BackYOL-İŞ Sendikası'ndan Otoyol Özelleştirmelerine Tepki
YOL-İŞ Sendikası'ndan Otoyol Özelleştirmelerine Tepki
Developing
Cumhuriyet22 hours agoLabor3 min readTürkiyeView translation

YOL-İŞ Sendikası'ndan Otoyol Özelleştirmelerine Tepki

YOL-İŞ Sendikası, 4 Eylül 2026 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile gündeme gelen otoyol özelleştirmelerinin kamu yararına aykırı olduğunu belirterek mücadele kararı aldı.

Quick Look

  • YOL-İŞ Sendikası, otoyolların özelleştirilmesine karşı çıkarak, bu kararın kamu yararını zedeleyeceğini, geçiş ücretlerini artıracağını ve işçi haklarını tehdit ettiğini açıkladı.
  • Sendika, şeffaflık ve kamu kontrolünün korunması çağrısında bulundu.

AI-generated summary

Why It Matters

4 Eylül 2026 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile otoyolların özelleştirilmesi gündeme gelmiştir. YOL-İŞ Sendikası bu kararın çalışma hayatı ve kamu hizmetleri üzerindeki etkilerini tartışmaktadır.

Font size

YOL-İŞ Sendikası Olağanüstü Başkanlar Kurulu, Genel Başkan Ramazan Ağar başkanlığında bugün Ankara’daki sendika genel merkezinde toplandı. Toplantıda, 4 Eylül 2026 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı’nın ulaşım politikaları, kamu hizmetlerinin geleceği ve yol işçilerinin çalışma hayatı üzerindeki etkileri değerlendirildi.

Toplantının ardından yayımlanan açıklamada, otoyolların özelleştirilmesinin yalnızca ekonomik model değişikliği olarak değerlendirilemeyeceği belirtilerek, şunlar kaydedildi:

“Kamu kaynaklarının ve stratejik ulaşım altyapısının özel sektörün kâr anlayışına terk edilmesi; geçiş ücretlerinin artması, kamu gelirlerinin azalması, çalışanların iş güvencesi ve sosyal haklarının zayıflaması gibi ciddi sonuçlar doğuracaktır. Ulaşım gibi temel bir kamu hizmetinde öncelik kâr değil, kamu yararı ve vatandaşın güvenli, erişilebilir ve uygun maliyetli ulaşım hakkı olmalıdır.”

“İHALE ŞARTLARI VE ÇALIŞANLARIN DURUMU AÇIKLANMALIDIR”

Otoyolların ülkenin ekonomik hayatı, ulaşım güvenliği ve afet dönemlerindeki lojistik kapasitesi açısından stratejik öneme sahip olduğuna işaret edilen açıklamada, özelleştirmenin ayrıntılarının kamuoyuna açıklanması istendi. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Devletin yaptığı büyük yatırımlarla ortaya çıkan bu stratejik altyapı, kamu yararı gözetilerek mi işletilecektir, yoksa temel amaç özel sektörün kârlılığı mı olacaktır? İhale şartları, işletme süreleri, gelir paylaşımı, garanti mekanizmaları, yatırım yükümlülükleri, çalışanların durumu ve kamuya getireceği mali yükler toplumun anlayabileceği şekilde açıklanmalıdır.”

“VATANDAŞ YOLUN MÜŞTERİSİ DEĞİLDİR”

Kamu hizmetlerinin temel amacının kâr elde etmek değil, vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamak olduğu vurgulanan açıklamada, “Vatandaş yolun müşterisi değildir; vatandaş, kamu hizmetinin sahibidir. Devletin görevi yalnızca yolu yapmak değil, o yolun güvenli, erişilebilir ve toplumun bütün kesimleri tarafından kullanılabilir olmasını sağlamaktır” denildi.

Özelleştirmenin geçiş ücretlerinde artışa yol açabileceği belirtilen açıklamada, ulaşım maliyetlerindeki yükselişin ekonominin tamamına ve hayat pahalılığına yansıyacağı kaydedildi.

“KAMU VARLIKLARI KISA VADELİ KAZANÇ UĞRUNA ÖZELLEŞTİRİLMEMELİDİR”

Otoyolların toplumun ortak kaynaklarıyla oluşturulmuş kamu varlıkları olduğu, işletme haklarının özel sektöre devredilmesi halinde ortaya çıkacak ekonomik tablonun şeffaf ve kapsamlı biçimde açıklanması gerektiği ifade edilen bildiride, şunlar kaydedildi:

“Bugün kısa vadeli bir gelir elde etmek adına, devletin ve milletin gelecekte elde edeceği uzun vadeli gelirlerden vaz mı geçiyoruz? Bir kamu varlığının değeri yalnızca bugün elde edilecek ihale bedeliyle ölçülemez. Devletin ve milletin ortak malı olan bu değerler, kısa vadeli kazanç uğruna özelleştirilmemeli; milletimizin menfaatleri ve kamu yararı gözetilerek korunmalıdır.”

“STRATEJİK ULAŞIM ALTYAPISINDA DEVLETİN KONTROLÜ AZALMAMALIDIR”

Karayollarının ticari bir işletme olmadığına dikkat çekilen açıklamada, deprem, sel, yangın ve büyük kazalar gibi olağanüstü durumlarda yolların açık tutulmasının ve ulaşımın kesintisiz sürdürülmesinin hayati önem taşıdığı belirtildi. Bakım, onarım, personel ve güvenlik giderlerinin tasarruf alanı olarak görülemeyeceği vurgulanan açıklamada, “Otoyollarda yapılan bir tasarrufun bedelini kimi zaman bir insan hayatı ödeyebilir” ifadesi kullanıldı.

Kârlılığı yüksek güzergâhlarla trafik yoğunluğu düşük bölgeler arasında hizmet farklılığı oluşabileceği uyarısında bulunulan açıklamada, özelleştirmenin bölgesel eşitsizlikleri artırabileceği kaydedildi.

“ÇALIŞANLARIN HAKLARI PAZARLIK KONUSU YAPILMAMALIDIR”

Açıklamada, özelleştirme kararının yol işçilerinin çalışma koşulları üzerindeki olası etkilerine ilişkin de şu değerlendirme yapıldı:

“Biz hiçbir çalışanın iş güvencesinin zayıflatılmasını, ücret ve sosyal haklarının geriletilmesini, taşeronlaşmanın yaygınlaştırılmasını kabul etmiyoruz. Aynı işi yapan çalışanların farklı statülerde çalıştırılması, ücret ve sosyal haklarda farklılık yaratılması çalışma barışını bozar. Aynı işi yapan, aynı emeği veren, aynı riski üstlenen çalışanlar arasında adaletsizlik istemiyoruz.”

Araç ve gelir garantileri gibi uygulamaların kamu maliyesine getireceği yüklerin açıklanması istenen açıklamada, “Kâr özel sektöre, zarar kamuya bırakılacak bir sistem kabul edilemez. Milletin kaynakları söz konusuysa her kuruşun hesabı verilmelidir” denildi.

YOL-İŞ’in kararın geri çekilmesi için demokratik ve sendikal mücadeleyi sürdüreceği belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Biz bu yolların sadece asfaltını değil, emeğini de savunuyoruz. Kamu malını savunmak, milletin hakkını savunmaktır. Emekçinin iş güvencesini savunmak, ailenin geleceğini savunmaktır. Güvenli yolları savunmak, insan hayatını savunmaktır. Biz emekçiler, ülkenin yollarında yıllardır olduğu gibi hakkımızı, ülkemizin ve milletimizin menfaatlerini savunmak için bilimden ve hukuktan aldığımız güçle; omuz omuza, tek yürek ve örgütlü bir biçimde mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz.”

What to Watch

AI outlook — possibilities, not facts

  • YOL-İŞ Sendikası'nın özelleştirme kararına karşı hukuki ve sendikal mücadele başlatması.

    Very likely · Within weeks

Open Questions

  • İhale şartları ve garanti mekanizmaları nelerdir?
  • Çalışanların özlük hakları nasıl korunacak?

Related Topics

This article was originally published by Cumhuriyet.

Related Stories

Atakum Municipality Workers Continued Their Hunger Strike for the Second Day
Developing·

Atakum Municipality Workers Continued Their Hunger Strike for the Second Day

Atakum Municipality workers continued their hunger strike for the second day, stating that they had not received a salary for about five months. Speaking on behalf of the workers, Fatma Ayyıldız Sayım reacted to the delays in salary payments and said, "We are now at the end of our words" and "We will fight until our salaries are paid." A call was made to gather in front of the town hall and worker solidarity was emphasized.

Cumhuriyet
2 min read
Subcontracted workers who have not been paid for 4 months in Denizli Merkezefendi went to the roof
Developing·

Subcontracted workers who have not been paid for 4 months in Denizli Merkezefendi went to the roof

Subcontracted workers working in the ongoing construction of a 15-storey luxury residence in Denizli's Merkezefendi district went to the roof and started protesting because they had not been paid for 4 months. The workers demand that their money be deposited into their accounts and stated that they will not come down from the roof. After the incident, police, fire brigade and medical teams were dispatched to the area.

Cumhuriyet
2 min read
More on this topicyol-iş