den Aliağa'ya giden boş ALSU tankeri ile İskenderun'dan Karadeniz Ereğli'ye sac taşıyan Tuğberk İmamoğlu kuru yük gemisi Silivri açıklarında çarpıştı.
Kocaeli'den Aliağa'ya seyreden boş durumdaki ALSU tankeri ile İskenderun'dan Karadeniz Ereğli'ye 4 bin 199 ton rulo sac taşıyan 'Tuğberk İmamoğlu' isimli kuru yük gemisi, geçtiğimiz gün saat 03.00 sıralarında Silivri açıklarının 18 mil (35 kilometre) güneyinde çarpıştı. Çarpışmanın ardından içerisinde 10 mürettebatın bulunduğu Tuğberk İmamoğlu isimli gemi battı. Kayıp mürettebatı bulmak için başlatılan arama kurtarma çalışmaları sürüyor.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, Silivri açıklarında iki Türk bayraklı ticari geminin çarpıştığı kazaya ilişkin gözaltına alınan 6 şüpheliden 2'sinin tutuklandığını, 4 zanlının ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldığını bildirdi.
Başsavcılıktan yapılan açıklamada, 2 Eylül'de Marmara Denizi'nde ticari faaliyette bulunan "MT Alsu" ile "Tuğberk İmamoğlu" isimli gemilerin çatışması ve 10 kişilik mürettebatı bulunan "Tugberk İmamoğlu" isimli geminin batmasıyla sonuçlanan olaya ilişkin Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca 9 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığı belirtildi.
2 KAPTANIN DA KUSURLU OLDUĞU TESPİT EDİLDİ
Soruşturma kapsamında elde edilen mevcut deliller ile deniz kazası bilirkişi heyetince düzenlenen ön tespit raporuna dikkati çekilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
"M/T Alsu isimli gemide birinci kaptan olarak görev yapan şüpheli A.E’nin seyir emniyetinin sağlanmasına ilişkin gözetim ve denetim yükümlülüğünü yerine getirmediği, olay sırasında üçüncü kaptan ve vardiya zabiti olarak görev yapan şüpheli M.E’nin ise çatışmayı önlemek için gerekli tedbirleri zamanında ve etkin şekilde almadığı tespit edilmiştir. Mevcut aşamadaki delil durumu ve yapılan değerlendirmeler neticesinde, şüpheliler A.E. ve M.E. üzerlerine atılı 'taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma' suçundan tutuklama talebiyle sevk edildikleri Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanmıştır. Diğer şüpheliler B.H, N.M, M.G. ve S.A. hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakılmalarına karar verilmiştir. Yürütülen soruşturma kapsamında maddi gerçeğin her yönüyle ortaya çıkarılması amacıyla gerekli tüm işlemler titizlikle sürdürülmektedir."
"ÖLÜ YA DA DİRİ BULUNMASINI İSTİYORUZ"
İstanbul Silivri açıklarında tankerle çarpıştıktan sonra batan kuru yük gemisinde kaybolan mürettebattan 26 yaşındaki Eyyüp Enes Cesur'un Mersin'deki ailesi gelecek iyi haberi bekliyor. Baba Süleyman Cesur, oğluyla kazadan önceki akşam görüntülü görüştüklerini belirterek, "Acımız büyük. Ölü ya da diri bulunmasını istiyoruz. Diri olmasa en azından cenazemizi alalım. Biz yanıyoruz, ateş düştü" dedi.
Denizcilik Meslek Lisesi'nden mezun olduktan sonra makinist olan ve yaklaşık 8 yıldır denizlerde çalışan Cesur'un, 3 kardeşin en küçüğü ve bekar olduğu öğrenildi.
Oğlundan gelecek haberi bekleyen 64 yaşındaki baba Süleyman Cesur, "Acımız büyük. Kaybımız çok büyük. Kaybımızın bulunmasını istiyoruz. Diri olmasa ölü, en azından cenazemizi alalım. Bizim başka bir şeyimiz yok. Biz dertliyiz. Biz yanıyoruz, ateş düşmüş, yanıyoruz, tutuşuyoruz. Elimizden bir şey gelmiyor. Haber bekliyoruz. Hiçbir haber, gelişme yok. Devletimizden biz bunu istiyoruz" diye konuştu.
"KAZADAN ÖNCEKİ AKŞAM GÖRÜNTÜLÜ GÖRÜŞTÜK"
Oğlunun gemide makinist olarak makine bölümünde çalıştığını anlatan Cesur, "Kaza sabahından önceki akşam görüntülü görüştük. Çok iyiydi, güler yüzlüydü, gülüyordu. Bizimle hoş sohbetler yaptı. Yani içimizde kaldı, maalesef yaralıyız. Yaramızın kapanması mümkün değil ama en azından hafifletilmesi için kaybımızın bulunmasını rica ediyoruz" şeklinde konuştu.
AI outlook — possibilities, not facts
Kayıp mürettebatı arama kurtarma çalışmalarının devam etmesi
Very likely · Within days

PhD student Gülşah Gizem Angı died on April 5, 2022, at Akdeniz University Hospital in Antalya, due to fluid overload during myoma surgery. The Forensic Medicine Institute report shows the fault of the surgical and anesthesia team. A lawsuit was filed against 10 defendants at the Antalya 15th Criminal Court of First Instance.

In the investigation carried out under the coordination of the Muğla Chief Public Prosecutor's Office, 10 suspects were detained in the operation carried out in Istanbul and Eskişehir against the suspects who were found to have provided financial aid to the fugitive Karatepe.

In Istanbul, a detention order was issued for 31 lawyers who were found to have used citizens' personal data in fraud through illegal 'panel' systems, and 39 offices are being searched.

Minister Gürlek announced that 3 unsolved murders in Istanbul, Mardin and Manisa were solved through operations carried out under the coordination of the Unsolved Crimes Investigation Department, and a total of 23 suspects were detained.

The indictment prepared for the death of Bedriye Naz, who died by falling from the window of her house on the 5th floor in Mardin Midyat, and her husband Levent Naz, requesting aggravated life imprisonment for the crime of 'intentional murder against his spouse', was accepted by the court.

In the terrorism investigation carried out by the Muğla Chief Public Prosecutor's Office, 10 suspects who were found to have provided financial aid to Karatepe were detained in operations carried out in Istanbul and Eskişehir.