
AI-generated summary
Türkiye ile İsrail arasında son dönemde gerilim yükselirken, Yunan basınında yayınlanan analiz, iki ülke arasında Suriye'de askeri faaliyetlerin birbirine yaklaşması sonucu kontrolsüz bir tırmanma riskini öne sürüyor.
MİLLLİYET.COM.TR / Türkiye ile İsrail arasında son dönemde gerilim yükselirken, Tel Aviv'in Ankara'ya ilişkin korktuğu senaryo Yunan basınındaki bir analizle gözler önüne serildi.
Yunanistan merkezli Vima Orthodoxias'ta Yannis Papanikolaou imzasıyla yayımlanan analizde, İsrail Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü ve diğer düşünce kuruluşlarının Türkiye ile İsrail arasında yaşanabilecek kontrolsüz bir askeri tırmanma ihtimalini sistematik biçimde incelediği iddia edildi.
‘EN OLASI SENARYO’
Atina'daki jeostratejik analistlere göre en olası senaryo, Ankara ve Tel Aviv'in önceden planlanmış bir topyekûn savaşa girmesi değil. Asıl tehlike, Suriye'de meydana gelecek bir dizi askeri olayın birbirini tetiklemesi.
Analizde İsrail'in Türkiye'yi “ikinci bir İran” olarak görmediği vurgulandı. Hemen ardından Türkiye'nin güçlü ordusu, gelişen savunma sanayisi ve Suriye'de artan etkisi nedeniyle “yükselen bir bölgesel rakip” olarak değerlendirildiği belirtildi. Papanikolaou’ya göre Tel Aviv'in hesaplarını değiştiren nokta da bu.
‘TEL AVİV’İN HESAPLARINDAKİ KRİTİK NOKTA’
Analizde, iki ülkenin doğrudan savaş arayışında olmadığı belirtilirken “Asıl tehlike ise iki ordunun faaliyet gösterdiği alanların Suriye'de birbirine yaklaşması. Aralık 2024'te Esad rejiminin devrilmesinin ardından Ankara'nın Şam'daki yeni yönetimle ilişkileri hızla güçlendi. Türkiye, Suriye ordusunun eğitimine katıldı, askeri uzmanlık sağladı ve böylelikle ülkenin yeniden inşasında kalıcı bir rol üstlenme hedefini ortaya koydu” denildi.
İsrail’in Ankara'nın bu hamlesini yakından izlediğine dikkat çekilen analizde “Tel Aviv açısından mesele yalnızca Türkiye'nin Suriye'deki varlığı değil. Asıl mesele, İsrail Hava Kuvvetleri'nin Suriye üzerindeki hareket özgürlüğünün kaybedilmesi. İsrail yıllardır Suriye hava sahasını İran tesislerine, silah depolarına ve silah dağıtım ağlarına yönelik saldırılarda kullanıyor. Ancak Türk radarlarının ve hava savunma sistemlerinin organize biçimde konuşlandırılması, İsrail'in saldırı özgürlüğünü doğrudan tehdit edebilir. Bu nedenle Ankara'nın Suriye'de kuracağı askeri kapasitenin niteliği, Tel Aviv'in güvenlik hesaplarında giderek daha kritik hale geliyor” iddiasında bulunuldu.
'GERİLİMİN PROVASI MI?'
Yunan analiste göre geçtiğimiz ay İsrail'in Ebu Zuhur Askeri Havalimanı’na düzenlediği saldırı, Suriye sahasındaki hassas dengeyi bir kez daha ortaya koydu.
Papanikolaou’ya göre bu gelişme, Türkiye ile İsrail'in Suriye'de neden her zamankinden daha tehlikeli bir yakınlaşma içine girdiğini gösteriyor. Yunan analistin iddiasına göre bir sonraki krizin nerede ve nasıl çıkacağı belirsiz.
‘3 KIRMIZI ÇİZGİ’
Öte yandan analize göre İsrail, Türkiye'nin Suriye'deki faaliyetleri konusunda 3 temel “kırmızı çizgi” belirlemiş durumda.
‘TÜRKİYE NEREYE KADAR İNECEK?’
Yunan analistin iddiasına göre ilk kırmızı çizgi coğrafya. Papanikolaou “Türkiye'nin kuzey Suriye'deki varlığı İsrail tarafından yönetilebilir görülüyor. Ancak Ankara'nın orta veya güney Suriye'ye doğru ilerlemesi, Tel Aviv açısından bambaşka bir tablo oluşturuyor” ifadesinde bulundu.
Ayrıca bu hamlenin İsrail'in güvenlik alanına “doğrudan bir yaklaşım” olarak değerlendirilebileceğini iddia etti. Yani Yunanistan’a göre İsrail açısından kritik soru Türkiye'nin Suriye'de olup olmaması değil. Ne kadar güneye ineceği.
‘ANINDA KARŞILIK VERİLMESİNE YOL AÇABİLİR’
Analize göre ikinci kırmızı çizgi, Suriye'ye konuşlandırılacak askeri sistemler. Eğitim kampları ve destek birlikleri İsrail için endişe yaratabilir. Ancak radarlar, uçaksavar ve hava savunma sistemleri, İHA'lar ve füzeler Tel Aviv açısından çok daha kritik.
Analizde bu sistemlerin konuşlandırılmasının “İsrail'in anında karşılık vermesine yol açabileceği” ifade edilirken “Çünkü böyle bir kapasite, İsrail'in Suriye hava sahasındaki saldırı serbestisini doğrudan kısıtlayabilir” denildi.
GÜNEY SURİYE'DE KIRMIZI ALARM
Papanikolaou’ya göre üçüncü kırmızı çizgi ise Güney Suriye. Analizde “İsrail, Golan Tepeleri yakınlarında Hamas veya diğer silahlı gruplar tarafından kullanılabilecek herhangi bir altyapının kurulmasını kabul etmeyecektir” iddiasında bulundu.
‘SAVAŞ BİR FÜZEYLE BAŞLAYABİLİR’
Analizde Türkiye ile İsrail arasında çıkabilecek savaşın resmi bir savaş ilanıyla başlamasının beklenmediği belirtilirken “Senaryo çok daha küçük bir olayla başlayabilir. İsrail, tehdit olarak gördüğü bir Suriye tesisini vurabilir. Fakat saldırı sırasında Türk askerleri bölgede bulunuyorsa ve Türk tarafında kayıplar yaşanırsa, Ankara'nın karşılık vermesi yönündeki baskı hızla büyüyebilir. Sonrası ise iki ülkeyi tehlikeli bir misilleme zincirine sürükleyebilir. Türkiye'nin bir İsrail uçağını düşürmesi veya İsrail'in bir Türk hava savunma sistemine saldırması, ‘tehlikeli bir misilleme döngüsünü’ tetikleyebilir” denildi.
‘ON YILLIK SÜRECİ DÜŞÜNÜYORLAR’
AI outlook — possibilities, not facts
İsrail, Suriye'de bir tehdit olarak gördüğü bir tesisi vurabilir.
Possible · Within weeks
Türk askerleri bölgede bulunuyorsa ve kayıplar yaşanırsa, Ankara'nın karşılık vermesi yönündeki baskı hızla büyüyebilir.
Possible · Within weeks

Tensions escalated again between the parties to the civil war in Yemen; Iran-backed Houthis captured the city of Mocha and its islands in the Red Sea against the Saudi Arabia-backed Yemeni government, took control of traffic in the Bab al-Mandeb Strait and banned the passage of Israeli-linked ships. As the Strait of Hormuz was closed due to the conflicts between the USA, Israel and Iran, the crisis moved to an international dimension and the price of Brent oil rose above 100 dollars.

In Yemen, the Iran-backed Houthis captured the entire Red Sea coast and Meyyun Island and took control of the Bab al-Mandeb Strait. This development threatened the security of the strategic strait, through which 10% of global maritime trade passes. Saudi Arabia requested military support from the United States but was rejected; The Saudi oil pipeline was also attacked.

Gastrodiplomacy, which carried Türkiye to the world with the plates shown and served at the NATO summit in Ankara, is defined as the most effective soft power of the countries. The gastrodiplomacy initiative, established under the leadership of Hakan Kural, aims to develop national and international projects with working groups consisting of different areas of expertise, establish cooperation and carry Türkiye's gastronomy knowledge to the world in a more systematic way.

Russian leader Vladimir Putin, in his statement at the BRICS summit in the Indian capital New Delhi, said that the West was trying to provoke Russia through Ukraine, that NATO's goal of membership in Ukraine was the main reason for today's tragic events, and that the fear of a 'Russian threat' was created in Europe, and emphasized that Russia had no intention of conflict with Europe.

While Israeli Prime Minister Netanyahu declared control of the region in his statement on Syrian territory, he also admits that this statement is an election campaign. Israel's security architecture is built on the first ring with the lands to be separated from Palestine, Lebanon, Syria and Jordan, the second ring with the regional alliance line with Egypt and the UAE, and the wide third circle passing through Greece, Somaliland and India. While the US administration is covering up Israel's gains in Syria through the cooperation between Türkiye and Israel, it is discussed that the Mecca Pact of Türkiye, Pakistan and Saudi Arabia can be a model for Iran, not against Israel.
While the Saudi Arabian Ministry of Foreign Affairs condemned the UAV attack on the Riyadh-Medina pipeline, it rejected Iraqi Prime Minister Ali al-Zaidi's request to take measures to prevent the attacks and stated that it reserved the right to protect its sovereignty.