
23 yıllık askeri varlık 30 Eylül itibarıyla yerini ikili güvenlik işbirliğine bırakıyor
AI-generated summary
ABD, 2003 işgalinden bu yana Irak'ta askeri varlık göstermiş, 2011'de çekilip 2014'te DEAŞ tehdidiyle geri dönmüştü. Eylül 2024'te iki aşamalı bir çekilme planı üzerinde mutabık kalındı.
ABD’nin 2003’teki Irak işgaliyle başlayan ve yıllar boyunca savaş, yıkım ve ağır can kayıplarına sahne olan askeri varlığı 23 yılın ardından sona eriyor. Ülkede 9 askeri üsse sahip olan ABD askerlerinin yarın ülkeden ayrılmasıyla Irak’ta yeni bir dönem başlayacak.
Irak Silahlı Kuvvetler Komutanı Sözcüsü Sabah en-Numan, Irak resmi haber ajansı INA'ya yaptığı açıklamada, "ABD güçleri ve uluslararası koalisyon güçleri, Irak'tan çekilme sürecini bu ayın 30'unda tamamlayacak. Irak topraklarında yabancı asker veya askeri üs bulunmuyor." dedi.
Irak Başbakanı ve Silahlı Kuvvetler Komutanı Ofisi Direktörü Abulemir eş-Şammari, 26 Eylül'de yaptığı açıklamada, 30 Eylül'de ABD öncülüğündeki koalisyon güçleri karargahının kapanacağını ve Irak topraklarında yabancı askeri üs bulunmadığını söyledi.
Şammari, ülkenin güvenlik durumunun iyi olduğunu ve Irak güçlerinin tüm ülke topraklarını kontrol ettiğini belirtti.
Koalisyonun askeri misyonunun sona ermesinin ardından Bağdat ile Washington arasındaki güvenlik ilişkilerinin istihbarat paylaşımı, koordinasyon ve silah programları gibi alanlarda ikili işbirliği çerçevesinde sürdürülmesi öngörülüyor.
IKYB'DEN SAVUNMA ENDİŞESİ
Öte yandan Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Peşmerge Bakanlığı, koalisyonun çekilmesinin yaklaşmasıyla bölgenin hava savunma kapasitesine ilişkin endişelerini dile getirdi.
Bakanlık, ABD ile İran arasındaki son gerilim sürecinde IKBY'nin 1000'den fazla insansız hava aracı (İHA) ve balistik füze saldırısına maruz kaldığını bildirerek, bölge hava sahasının Irak'ın ulusal hava sahasının ayrılmaz bir parçası olduğunu ve bu alanın korunmasının federal hükümetin anayasal sorumluluğunda bulunduğunu kaydetti.
IKBY Başbakanı Mesrur Barzani de ABD güçlerinin çekilmesinin bölgeyi savunmasız bırakabileceği uyarısında bulunarak, Irak'ın kuzeyinde hava savunma sistemlerinin yetersizliğine dikkati çekti.
ABD'nin 2011'deki çekilme kararının ardından oluşan güvenlik boşluğunun DEAŞ'ın yükselişine zemin hazırladığını hatırlatan Barzani, benzer bir tablonun yeniden yaşanabileceğini vurguladı.
Irak'ta ABD öncülüğündeki koalisyonun askeri üs ve karargah düzeninin 30 Eylül itibarıyla resmen sona ermesi; ülkedeki yabancı askeri varlığın yerini tamamen Irak güçlerinin sorumluluğuna ve Bağdat-Washington arasındaki ikili güvenlik işbirliğine bırakması bekleniyor.
ABD'NİN IRAK'TAKİ ASKERİ ÜSLERİ
Saddam Hüseyin rejimini devirmek için Mart 2003'te Irak'ı işgal eden ABD'nin bu ülkede bilinen 9 askeri üssü bulunuyordu. ABD, 2011'de Irak'tan çekilse de buradaki varlığını söz konusu askeri üslerle güçlendirdi.
ABD, Uluslararası Bağdat Havalimanı'daki Victory Askeri Üssü'nün yanı sıra başkentin Taci bölgesinde de eğitim amaçlı bir üsse sahipti.
Ülkenin batısındaki Enbar'da Habaniyye ve Aynü'l Esed adlı iki askeri üssü daha bulunan ABD, özellikle 2014 yazında DEAŞ saldırıları sırasında bu üsleri aktif şekilde kullanmaya başladı.
Amerikan askerleri, Salahaddin vilayetindeki Beled Hava Üssü'nü de kullandı.
Irak'ı işgal eden ABD, Kerkük'teki K1 Askeri Üssü'nün yanı sıra ülkenin ikinci büyük kenti Musul'da da askeri üslerle varlık gösterdi.
ABD güçleri ayrıca Musul'da Kayarra (Geyyara) Askeri Üssü'nde de bulundu.
ERBİL'DE 2 ASKERİ ÜS
Trump'ın askerlerini Suriye'den çekme kararının ardından gündeme gelen Erbil'deki Harir Hava Üssü de ABD güçlerinin bulunduğu üsler arasında yer aldı. ABD, Uluslararası Erbil Havalimanı'nında da bir askeri üsse sahipti.
Washington yönetimi, 2015'ten bu yana kontrolünde tuttuğu Erbil'deki Harir Hava Üssü'nün pistini genişleterek tesisi aktif biçimde kullanmaya başladı.
ABD, 2003 yılında işgal ettiği Irak'ta yaklaşık 166 bin askeriyle Aralık 2011'e kadar varlık gösterdi. Bu tarihten sonra eski Başkan Barack Obama'nın talimatı üzerine tüm askerlerini Irak'tan çekti.
Ancak terör örgütü DEAŞ'ın 10 Haziran 2014'te ortaya çıkmasından sonra dönemin Irak Başbakanı Nuri el-Maliki'nin çağrısı üzerine ABD yeniden askerlerini Irak'a gönderdi.
ABD Dışişişleri Bakanlığı'nın yayımladığı son verilere göre, iki ülke arasında 2014 yılında imzalanan askeri stratejik anlaşma uyarınca Irak'ta 5 bine yakın ABD askeri bulunuyordu.
İKİ AŞAMALI GEÇİŞ PLANI AÇIKLANMIŞTI
Irak ile ABD, Eylül 2024’te ülkedeki ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyonun askeri misyonunun sona erdirilmesine ilişkin iki aşamalı bir geçiş planı açıklamıştı.
Bu planın ilk aşamasında Irak’taki askeri misyonun tamamlanarak ikili güvenlik işbirliklerine geçilmesi, ikinci aşamasında ise Suriye’deki DEAŞ karşıtı operasyonlara Irak topraklarından verilen desteğin sürdürülmesi öngörülmüştü.
“IRAK'IN TAM EGEMENLİĞİ GERİ DÖNMÜŞ OLACAK”
Irak Başbakanı Askeri Sözcüsü Sabah en-Numan, "30 Eylül, uluslararası koalisyonun Irak’taki misyonunun sona erdirileceği, koalisyon karargahının kapatılacağı ve Doğal Kararlılık Operasyonu’nun sona ereceği son gündür." dedi.
Numan, "Son koalisyon askeri 30 Eylül’de ayrılacak ve böylece Irak'ın tam egemenliği geri dönmüş olacak" diyerek, Irak güvenlik güçlerinin ülkenin ulusal güvenliğini sağlama görevini üstlenmeye hazır olduğunu belirtti.
AI outlook — possibilities, not facts
30 Eylül itibarıyla ABD öncülüğündeki koalisyon karargahı resmen kapanacak.
Very likely · Within days

CHP Spokesperson Zeynel Emre stated that the politicians mentioned in the fund theft investigation should not be protected by the government and demanded that the names be disclosed in a transparent manner. Emre also touched upon the allegations regarding Fatma Betül Sayan Kaya.

Leaders of Germany, the Netherlands, Austria, Denmark, Sweden and Finland demanded cuts of hundreds of billions of euros in the EU's proposed 2 trillion euro budget for the 2028-2034 period. Leaders argued that the current offer, with a 60% increase, was unrealistic.
During his reception with the US Congress delegation, Lebanese President Michel Aoun emphasized that Israel did not comply with the framework agreement signed under the mediation of the US. Aoun demanded that the United States put pressure on Israel to stop its demolition activities and fulfill the provisions of the agreement.

Stating that Türkiye's financial system is strong and durable, the official emphasized that the state is determined against market manipulations and corruption. He stated that economic security will be protected and that the opposition's criticisms are unfair.

At the German Unity Day reception held at the German Embassy in Ankara, the economic, political and cultural cooperation between Türkiye and Germany was emphasized. High-level officials and representatives from both countries attended the event.

President Erdoğan announced that investigations are continuing against those who make unfair profits from the funds and new legal steps will be taken to regulate the market functioning. Erdoğan is holding a critical summit in Beştepe with his economic staff regarding the issue.