
KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Taşkent Şehitler Anıtı’ndaki törende Avrupa Parlamentosu’nun kararlarını eleştirdi.
AI-generated summary
Kıbrıs'ta 14 Ağustos 1974'te Taşkent köyünde 89 Kıbrıslı Türk katledilmişti.
Taşkent Şehitler Anıtı’nda düzenlenen törene, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Başbakan Ünal Üstel, Yüksek Mahkeme Başkanı Bertan Özerdağ, 5'inci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Sebahattin Kılınç, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral İlker Görgülü, ana muhalefet Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, bazı bakanlar ve milletvekilleri, kurum, dernek ve siyasi parti temsilcileri, askeri erkan ile şehit aileleri katıldı.
Tören, çelenklerin Taşkent Şehitler Anıtı'na sunulmasıyla başladı. Ardından saygı duruşu, saygı atışı ve İstiklal Marşı ile bayraklar göndere çekildi.
Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erhürman, Kıbrıs Türk halkının yaşadığı acıların yok sayılmasına ve görmezden gelinmesine sessiz kalmayacaklarını belirterek, "Kıbrıs Türk halkının haklarını her platformda anlatmaya ve savunmaya devam edeceğiz." dedi.
Türk Ajansı Kıbrıs'ın (TAK) haberine göre, Erhürman, Avrupa Parlamentosu'nda Kıbrıslı Rum kayıplarla ilgili anıt kararı alınırken Kıbrıslı Türk kayıpların ve Kıbrıs Türk halkının yaşadığı acıların aynı hassasiyetle ele alınmamasını da eleştirdi.
Bunun "kabul edilemez bir çifte standardı" ortaya koyduğunu ifade eden Erhürman, "Avrupa Parlamentosu’nda alınan skandal bir kararla adeta Kıbrıslı Türk kayıplar yok sayılmıştır." diye konuştu.
Erhürman, yıllar içerisinde yapılan açıklamalar, ortaya çıkan itiraflar ve tanıklıkların Taşkent’te yaşananları açık şekilde ortaya koyduğunu belirterek, Kayıp Şahıslar Komitesi tarafından yıllardır yürütülen çalışmaların kayıpların araştırılması ve ailelerin acılarının bir nebze olsun dindirilmesi amacıyla sürdürüldüğünü kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erhürman, buna rağmen Avrupa Parlamentosu’nda alınan kararın söz konusu çalışmaların ortaya koyduğu gerçekleri yeterince dikkate almaması, Kıbrıs’taki gerçekliğin "eksik, yanlı ve tarafgir" bir biçimde değerlendirildiğini gösterdiğini söyledi.
Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesi tarihinin acı dolu sayfalarından biri olan Taşkent şehitlerini saygı ve minnetle andıklarını dile getiren Erhürman, Taşkent, Terazi ve Tatlısu köylerinden toplanan masum insanların esir alındığını ve ardından kurşuna dizilerek katledildiğini anlattı.
"Burada yatan her bir şehidimiz Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinde yaşadığı acıların ve ödediği ağır bedellerin en somut göstergesidir." diyen Erhürman, Taşkent’te yaşananların üzerinden yıllar geçmesine rağmen Kıbrıs Türk halkının uğradığı katliamların uluslararası alanda hak ettiği şekilde ele alınması konusunda halen ciddi eksiklikler bulunduğunu vurguladı.
Erhürman, Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinin güvenlik içerisinde ve onurlu bir şekilde bu topraklarda yaşayabilmek için verildiğinin altını çizerek, Taşkent’te hayatını kaybeden şehitlerin de bu mücadelenin en ağır bedellerinden birini ödediğine işaret etti.
Kıbrıs Türk halkının tarih boyunca varlığını, kimliğini, özgürlüğünü ve geleceğini korumak için büyük mücadeleler verdiğine ve ağır bedeller ödediğine dikkati çeken Erhürman, şöyle devam etti:
"Bugün onların huzurunda bizlere düşen görev çok çalışarak çocuklarımıza ve gelecek nesillere adil, güzel, huzurlu ve güvenli bir ülke bırakmaktır. Gelecek kuşakların aynı acıları yaşamaması için çok çalışacak ve çocuklarımıza, torunlarımıza güvenle yaşayabilecekleri bir ülke bırakacağız."
Erhürman, bu sorumluluğun farkında olduklarını vurgulayarak, "Kıbrıs Türk halkının yaşadığı acıların yok sayılmasına, görmezden gelinmesine sessiz kalmayacak, izin vermeyeceğiz. Şehitlerimizi asla unutmayacak, unutturmayacağız." dedi.
Başta Taşkent, Terazi ve Tatlısu şehitleri olmak üzere Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinde hayatını kaybeden tüm şehitleri rahmet, minnet ve saygıyla anan Erhürman, hayatta olan gazilere sağlık, huzur ve uzun ömür diledi.
Kıbrıs'taki Yunan ve Rum askerler, 14 Ağustos 1974'te Taşkent köyünde 89 Kıbrıslı Türk'ü evlerinden topladıktan sonra öldürdü.
Köydeki 9 yaşından büyük erkekleri toplayan Yunan ve Rumlar, bazı kaynaklara göre 85, bazılarına göre ise 89 Kıbrıs Türkü'nü öldürdükten sonra toplu mezarlara koydu.
Toplu mezardaki Kıbrıslı Türklere ait kalıntılar, DNA ve kimlik tespitinden sonra KKTC'nin Taşkent köyünde 15 Ağustos 2014'te tamamlanan Taşkent Şehitliği'ne defnedildi.
Terör örgütü EOKA'nın eski üyelerinden Andreas Dimitriu isimli Kıbrıslı Rum, Alithia gazetesine yaptığı açıklamada, Rum ve Yunanların 14 Ağustos 1974'te Taşkent köyünde 89 Kıbrıslı Türk'ü evlerinden toplafter sonra öldürdüklerini itiraf etti.
Dimitriu, katliamda Rum ve Yunan güvenlik güçlerinin kendilerine yardım ettiğini savunarak, katledilen Taşkent'teki Türklerin, esir takası bahanesiyle gözaltına alındıklarını açıklamıştı.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde (GKRY) 2011-2013 yıllarında dışişleri bakanlığı bulunan Erato Kozaku-Markullis, 2016 yılında sosyal medya hesabından paylaştığı fotoğraflı mesajda, "14 Ağustos 1974 günü EOKA-B aşırılıkçıları tarafından işlenen korkunç cinayetlerin sonucu olarak Atlılar, Muratağa ve Sandallar'da öldürülen 126 kadın ve çocuk ve Taşkent'te öldürülen 85 sivil erkek nedeniyle Kıbrıs Türklerinden özür diliyorum." ifadelerini kullanmıştı.
Kıbrıs gazetesinin köşe yazısında, 19 Ağustos'ta Ercan Tavsiyeli Hava Sahası'nda Türk A400M askeri uçağı ve İngiliz yolcu uçağının kontrollü hareketi, Rum ve Yunan basınının siyasi kriz yaratma çabaları olarak yorumlandı.
KKTC Başbakanı Üstel, Rum yönetiminin Kıbrıs Türk halkının uluslararası temaslarını, ekonomik hayatını ve egemenlik haklarını hedef alan baskılarını kınadı. Üstel, izolasyon politikalarının ve tehditlerin Kıbrıs Türk halkını haklarından vazgeçiremeyeceğini vurguladı.
ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, İsrail'in Suriye'deki hava üssü saldırısının Türkiye'ye haber verilmeden gerçekleştiğini belirtti. Barrack, İsrail'in bu hamlesini iç seçim dinamikleriyle ilişkilendirerek Ankara'nın itidalli tutumunu övdü.
Wall Street Journal'ın haberine göre, ABD Savunma Bakanı Hegseth ile yaşadığı gerginlik nedeniyle Kara Kuvvetleri Sekreteri Dan Driscoll'un yıl sonuna kadar görevinden ayrılması bekleniyor. Driscoll'un askeri üs içindeki konutunu değiştirdiği belirtiliyor.

ABD Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, İsrail'in Türkiye sınırına yakın Ebu Zuhur Hava Üssü'ne düzenlediği saldırıyı 'tehlikeli bir oyun' olarak niteledi. Ankara'nın bilgilendirilmediğini belirten Barrack, durumun askeri çatışma riski taşıdığına dikkat çekti.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, bölge ülkelerinden yeni güvenlik ve ekonomik işbirliği mesajları aldıklarını belirterek, gerçek güvenliğin bölgesel ve bağımsız bir düzenle sağlanabileceğini vurguladı.