
AI-generated summary
Arif Ahmet Denizolgun, eski Ulaştırma Bakanı olarak görev yapmış ve ölümünün okolicakları soruşturma kapsamında incelenmektedir. Nurettin Demirkol, onu muayene ettiğini söyleyen bir doktor olarak ifade verilmiş ve olayla ilgili tahminlerde bulunmuştur.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, Denizolgun’un doktoru olduğu iddia edilen Nurettin Demirkol’un 26 Ağustos’ta savcılıkta tanık olarak ifade verdiği öğrenildi.
Demirkol’un ifadesinde, yıllar önce kendisine yapılan acil ihbarın kim tarafından gerçekleştirildiğini bilmediğini söylediği belirtildi. Ancak soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde, söz konusu ihbarı Demirkol’un yaptığı tespit edildi. Bunun üzerine Nurettin Demirkol, ‘Yalan tanıklık’ suçundan bugün polis ekipleri tarafından gözaltına alındı.
Nurettin Demirkol'un 26 Ağustos'ta savcılıkta 'tanık' sıfatıyla verdiği ifade ortaya çıktı.
'BENİ KİMİN ARADIĞINI HATIRLAMIYORUM'
Nurettin Demirkol ifadesinde, "Arif Ahmet Denizolgun'u birkaç kez muayene etmem sebebiyle tanırım. Benim Denizolgun'un özel doktoru olduğuma dair iddialar doğru değildir. Sadece hastaneye geldiğinde birkaç kez kendisini muayene ettim. Benim bildiğim sadece hipertansiyonu vardı. Başka hiçbir rahatsızlığı yoktu. Olay günü hariç çiftliğe hiç gitmemiştim. Hatta çiftliği olduğundan dahi haberim yoktu. Olayın üstünden çok zaman geçtiği için beni kimin aradığını hatırlamıyorum. Saati tam hatırlamamakla birlikte hava kararmıştı, geceydi. Beni aradıklarında ne söylediklerini tam olarak hatırlamıyorum. Tek başıma çiftliğe gittim. Muhtemelen bana konum yollamışlardır. Gittiğimde Denizolgun çekyatta yarı yatar gibi şekildeydi. Gittiğimde Denizolgun'da ölü katılığı başlamıştı. Darp edilmesine ilişkin bir morluk ve vücudunda herhangi bir çizik görmedim. Yüzünde ve vücudunun hiçbir yerinde kan görmedim. Olay günü ölüm nedeniyle mideden gelen koyu renkli sıvıyı kan olarak değerlendirmiş olabilirim. Ben Adli Tıp uzmanı değilim. Olay günü bize verilen evrakı olduğu şekliyle imzaladım. Tutanaklara yanlış geçmiş olabilir. Maktulün yüzünde kesinlikle kan yoktu. Vücudunun ön bölgesinde ölü morlukları vardı. Ben gittiğimde maktul koltukta oturur vaziyetteydi. Polisler geldiğinde de aynı yerdeydi. Daha sonra polisler maktulü yere indirdi. Ben olay yerine gittiğimde sadece şahsın vefat ettiğini söyledim. Şüpheli gibi bir değerlendirme yapmadım" dedi.
'O GÜN ÖLÜM SEBEBİYLE MİDEDEN GELEN SIVIYI KAN OLARAK YORUMLAMIŞ OLABİLİRİM'
Demirkol, "Ben olay yerine gittiğim saati tam olarak hatırlamıyorum. Ancak gittikten yaklaşık 1 saat sonra polis ekipleri olay yerine geldiler. Daha sonra sabaha yakın olay yerine gelen savcı, Denizolgun'un Bakırköy'de bulunan Adli Tıp Kurumuna gönderileceğini söyledi. Ben olay günü çiftliğin içindeyken savcıya ifade verdim. Ancak ağzında kan geldiğini söylediğim kısımdan emin değilim. Belki o gün ölüm sebebiyle mideden gelen sıvıyı kan olarak yorumlamış olabilirim. Ben cemaatin içerisinde olan hiçbir şeyi bilmiyorum. Alihan Kuriş'in liderliğini ilan edip etmediğini bilmiyorum. Maktule ait cenaze polisler tarafından götürüldü. Benim bildiğim kadarıyla cenaze Hisar Hastanesine getirilmedi. Ben olay günü cenazenin çiftlikten çıkarılarak Adli Tıp Kurumu'na götürüldüğünü biliyorum. Polislerin benim gitmem gerektiğini söylemesi üzerine ben de şu an hatırlamadığım bir araçla Adli Tıp Kurumu'na gittim. Öncesinde kesinlikle hastaneye götürülmedi. Olayın saati itibariyle uykusuz ve yorgundum. Maktul ile özel hasta doktor ilişkim yoktur" dedi.
AI outlook — possibilities, not facts
Nurettin Demirkolun yalan tanıklık suçu ile ilgili dava süreci başlayacak
Likely · Within weeks

At the Istanbul 33rd High Criminal Court, requests for release from detained defendants were heard within the scope of the monthly detention review. Istanbul Metropolitan Municipality President Ekrem İmamoğlu and other defendants claimed that they were not guilty, the court decided to continue the detention of 51 defendants and postponed the hearing to September 7.

In Hadımköy, Istanbul, his colleague Mehmet Taştan was attacked by Özcan K. and died after being taken to the hospital. Suspect Özcan K. escaped after the incident and was caught by Yunus Teams in Haraççı District. The murder weapon and the suspect's past record of intentional wounding were found.
At the commemoration event held at the grave of Bayram Ali Öztürk at the Sakız Ağaç Cemetery in Eyüpsultan, lawyers of the Martyr Bayram Ali Öztürk Platform demanded that the murder file of the religious official who was brutally murdered in the İsmailağa Mosque be re-examined after 20 years, that the incomplete investigations be completed and those who were instigated be brought to justice.

According to the news by the German News Agency (DPA) based on the Federal Police Spokesperson, upon the allegation that a woman was carrying toxic substances in the Frankfurt Airport Terminal 1 building, the building was evacuated, planes were directed to Terminal 2 and the woman was taken into custody.

Tevfik Bağrıaçık fired the shotgun he brought with him after an argument with his wife Dilek Bağrıaçık in the evening hours in Merciktenpe District of Kahramanmaraş province Onikişubat district and then shot himself. They both died at the scene. The bodies of the couple, who had four children, were taken to the Forensic Medicine Institute and an investigation was launched.

One more person was found dead in the Filo Jet ferry accident, which sank while sailing from Kyrenia to Mersin's Taşucu Port in the Turkish Republic of Northern Cyprus, and the number of deaths increased to 10. Search and rescue efforts continue for 18 missing people.