
Sosyal medya üzerinden yüksek kazanç vaadiyle 426 kişiyi 994 milyon lira dolandıran suç örgütüne yönelik operasyon düzenlendi.
AI-generated summary
Şüphelilerin sahte mobil uygulamalar üzerinden yatırım vaadiyle vatandaşları dolandırdığı tespit edildi.
Sosyal medyada “yüksek kazanç” vaadiyle 426 kişiyi yaklaşık 1 milyar lira dolandırdığı belirlenen suç örgütüne yönelik Tekirdağ merkezli 14 ilde operasyon düzenlendi. Gözaltına alınan 28 şüpheliden 20’si tutuklandı.
Şarköy Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada, şüphelilerin sosyal medya üzerinden ulaştıkları kişileri yüksek kazanç vaadiyle dolandırdıkları tespit edildi.
Tekirdağ İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin 14 ilde eş zamanlı düzenlediği operasyonda 28 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin 426 kişiyi toplam 994 milyon lira dolandırdığı belirlenirken, adliyeye sevk edilenlerden 20’si tutuklandı.
Edinilen bilgilere göre şüphelilerin, sosyal medya platformları üzerinden vatandaşlara dünya borsaları ve kripto para piyasalarında yatırım yaparak yüksek kazanç elde edebilecekleri yönünde vaatlerde bulunduğu belirlendi.
Şüphelilerin ikna ettikleri kişileri, kurdukları sahte ve casus nitelikli mobil uygulamalara üye yaptıkları tespit edildi. Uygulamalarda gerçek yatırım platformlarını andıran aldatıcı ara yüzler, kazanç gösteren grafikler ve çeşitli hileli temalar kullanıldığı ortaya çıktı.
426 VATANDAŞ 994 MİLYON LİRA MAĞDUR EDİLDİ
Şüphelilerin bu yöntemlerle mağdurların paralarını "yatırım" adı altında kontrol ettikleri 21 ayrı paravan şirket hesabına yatırmalarını sağladıkları belirlendi.
Yürütülen soruşturma kapsamında suç örgütünün 426 vatandaşı toplam 994 milyon TL dolandırdığı tespit edildi.
Şüphelilerin kullandığı şirketlerin banka hesaplarında yapılan incelemelerde ise toplam 4 milyar 234 milyon TL işlem hacmi oluştuğu belirlendi.
14 İLDE EŞ ZAMANLI OPERASYON
Teknik ve fiziki takibin ardından harekete geçen Tekirdağ Emniyet Müdürlüğü ekipleri, 28 şüpheliye yönelik 14 farklı ilde eş zamanlı operasyon düzenledi.
Operasyon kapsamında şüphelilerin üzerlerinde, evlerinde ve iş yerlerinde arama yapıldı.
Aramalarda suçta kullanıldığı değerlendirilen çok sayıda dijital materyal, paravan şirketlere ait kuruluş evrakları, noter belgeleri ve çok sayıda doküman ele geçirildi.
Emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen 28 şüpheliden 8'i adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Aralarında suç örgütü yöneticisi olduğu değerlendirilen kişilerin de bulunduğu 20 şüpheli ise "Suç örgütü kurma, yönetme ve üye olma" ile "örgütlü şekilde nitelikli dolandırıcılık yapma" suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Şüphelilerle ilgili adli sürecin devam ettiği bildirildi.

Ankara Chief Public Prosecutor's Office launched an investigation against Oya Lale Arslan due to her social media posts. Arslan was detained on charges of spreading misleading information to the public and terrorist organization propaganda.

Within the scope of the FETO investigation carried out by the Muğla Chief Public Prosecutor's Office, 10 suspects who were found to have provided financial aid to Burkay Karatepe, the fugitive of the July 15 coup attempt, were detained in simultaneous operations in Istanbul and Eskişehir.
The preliminary expert report on the accident that occurred off the coast of Silivri on September 2 and resulted in the sinking of the ship named Tuğberk İmamoğlu, identified serious operational and systemic flaws in both ships. The search for 10 crew members continues.
Berkan Çil, a member of the DAESH terrorist organization, was neutralized in a conflict with the police in Sultanbeyli, Istanbul. Tahsin Polat, who was at the bus station during the operation, lost his life. A person thought to be linked to Çil was detained.
Following suspicious allegations regarding the death of Arif Ahmet Denizolgun, who passed away in September 2016, his grave was opened and an investigation was initiated. The Chief Public Prosecutor's Office announced that an investigation is being carried out against the suspects, including Alihan Kuriş, for the crime of 'murder'.

In the investigation into the suspicious death of Arif Ahmet Denizolgun in 2016, witness Nurettin Demirkol, who had a contradiction between the statements he gave at the prosecutor's office and the police station report, was referred to the court with a request for arrest on the charge of 'false testimony'.