
AYM, paylı mülkiyette önalım hakkının kullanımında payın rayiç bedelinin hakim tarafından belirlenmesini öngören kuralı Anayasa'ya aykırı bularak iptal etti.
AI-generated summary
13 asliye hukuk mahkemesi ve CHP, Türk Medeni Kanunu'nun 734. maddesinin 2025'te değiştirilen fıkrasının iptali için AYM'ye başvurdu.
Anayasa Mahkemesi (AYM), paylı mülkiyette önalım hakkının kullanımında payın rayiç bedelinin hakim tarafından belirlenmesini öngören kuralı Anayasa'ya aykırı bularak iptal etti. İptal hükmü, dokuz ay sonra yürürlüğe girecek.
Resmi Gazete'de yer alan karara göre, 13 ayrı asliye hukuk mahkemesi ile CHP, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 734. maddesinin 2025'te 7571 sayılı kanun ile değiştirilen 2. fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğunu ileri sürerek Yüksek Mahkemeye başvurdu.
İptal başvurularında, düzenlemenin, ön alım hakkının alıcıya karşı dava açılarak kullanılacağının öngörüldüğü, dava konusu payın rayiç bedelinin de hakim tarafından gecikmeksizin belirleneceğinin düzenlendiği ifade edildi.
Yasal düzenlemedeki değişiklik öncesinde ön alım hakkının, satış bedelinin ve tapu masraflarının karşılanarak kullanılabildiği aktarılan başvurularda, bunun "payın rayiç bedeli ve tapu masrafları" olarak değiştirilmesinin tapu siciline güven ilkesiyle bağdaşmadığı, rayiç bedelin hangi tarihe göre belirleneceği ve "süre" ile ilgili kavramlarının da belirsiz olduğu belirtildi.
AYM, incelemesi sonucu, anılan düzenlemeyi Anayasa'ya aykırı bularak iptal etti. İptal hükmünün 9 ay sonra yürürlüğe girmesini kararlaştırıldı.
İlgili madde, "Önalım hakkı, alıcıya karşı dava açılarak kullanılır. Dava konusu payın rayiç bedeli hakim tarafından gecikmeksizin belirlenir. Önalım hakkı sahibi, belirlenen rayiç bedel ile alıcıya düşen tapu giderlerini nemalandırılmak üzere hakim tarafından belirlenen yere verilen kesin süre içinde nakden yatırmakla yükümlüdür. Bu yükümlülük, verilen kesin süre içinde yerine getirilmezse önalım hakkı sahibi adına payın tesciline karar verilemez. Yatırılan bedel, hükmün kesinleşmesi üzerine nemalarıyla birlikte ilgilisine ödenir." hükmünü içeriyordu.
Kararın gerekçesinden
AYM'nin kararında, Anayasa'nın 35. maddesinde, "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmüne yer verildiği bildirildi.
Ön alım hakkının, satıcı, alıcı ve ön alım hakkı sahibi olmak üzere üç tarafın menfaatini ilgilendiren bir hukuki ilişki doğurduğu belirtilen kararda, ön alımın da mülkiyet hakkı kapsamında bulunduğu ifade edildi.
Ön alım hakkı sahibine, aynı taşınmaza paydaş olması nedeniyle diğer payları satın alma hususunda bir öncelik hakkı tanındığı aktarılan kararda, itiraz konusu kural ile ön alım hakkına konu payın "hakim tarafından belirlenecek rayiç bedeliyle sınırlandığı" belirtildi.
Yüksek Mahkemenin daha önce yapılan bir başvuruda, ön alım hakkının Anayasa'ya aykırı olmadığı sonucuna ulaştığı anımsatılan kararda, "Yasal ön alım bedelinin paydaş ile üçüncü kişi alıcı arasında kararlaştırılan satış bedeli olmaması halinde ön alım hakkına konu satış sözleşmesinin şartları değişerek farklı bir satış ilişkisine dönüşeceği açıktır." değerlendirmesine yer verildi.
Kararda, iptali istenen düzenlemenin, "tarafların serbest iradeleriyle kararlaştırdıkları satış bedelini esas almayıp payın bedelinin rayiç değer üzerinden mahkemece belirlenmesini öngörmek suretiyle tarafların iradesini ortadan kaldırdığı" ifade edildi.
Bunun, satış sözleşmesinde kararlaştırılan bedel yerine mahkemenin tespit edeceği bedelin ödenmesi sonucunu doğurduğu aktarılan kararda, "Sonuç olarak satıcı ve üçüncü kişi alıcının iradelerini ortadan kaldıran, üçüncü kişi alıcının haksız yere kazanç elde etmesine veya zarara uğramasına yol açan ve ön alım hakkı sahibini hukuken belirsiz bir konuma sokan kuralla, hukuki ilişkinin taraflarının menfaatleri arasında adil bir denge kurulmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle kuralın Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir." ifadelerine yer verildi.
AI outlook — possibilities, not facts
İptal hükmü 9 ay sonra yürürlüğe girecek
Very likely · Within months

The victims of the disaster in Kartalkaya, in which 78 people lost their lives, came together in front of the Bolu Palace of Justice and demanded that the officials related to the Ministry of Culture and Tourism be tried. Lawyer Yüksel Gültekin reacted to the 6-month inactivity in the file.

Within the scope of the investigation carried out against Şile Municipality, the 8th hearing of the case in which Mayor Özgür Kabadayı and 52 defendants are tried started at the Istanbul Anatolian 27th High Criminal Court.
In the compensation case filed by the family of N.U., who worked for 33 years, after his death, the Supreme Court ruled that the employee should be deemed to have used one-third of his annual leave due to his position and that the real wage should be re-investigated.

The detention period of 9 suspects in the investigation into the FiloJet passenger ship disaster, which sank off the coast of Kyrenia in the TRNC on August 30 and caused the death of 27 people, was extended by a court decision for one week.

The case of Seçil Erzan, who was tried again after the verdict was overturned for allegedly defrauding more than 30 people, including well-known football players, was heard. In the opinion, a prison sentence was requested for Erzan.
The court gave an additional week of detention to 9 suspects tried in the FiloJet passenger ship case, which sank off the coast of Kyrenia and caused the death of 27 people.