AI-generated summary
Uzaktan çalışma, 2016 yılında 4857 sayılı İş Kanunu'na eklenen hükümlerle resmileşti. Pandemi sonrası hibrit çalışma modelleri yaygınlaştı ancak bu çalışanlar için ayrı bir sözleşme zorunluluğu yoktu, bu da hukuki boşluklara yol açtı.
Uzaktan çalışma 2020 yılındaki pandemi ile hayatımıza girdi. İşçilerin önemli bir kısmı aylarca evinde veya memleketinde uzaktan çalıştı. Hayatın normalleşmesi ile birlikte uzaktan çalışanların önemli kısmı iş yerlerine döndü. Ancak, çalışanların bir kısmı uzaktan çalışmaya devam ederken bir kısmı da hem iş yerinden hem de uzaktan çalışıyor. Bazı işletmelerde haftanın 4 günü uzaktan 1 günü iş yerinden veya 2 günü iş yerinden 3 günü uzaktan çalışma şeklinde hibrit çalışma yöntemi uygulanıyor.
SORULARINIZ İÇİN: [email protected]
UZAKTAN ÇALIŞMA SÖZLEŞMEYE DAYALI OLMALI
Uzaktan çalışma, mevzuata pandemiden önce, 2016 yılında girdi. 4857 Sayılı iş Kanunu’na 2016 yılında uzaktan çalışmaya ilişkin hükümler eklendi. Bu düzenlemeyle uzaktan çalışma, “işçinin işveren tarafından iş organizasyonu kapsamında iş görme görevini evinde ya da teknolojik iletişim araçları ile iş yeri dışında yerine getirmesi esasına dayalı ve yazılı olarak kurulan iş ilişkisi” olarak tanımlandı.
Uzaktan çalışacak işçi ile işveren arasında sözleşme yapılması zorunlu. Yapılacak iş sözleşmesinde işin tanımı, yapılma şekli, işin süresi ve yeri, ücret ve ücretin ödenmesine ilişkin hususlar, işveren tarafından sağlanan ekipman ve bunların korunmasına ilişkin yükümlülükler, işverenin işçiyle iletişim kurması ile genel ve özel çalışma şartlarına ilişkin hükümlerin yer alması gerekir.
Kanun uyarınca, uzaktan çalışmada işçiler, esaslı neden olmadıkça salt iş sözleşmesinin niteliğinden ötürü emsal işçiye göre farklı işleme tabi tutulamaz. İşveren, uzaktan çalışma ilişkisiyle iş verdiği çalışanın yaptığı işin niteliğini dikkate alarak iş sağlığı ve güvenliği önlemleri hususunda çalışanları bilgilendirmek, gerekli eğitimi vermek, sağlık gözetimini sağlamak ve sağladığı ekipmanla ilgili gerekli iş güvenliği tedbirlerini almakla yükümlüdür.
HİBRİT ÇALIŞANLARIN SÖZLEŞMESİ YENİLENMELİ
Kanun, uzaktan çalışmanın usul ve esasları ile işin niteliği dikkate alınarak hangi işlerde uzaktan çalışmanın yapılamayacağı, verilerin korunması ve paylaşılmasına ilişkin işletme kurallarının uygulanması ile diğer hususların Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenmesini öngörüyor.
Uzaktan çalışma kanuna 2016 yılında girmekle birlikte, yönetmelik ihtiyacı pandemi sonrasında ortaya çıktı.
Aslında yönetmelik olmasa bile uzaktan çalışma için işçi ile işveren arasında sözleşme yapılması zorunluluğu kanunla birlikte 2016 yılında yürürlüğe girdi. Ancak, hibrit çalışma yapan işçiler ile ayrı bir sözleşme olmaması, zamanla birtakım hukiki sorunlar ortaya çıkardı.
Cuma günü Resmi Gazetede yayımlanan yönetmelikle, hibrit çalışanlar için de sözleşme zorunluluğu getirildi. Buna göre, iş görme ediminin bir kısmının iş yerinde bir kısmının uzaktan çalışma usulüyle yerine getirilmesi durumunda işçinin iş yerinde ve uzaktan çalışacağı günler ile çalışma saatlerinin iş sözleşmesinde belirlenmesi gerekecek.
Hibrit çalışma uygulanan işletmelerde çalışan ve işveren arasında imzalanan iş sözleşmesinde, uzaktan çalışılan gün ve saatlere ilişkin bilgi varsa bunların yeni sözleşme yapması gerekmeyecek. İş sözleşmesinde uzaktan çalışılan gün ve saatlere ilişkin bilgi olmayan işletmelerde hibrit çalışan işçiler için iş sözleşmesi yapılacak.
Bu sözleşmede ayrıca, uzaktan çalışmaya ilişkin kanunda ve yönetmelikte aranan diğer hükümlerin de yer alması gerekir.
ŞEHİR DIŞINA ÇIKANLAR DİKKAT!
Uzaktan çalışanlar bazen işverenden habersiz tatil yörelerine veya memleketlerine gidip oradan çalışabiliyorlar. İşverenin bu durumu öğrenmesi halinde hukiki anlaşmazlık konusu olabilir.
Böyle durumlar ile karşılaşmamak için ya sözleşmeye hüküm konulması ya da işverene veya amire yazılı bilgi verilmesi gerekir. Sözleşmeye de, “İşverene bilgi vermek şartıyla uzaktan çalışma ev dışında başka yerde de yapılabilir” şeklinde hüküm konulması doğru olur.

As a result of search and rescue efforts in the mine collapse in Soma, Manisa, the dead bodies of 3 more miners were found. The number of people who lost their lives increased to 5.
Under the chairmanship of Minister of Labor and Social Security Vedat Işıkhan, the Tripartite Advisory Board meetings will be held on October 6, and the Public Personnel Advisory Board meetings will be held on October 8.

Turkish Hard Coal Enterprise (TTK) will recruit a total of 61 permanent workers, 57 in Zonguldak and 4 in Bartın, within the scope of the 2026 program. Applications will be received through İŞKUR between 5-9 October 2026, and the draw will be held on 20 October 2026.
According to the Labor Law, employers must give workers permission to search for new jobs during the notice period. If permission is not given or used incompletely, a fee is paid; if it is operated, an additional fee is paid. The leave period is calculated based on the notice period and prior notice is required for mass use.

Stating that seven of its members lost their lives and two members attempted suicide in the last five days, the Police Force Union announced that it decided to go on strike across Turkey on Monday afternoon, September 28, in order to draw attention to problems such as economic and social problems, harsh working conditions and mobbing.

All Pensioners' Union, in its 35th week of sit-in protest, stated that pensions are eroding against inflation and demanded a livable wage and the right to collective bargaining.