
Türkiye Haber-İş Sendikası, Türk Telekom'da yaşanan işten çıkarmalar, mobbing ve zorunlu tayin uygulamalarına karşı olağanüstü toplandı.
Türkiye Haber-İş Sendikası, Türk Telekom'daki işten çıkarmalar, mobbing ve zorunlu şehirlerarası tayin uygulamalarına karşı olağanüstü toplanarak yönetime uygulamaları durdurma ve sendikal haklara saygı gösterme çağrısında bulundu.
AI-generated summary
Türk Telekom'da yılın başında ARTES isimli taşeron uygulaması başlatılmış, sendika bu uygulamanın iş güvencesini tehdit ettiğini savunmaktadır.
Türkiye Haber-İş Sendikası Türk Telekom’da yaşanan işten çıkarmalar sonrası Başkanlar Kurulu’nu olağanüstü topladı. Toplantının ardından başkanlar kurulu bildirisi yayınlandı. Bildiride, Türk Telekom’da çalışanların işten ayrılmaya zorlandığını ve şehirler arası tayin uygulamalarıyla karşı karşıya bırakıldığı belirterek işten çıkarmaların durdurulması, çalışanların haklarının korunması ve taşeronlaşma uygulamalarının açıklığa kavuşturulması istendi. Başkanlar Kurulu bildirisinde, teşvik adı altında sunulan işten ayrılma tekliflerini kabul etmeyen çalışanların şehirlerarası tayin uygulamalarıyla karşı karşıya bırakıldığı belirtilerek Türk Telekom yönetimine çağrıda bulunuldu. Başkanlar Kurulu, açıklamasında “Türk Telekom’da işçi kıyımına son verin! İşçinin ekmeğiyle oynamaktan vazgeçin” ifadelerini kullanarak çalışanların iş güvencesinin korunmasını istedi.
İŞÇİLER İŞLERİNİ KAYBETME TEHDİDİYLE KARŞI KARŞIYA
Yılın başında uygulamaya konulan ARTES isimli taşeron uygulamasının giderek yaygınlaştığına dikkat çekilen bildiride, son aylarda yüzlerce işçinin baskı, mobbing ve tehdit yoluyla işten ayrılmaya zorlandığı belirtildi.
Sendikanın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “Son aylarda yüzlerce işçinin mobbing, baskı ve tehdit yoluyla işten ayrılmaya zorlandığına ilişkin gelişmeler, Türk Telekom’da yaşanan tablonun vahametini gözler önüne sermektedir. Üstelik çalışanlar üzerindeki baskı, teşvik adı altında sunulan işten ayrılma teklifleriyle sınırlı kalmamaktadır. Bu teklifleri kabul etmeyen çalışanlar, bu kez şehirlerarası tayin uygulamalarıyla karşı karşıya bırakılmaktadır.”
Çalışanların Türkiye’nin bir ucundan diğer ucuna uzanan tayin kararlarıyla karşı karşıya bırakıldığını vurgulayan Başkanlar Kurulu, tayinleri kabul etmeyen çalışanların işlerini kaybetme tehdidiyle karşı karşıya kaldığını belirtti. Sendika, çalışanların işlerini sürdürmek ile ailelerinden ve yaşadıkları şehirlerden ayrılmak arasında tercihe zorlanmasını kabul edilemez olarak nitelendirdi.
‘ÇALIŞANLARIN AİLE BÜTÜNLÜĞÜ BOZULUYOR’
Çalışanların yıllar içinde edindikleri bilgi ve tecrübeyle Türk Telekom’a önemli katkılar sunduğuna dikkat çekilen açıklamada, alınan kararların yalnızca işçileri değil, ailelerini de doğrudan etkilediği ifade edildi.
Başkanlar Kurulu, devletin aileyi koruma ve güçlendirmeye yönelik politikalarına işaret ederek şu değerlendirmede bulundu: “Devletimizin aileyi koruma ve güçlendirme politikaları ortadayken, çalışanları ailelerinden kopma ya da işlerini kaybetme ikilemine sürükleyen uygulamalara izin verilmemelidir. Aileyi korumak ortak sorumluluğumuzsa, işçinin ailesini ve geleceğini tehdit eden bu uygulamalara da dur denilmelidir.”
‘HABERLEŞME GÜVENLİĞİ TEHLİKEYE ATILMAMALI’
Türk Telekom’un ülkenin haberleşme altyapısındaki kritik rolüne dikkat çekilen açıklamada, çalışanların teknik bilgi birikimi, tecrübesi ve kurumsal hafızasının korunmasının önemine vurgu yapıldı.
Pandemi döneminde iletişimin kesintisiz sürdürülmesinde Türk Telekom çalışanlarının üstlendiği sorumluluğun hatırlatıldığı bildiride, kurumun temel faaliyet alanlarında taşeronlaşmanın yaygınlaştırılmasının çalışanların iş güvencesinin yanı sıra hizmet kalitesi, teknik uzmanlık ve kurumsal kapasite bakımından da riskler doğurabileceği belirtildi. Başkanlar Kurulu, taşeron uygulamasının etkilerinin şeffaf biçimde açıklanmasını isteyerek Türk Telekom yönetiminin çalışanların haklarını ve kurumun hizmet kapasitesini gözeten bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini vurguladı.
SENDİKADAN TÜRK TELEKOM YÖNETİMİNE BEŞ TALEP
Türkiye Haber-İş Sendikası Başkanlar Kurulu, açıklamasında Türk Telekom yönetiminden şu taleplerde bulundu:
• İşten çıkarmaların durdurulması ve işten çıkarılan çalışanların mağduriyetlerinin giderilmesi,
• Baskı, mobbing ve tehdit yoluyla çalışanların işten ayrılmaya zorlanmasına son verilmesi,
• ARTES taşeron uygulamasının çalışanların iş güvencesi, kurumun kurumsal kapasitesi ve haberleşme güvenliği üzerindeki etkilerinin şeffaf biçimde açıklanması,
• Çalışanların sendikal haklarına ve demokratik iradesine saygı gösterilmesi,
• Çalışanların sorunlarının çözümü için sendikayla etkin bir diyalog mekanizmasının işletilmesi.
Sendika, çalışanların kazanılmış haklarının korunmaması ve işçi çıkarmalara son verilmemesi hâlinde mücadelesini büyüteceğini açıkladı.
AI outlook — possibilities, not facts
Sendika, talepler karşılanmazsa eylemlerini büyütecek.
Very likely · Within weeks

United Public-Business Confederation protested the 2027 Central Government Budget Law Proposal submitted to the Turkish Grand National Assembly. Chairman Orhan Yıldırım stated that the budget should consider the welfare of the people rather than the capital, and drew attention to the economic difficulties experienced by workers and retirees.

TCDD Taşımacılık AŞ announced that it will recruit 166 permanent workers to be employed throughout Türkiye. Following the applications to be made through İŞKUR between 21-26 October 2026, the candidates will be determined by the notary lottery on 18 November 2026.

While the gradual retirement expectation of employees who missed EYT and were insured after September 8, 1999 continues, the bill submitted to the Parliament is waiting in the Planning and Budget Commission.

Economist Muhammet Bayram expects a level of 36 thousand 500 TL for the 2027 minimum wage, with an increase of approximately 30 percent; It proposes tax deductions and regional fees.

The strike initiated by the Central Prison employees in TRNC, demanding shifts and rotation, was postponed for 60 days by the decision of the Council of Ministers on the grounds that it disrupted public security, and the unions suspended the strike.

Metin Güneş, a construction worker and father of 4 children, lost his life as a result of a landslide that occurred during infrastructure works on the Kapıköy Border Gate route in Van.