
5 Ocak 2020'de kaybolan üniversiteli Gülistan Doku'nun son görüldüğü Sarısaltuk Köprüsü yakınında tutuklanan Ali Kahraman ve Burçin Kahraman'ın ifadeleri ortaya çıktı.
AI-generated summary
Gülistan Doku 5 Ocak 2020'de Tunceli'de kayboldu. Soruşturmanın beşinci dalgasında eski jandarma komutanı Ali Kahraman ve eşi tutuklandı.
GÜLİSTAN Doku’nun 5 Ocak 2020’de kaybolmasına ilişkin soruşturmada 5’inci dalga operasyonda gözaltına alınan eski Tunceli İl Jandarma Komutan Yardımcısı Albay Ali Kahraman ile eşi Burçin Kahraman, sevk edildikleri sulh ceza hâkimliğinde tutuklandı. Çiftin savcılıkta verdiği ifadeleri de ortaya çıktı. Gülistan Doku'nun 12.25’te son görüldüğü Sarısaltuk Köprüsü'nden çiftin kullandığı aracın yaklaşık 2 dakika sonra geçmesi ve Burçin Kahraman’ın aynı dakikada dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in eşi Handan Sonel'i aramasına yönelik sorular soruldu. Çift ise bu soruları, Gülistan Doku'yu görmediklerini ve araçlarına almadıklarını savunmasıyla cevapladı.
Sarısaltuk Köprüsü’nde eğilmiş halde bir aracın kamerasına takılan kişinin Gülistan Doku olduğu ortaya çıkmıştı.
‘ARACIMIZA ALMADIK’
Ali Kahraman, eşinin Handan Sonel’i kendilerini Tunceli’de ağırladığı için teşekkür etmek ve kentten ayrıldıklarını bildirmek amacıyla aradığını belirtti. İfadesinde eşi ve kızlarıyla hiçbir yerde durmadan Pertek Vapur İskelesi’ne gittiklerini anlatan Ali Kahraman, "Biz Gülistan Doku’yu arabamıza almadık. Böyle bir eyleme asla katılmayız" dedi.
Burçin Kahraman da Gülistan Doku’yu görmediklerini, valinin eşi Handan Sonel’i teşekkür amacıyla aradığını savundu.
‘ARAMALAR KADIN DEDİKODU’
Soruşturma dosyasında Burçin Kahraman ile Handan Sonel arasında peş peşe telefon trafiği bulunduğu belirtilerek bu aramaların içeriği soruldu. Ali Kahraman, eşinin ilk olarak teşekkür etmek amacıyla Handan Sonel’i aradığını, sonraki görüşmelerin ise ‘kadın dedikodusu’ niteliğinde olduğunu belirtti.
Burçin Kahraman ise telefonların bazılarının çekmeyen noktalarda başarısız aramalar olduğunu, daha sonra annesinin selamını iletmek için Handan Sonel’i aradığını söyledi. Yaklaşık 12 dakika süren görüşmede de katıldığı bir davette tanıştığı kadınlar hakkında konuştuklarını belirterek, görüşmeleri ‘kadın kadına yapılan basit ve normal bir sohbet’ olarak nitelendirdi.
Tunceli’de kaybolan üniversiteli Gülistan Doku soruşturmasında önceki gün beşinci dalga operasyon düzenlenmişti.
KAMERA SORUSU
Eski Tunceli İl Jandarma Komutan Yardımcısı Ali Kahraman’a, Gülistan Doku’nun kaybolduğu güzergâhtaki kamera sistemi de soruldu. Ali Kahraman ilk ifadesinde Tunceli-Elazığ yolu üzerinde, Elmalık Karakolu’na kadar ‘hiçbir ölü nokta olmayacak şekilde’ yaklaşık 176 kamera bulunduğunu söyledi. Kameraların 24 saat izlendiğini anlatan Ali Kahraman, kendisinin görev yaptığı dönemde sistemlerin faal olduğunu ve üst düzey komutanlara verilen brifinglerde de güzergâhta ölü nokta bulunmadığının bildirdiğini ifade etti. Başsavcılık, Gülistan Doku’nun son görüldüğü Sarısaltuk Viyadüğü’nin yaklaşık 800 metre Tunceli, 500 metre Elazığ tarafında kamera görüntüsünün bulunmadığını hatırlatması üzerine Ali Kahraman “Ben bütün kameraların ölü bölge olmayacak şekilde olduğunu söyledim ama o bölgede yanılmış olabilirim” cevabını verdi. Ali Kahraman daha sonra Sarısaltuk Viyadüğü’nün polis sorumluluk bölgesinde kaldığını belirtti.
Eski vali Tuncay Sonel ve eşi Handan Sonel ‘suç delillerini karartmak’tan, oğulları Mustafa Türkay Sonel, “kasten öldürme” suçundan tutuklanmıştı.
‘SONEL’İN SAVUNMASINI İNANDIRICI BULMADIM’
- Ali Kahraman’a Tuncay Sonel’in Gülistan Doku’ya ait yeni SIM kartını Gökhan Ertok’a göndermesine ilişkin ‘Sinyal tespiti yaptırmak istedim’ şeklindeki savunması da soruldu. Ali Kahraman, valilik makamındaki bir kişinin yerel kolluk birimleri aracılığıyla sinyal bilgilerine kısa sürede ulaşılabileceğini bilmemesinin mümkün olmadığını belirterek "Tuncay Sonel'in savunmasını açıkçası ben de inandırıcı bulmuyorum" cevabını verdi. Geçmişte Tunceli’de karma timler ve güvenlik korucularından sorumlu en üst düzey isimlerden biri olduğu hatırlatılan Ali Kahraman, Tuncay Sonel’in kendisine veya koruculara Gülistan Doku konusunda herhangi bir talimat verdiği yönündeki iddiayı reddetti. Ali Kahraman, “Tuncay Sonel'in korucular üzerinde tahakküm kurabileceğini ve onları manipüle edebileceğini düşünüyorum. Çünkü herkesi ikna edebilme, manipüle etme, algı yönetme hususlarında mahirdi" dedi.

The trial regarding the armed attack in which 9 students and teacher Ayla Kara lost their lives at Ayser Çalık Secondary School in Kahramanmaraş's Onikişubat district is starting. The prosecutor's office prepared an indictment against Uğur and Peyman Pınar Mersinli, the parents of the attacker İsa Aras Mersinli, and is asking for 10 life sentences and 22.5 years in prison, claiming that they did not take the necessary precautions despite knowing their child's psychological state and interest in weapons.

A fire broke out in a short time in a factory containing chemicals in Tuzla district and was brought under control by fire brigades after 2.5 hours. There were frequent explosions during the fire, and the risk of spreading to the surrounding weapons, pipe and pallet factories was eliminated. No one was killed or injured in the incident.

The Preliminary Investigation Report and expert reports prepared by the Civil Inspectorate of the Ministry of Internal Affairs determined that there were irregularities and rigging in some tenders carried out by the Istanbul Metropolitan Municipality Procurement Directorate. Detention orders were issued for 14 suspects and 13 suspects were caught and detained during the operations. At the second hearing, it was decided to release Bakırköy Deputy Mayor Ali Rıza Akyüz and Serkan Öztürk.

After the collision between Alsu and Tuğberk İmamoğlu ships in the Sea of Marmara, 10 people died and 18 are still missing. Crisis desks have been set up at the ports in Silivri and Kyrenia, families are waiting for the news. The 1st and 3rd captains of the Alsou ship were arrested, and vice-captain Merve Nur Seraslan blamed Captain Öz. TRNC Minister of Transport Erhan Arıklı was dismissed. Search efforts are continued by the Naval Forces, AFAD and the Red Crescent.

Within the scope of the investigation carried out by the Istanbul Chief Public Prosecutor's Office on the allegation of corruption against the IMM, a detention order was issued for 14 people, alleging that some tenders made by the IMM Purchasing Directorate were rigged and public damage was caused. 12 people were detained, 1 person was abroad and 1 person was in prison as part of another investigation.

The investigation targeting Alihan Kuriş and his entourage led to the reopening of the file of former Minister of Transport Arif Ahmet Denizolgun. Denizolgun was Kuriş's uncle and had been leading the congregation since he was found dead in 2016. As part of the investigation, Denizolgun's doctor, N.D., was detained on the charge of 'false testimony' and will be referred to the courthouse tomorrow. Minister of Internal Affairs Mustafa Çiftçi stated that the operations are related to the center in Germany and the results of the operation will be announced in the coming days.