
Şişli Belediyesi'nde 7'si kadın 8 işçinin iş akdinin feshedilmesinin ardından belediye önünde direniş başlatıldı.
AI-generated summary
Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan 19 Mart'taki operasyonlar kapsamında tutuklanarak görevden uzaklaştırılmış ve belediyeye kayyım atanmıştır.
19 Mart’ta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere CHP’li belediyelere yönelik operasyonlar kapsamında gözaltına alınan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, ardından tutuklandı. Şahan’ın görevden uzaklaştırılmasının ardından Şişli Belediyesi kayyım yönetimine geçti.
Kayyım yönetimi döneminde belediyedeki çalışma koşulları, görev değişiklikleri ve işten çıkarmalar sık sık tartışma konusu olurken son olarak 7’si kadın 8 işçinin iş akdinin feshedilmesi tepkiye neden oldu.
İşten çıkarılan emekçiler belediye önünde direniş başlatırken, DİSK Genel-İş ile YENİ Parti Şişli İlçe Örgütü de eyleme katılarak işçilere destek verdi.
Belediye önünde yapılan açıklamada işçiler, işe iadelerini talep ederken kayyım yönetimi döneminde baskı, mobbing ve sürekli görev değişiklikleriyle karşı karşıya bırakıldıklarını öne sürdü.
‘İŞÇİLER ÜZERİNDEN TASARRUFA GİDİLDİ’
Açıklamada konuşan DİSK Genel-İş temsilcisi, kayyım yönetimi dönemindeki uygulamalara tepki gösterdi.
Kayyım yönetiminin göreve gelmesinin ardından tasarruf politikasının ağırlıklı olarak işçiler üzerinden yürütüldüğünü savunan sendika temsilcisi, çalışanların görev yerleri ve unvanlarının değiştirilerek çalışma yaşamlarına müdahale edildiğini söyledi.
İşçiler üzerinde baskı ve mobbing uygulandığını öne süren temsilci, “Kayyım politikaları genel olarak işçiler üzerinden tasarrufa gitmeyi tercih etti. İşçilerin çalışma hayatlarına müdahalelerde bulunuldu, yoğun baskı ve mobbing uygulandı” ifadelerini kullandı.
Sendika temsilcisi, işçilere yönelik uygulamaların yalnızca görev değişiklikleriyle sınırlı kalmadığını savunarak sendika yöneticileri ve çalışanların da baskı altında tutulduğunu öne sürdü.
KADIN İŞÇİLERİN GÖREVLERİ DEĞİŞTİRİLDİ
İşten çıkarılan kadın çalışanların daha önce farklı birimlerde görev yaptığını belirten sendika temsilcisi, işçilerin daha sonra Temizlik İşleri Müdürlüğü’ne gönderildiğini söyledi.
Kadın emekçilerin görev tanımlarının değiştirildiğini belirten temsilci, çalışanların yaklaşık dört ay boyunca sokak temizliği ve süpürme işinde görevlendirildiğini aktardı.
Çalışma koşullarına da tepki gösteren sendika temsilcisi, “Kadın arkadaşlarımızın ne soyunma odaları vardı ne de dinlenme odaları. Soyunmak için dahi farklı alanları kullanmak zorunda kalıyorlardı. Yaklaşık dört ay çok ağır şartlar altında çalıştırıldılar” dedi.
Sendika olarak yönetime durumu ilettiklerini belirten temsilci, kadın çalışanların bu şekilde görevlendirilmesinin doğru olmadığını söylediklerini aktardı.
‘AKP VE MHP’YE YAKIN OLANLAR ESKİ GÖREVLERİNE DÖNDÜ’
DİSK Genel-İş temsilcisi, görev değişikliklerinde çalışanlar arasında ayrım yapıldığını da öne sürdü.
Bazı çalışanların siyasi bağlantıları sayesinde eski görev yerlerine döndürüldüğünü iddia eden temsilci, “Giden kadın arkadaşlarımız içerisinde AKP’ye yakın olan ya da MHP üzerinden bir ilişki bulanlar eski görevlerine iade edildi. Diğer arkadaşlarımız ise sürekli başka müdürlüklere görevlendirildi” diye konuştu.
Diğer işçilerin ise kısa aralıklarla farklı müdürlüklere gönderildiğini söyleyen sendika temsilcisi, bu uygulamanın bir yıldırma politikasına dönüştüğünü savundu.
‘BASKIYA BOYUN EĞMEYECEĞİZ’
Sendika temsilcisi, son yapılan görevlendirmelere işçilerin tepki gösterdiğini belirterek şöyle konuştu:
“Artık bu baskılara ve şantaja boyun eğmeyeceğimizi söyledik. İşten atıldığımız zaman da işimizi, aşımızı ve ekmeğimizi korumak için direneceğimizi ifade ettik. Bugün burada bunu yapıyoruz.”
Daha önce belediyeden işten çıkarılan üç çalışanın da mücadele sonucunda işe döndüğünü hatırlatan temsilci, bu direnişin de sonuç vereceğini savundu.
“Daha önce atılan üç arkadaşımız nasıl direnerek kazandıysa bu süreçte de direnerek kazanacağız” diyen temsilci, “Şişli’de bu baskıcı ve şantajcı anlayışa teslim olmayacağız” ifadelerini kullandı.
Eylemde işçiler, “Kayyımlar gidecek biz kalacağız” ve “Şişli’de şantaja, baskıya boyun eğmeyeceğiz” sloganları attı.
‘İMZALAMAZSAM İŞTEN ÇIKARILACAĞIM SÖYLENDİ’
İşten çıkarılan kadın emekçilerden biri ise belediyede yaşadığı süreci anlattı.
Görev değişikliğine ilişkin önüne getirilen belgeyi kabul etmek istemediğini söyleyen kadın işçi, imza atmadığı takdirde iş akdinin sona erdirileceğinin kendisine söylendiğini öne sürdü.
Kadın emekçi, “Belgeyi üç kere okuyup ‘Ben bunu istemiyorum’ dediğimde, iş hakkımın feshedileceği tarafıma bizzat beyan edildi. Bunun üzerine imzalamak zorunda kaldım” ifadelerini kullandı.
Ardından üç kadın çalışma arkadaşıyla birlikte yaklaşık dört ay boyunca sokak temizliği yaptığını belirten işçi, daha sonra kendilerine yeni görev yerlerinin verileceğinin söylendiğini aktardı.
‘İKİ AY BOŞ BİR MUTFAKTA OTURDUM’
Kadın emekçi, bazı çalışanların kısa sürede farklı birimlere geçirilmesine karşın kendisinin uzun süre yeni görev beklediğini anlattı.
İşçi, “Bazı arkadaşlarımızın yazıları çıktı. Hatta üç günde bir yeniden görevlendirme yazısı çıkarılanlar oldu. Ben ise tam iki ay boyunca Temizlik İşleri Müdürlüğü’nde boş bir mutfakta oturarak bu süreci bekledim” dedi.
Geçen hafta mesai saatinin ardından Kentyol Şirketi tarafından telefonla arandığını belirten kadın işçi, iş akdinin sona erdiğinin kendisine telefonda bildirildiğini söyledi.
‘GEREKÇEYİ AÇIKLAYAMIYORUZ DEDİLER’
Fesih gerekçesini sorduğunu ancak herhangi bir açıklama alamadığını belirten kadın emekçi, görüşmeyi şöyle anlattı:
“Kentyol Şirketi beni arayarak iş hakkımın feshedildiğini söyledi. ‘Gerekçe nedir?’ diye sorduğumda ‘Biz bunun açıklamasını yapamıyoruz, iş hakkınız feshedildi’ dediler ve telefonu kapattılar.”
Kendisini dinleyecek bir muhatap bulamadığını söyleyen kadın işçi, bu nedenle diğer çalışanlarla birlikte direnişe başladıklarını belirtti.
İşten çıkarılan emekçiler, işe iadeleri sağlanana kadar Şişli Belediyesi önündeki mücadelelerini sürdüreceklerini ifade ettiler.
AI outlook — possibilities, not facts
İşçiler işe iadeleri sağlanana kadar Şişli Belediyesi önündeki eylemlerini sürdürecek
Likely · Within days

At the meeting of the Public Personnel Advisory Board, it is planned to reintroduce the union membership threshold as 5 percent, proposed by Memur-Sen and Türkiye Kamu-Sen. If implemented, unions will be able to generate membership income by recruiting at least 5 percent of the civil servants in the relevant service branch. However, this regulation was annulled by the Constitutional Court in 2004 within the framework of the principle of equality. Some unions, such as Büro-İş Union, react by stating that the threshold limits workers' rights and weakens union pluralism.
A reaction march to economic and social problems will be held in Tunisia on October 17, with the call of 9 NGOs and 8 political parties; UGTT's possible general strike preparations and dialogue efforts with the government stand out.
According to TEPAV's employment monitoring report for July, the number of insured salaried employees increased by 352,228 people on an annual basis, but decreased by 167,072 people compared to the previous month. Employment in industrial sectors remained weak, and the manufacturing industry showed a limited decline again. While employment in the agriculture, forestry and fishing sectors increased by 7.5 percent, the number of female employees in the health sector decreased by 33,048 people. The highest annual increase in the number of employees in Ankara was recorded with 78,817 people.

According to DİSK-AR's October 2026 'Wage Loss Monitoring Report', the cumulative total cost of taxes and inflation to the insured worker in the 9 months of 2026 was calculated as 2 trillion 254 billion 221 million lira. Of these losses, 1 trillion 223 billion liras are due to inflation and 1 trillion 31 billion liras are due to taxes. The purchasing power of the minimum wage decreased by 28 percent in 9 months.

Workers at the Smart Solar Factory started to protest again due to the non-implementation of the agreement and union pressures. The employer dismissed 74 workers who participated in the protests with Code 46. Union representatives stated that the struggle will continue until the rights are obtained.

74 workers seeking their union rights were dismissed at the Smart Solar factory in Aliağa, Izmir. The workers, who started a resistance in front of the factory under the leadership of DİSK/Enerji-Sen and United Metal-İş, demand the implementation of collective bargaining rights and a halt to layoffs.